Ispanaktır, süttür, yumurtadır derken her gün yeni bir gıda skandalı ile karşılaşıyoruz. Bazısı ile zehirleniyoruz bazısının olumsuz etkisini ilerde görmek üzere biriktiriyoruz. Sadece sonuç değişmiyor vücudumuza, sağlığımıza, yaşam kalitemize, cebimize ve geleceğimize maksimum seviyede zarar. İşte bazen bilgisizlikle bazen ise kötü niyetin ticari kaygısı ile verilen bu zararı yine bizler ödüyoruz. Üstelik ticari kaygı ile yapılan hileler sadece sağlığımızı değil ülke itibarını da yerle bir ediyor. Önceliğin halk sağlığı olduğunun bilincinde bir gıda mühendisi olarak, ülkemizle özdeşleşmiş ürünlerimize güvenin yurtiçi ve yurtdışında azaldığını üzülerek görüyorum. Reçetelerde yapılan oynamalar, muadil hammadde kullanımları, ürün standartlarındaki boşluklar derken; gururumuz olması gereken milli veya yöresel ürünlerimizi kaybediyor, itibarını yok ediyor ve ekonominin gelişiminde kullanamıyoruz. İşte bu ürünlerden bir tanesi de döner, son dönemde ilgili olan olmayan herkesin konuştuğu... yüzde yüz milli bir ürünümüz, peki iyi temsil edebiliyor muyuz onu? Temsil etmek adına kolları sıvayanlar, hile ile savaşanlar, ürünün itibarını geri kazandırmak için çok çalışanlar var. Evet, Döner Üreticileri Derneği’nden bahsediyorum. Ülkemizin önemli firmalarının birleşerek kurduğu dernek, döner standardının oluşturulması başta olmak üzere ürünün geleneksel reçetesi ile tüm dünyaya Türk Döneri olarak duyurulması konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin ilk Döner Çalıştayı’nı da yapmaya hazırlanan dernekle yollarımız kısa süre önce kesişti. Sosyal sorumluluğu ticari kaygılarının önüne geçen iki önemli isimle tanışmaktan mutluluk duydum.. Dübider Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mercan ve Dübider Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Vekili Muhammet Nezif Emek ile gündemi en çok meşgul ettiği şu dönemde Türk dönerini ve dernek çalışmalarını konuştuk.

Mehmet Mercan

Karkas etin maliyeti belli iken şu an piyasada 200 Gr. Döneri 8-10 TL aralığında satıldığını görüyoruz. Bu nasıl olabiliyor basit bir maliyet hesabı ile anlatır mısınız?

Maliyetten önce bizim için önemli olan insan sağlığıdır. Soğuk zincire uyulmadan Döner dükkanlarının hijyenik olmayan lavabolarında takılan bu ucuz dönerler halk sağlığını tehdit eden bakteri oluşumuna davet çıkartmaktadır. 

Döner’de %40-50 oranında kavram yağı kullandıklarını biliyoruz. Bu dönerleri ayrıca soğuk zincir ve hijyen ortamı olan kayıtlı imalathanelerde değil döner dükkanlarının bulaşık yıkanan tezgahlarında hazırlıyorlar. Onun için ucuza mal ediyorlar. 

Bakteri oluşumuna müsaade eden Sağlıksız ortamda hazırlanan yarısı yağ olan bu dönerlere döner diyemiyoruz. Bunlar halk sağlığını tehdit eden ürünlerdir.

Standartlar dahilinde (geleneksel hali de göz önüne alındığında) et döner nasıl olmalı ve minimum fiyatı ne kadar olmalı?

Hepimiz halkın ucuza et döner yemesini arzu ederiz. Lakin etin toptan fiyatı bellidir. Hijyenik ortamda, soğuk zincir kurallarına göre üretilen ve geriye dönük takibi olan pişmemiş et dönerin fabrikaya kilo maliyeti 45-50 TL civarındadır.

Türkiye döner pazarında kaç firma var? Bu pazarın büyüklüğü ne kadardır?

Türkiye’de kayıt dışı döner üretimi oranı oldukça yüksektir. Lokanta ve büfelerde bulaşık yıkanan lavabolarda hijyen olmayan şartlarda üretilip halk sağlığını tehdit eden dönerler maalesef pazarın %80’ini oluşturuyor. Bu ürünleri tüketen insanlarımız zehirleniyor veya hasta oluyor.

Soğuk zincir ve hijyen şartlarında üretim yapan tesislerimizin sayısı 100’ün altıdadır.

Kayıt dışı sağlıksız yapının çokluğu sebebi ile pazarın gerçek büyüklüğünü söylemek mümkün değildir.

Kaç üyeniz mevcut? Dernek çatısı altında sektörü nasıl disipline edeceksiniz? Bu konuda yetkili mercilerle neler yapıyorsunuz?

Dübüder’in şu anda 16 üretici üyesi bulunmaktadır. Her geçen gün de üye sayımız artmaktadır. Kısa süre içerisinde farklı bölgelerde şubelerimiz de olacaktır.

Başta Tarım Orman Bakanlığımız ve yetkili organları ile sürekli temas halindeyiz. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile ortak bir çalıştay düzenliyoruz. Dönerin bugüne kadar bir tanımı yapılmamış. Öncelikle bunu gerçekleştiriyoruz.

Sahipsiz bırakılmış bir gücü kötü niyetli insanların oyuncağı olmaktan kurtarmaya uğraşıyoruz.

Kalite açısından haksız rekabetin biteceğine inanıyor musunuz?

Haksız rekabet her zaman olacaktır. İşini düzgün yapanlar ile işine hile katanlar her ülkede, her devirde olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Burada önemli olan Devletin kurumlarının denetleme ile haksız ile haklıyı ayırması, hile ve tahşiş yapanı cezalandırmasıdır. Büfe ve lokantalarda el yıkanan lavabolarda hazırlanan döner satılmasının önüne geçilmelidir. Her lokanta temiz ve soğuk zincire göre üretilmiş döner satmalıdır. Bunun takibini de önce denetleyenler sonra da döner yiyen halk kendisi yapmalıdır. Döner alırken bu döner nerede üretildi sorusunu sormalı, kendimiz takıyoruz denildiğinde o döneri almamalıdır.

Hile yapanların cezalandırılacağını ve bu insanların piyasadan çekileceğini, kısacası Avrupa ortamında bir düzenin geleceğini bekliyor musunuz?

Neden olmasın? Bizim ülkemizin AB ülkelerinden ne farkı var. Tarım Bakanlığımız ve denetleme personeli titizlikle bu konuya eğilecektir. Dübider olarak biz de elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Döner sevenler de fabrikada üretilen dönerin hem sağlıklı, hem lezzetli olduğunu öğrenecek. El birliği ile bunu başaracağız.

Son zamanlarda sektör içerisinde olmayan dönerin yapısını dahi bilmeyen insanlar Türk döneri hakkında mesnetsiz, doğrulardan çok uzak bir takım hoş olmayan açıklamalarda bulunuyor, kimisi kendini gümdemde tutmak kimisi de ortalığı karıştırmak için üzerine vazife olmamasına rağmen konuşuyor. Bu söylemleri Dübider olarak dikkate dahi almıyoruz. Türk döneri sahipsiz değildir. Dübider olarak devletimizin yetkili organlarıyla yaptığımız üst düzey bir çalıştayımız var, yakında sonuçlarını açıklayacağız ve son sözü de söylemiş olacağız.

Muhammet Nezif Emek

İlk döner çalıştayını yapmaya hazırlanıyorsunuz, bu çalıştay neden bu kadar önemli?

Evet sektörümüzün ve dönerimizin ilk çalıştayı olacak. Çok önemsediğimiz bir proje. 2.500 yıllık tarihi olan dönerimiz için ilk kez bu boyutta bir çalışma yapılıyor olması bizi çok heyecanlandırıyor ve umutlandırıyor. 

Çalıstayın tarafları ve paydaşları kimler olacak. Çalıştay ile ulaşılmak istenen nedir?

Ülkemizin ve dünyanın en değerli yemeği olan dönerin enine boyuna değerlendirileceği bu çalışmada ilgili devlet bürokratlarımız, akademisyenlerimiz, STK’larımız, sektör oyuncularımız bir araya gelecek ve çok büyük işler çıkaracaklar. Bu çalıştay ile dönerimizin mevzuatı, sahadaki uygulamaları ve denetimleri ile ilgili tüm konuları ele alacağız. Nihai amacımız Geleneksel Türk Dönerinin korunması ve güçlenmesidir.

Siz de önemli bir döner firmasının başındasınız ve yurtdışındaki yatırımlarınızla geleneksel ürünümüzün tanıtımını yapıyorsunuz. Yurtdışında sektörü biraz anlatır mısınız? Çalışmalar benzerlik gösteriyor mu, standartlar var mı ve ürünler geleneksel ürünümüzü ne kadar yansıtıyor?

1950’lere ait döner ocağı görselleri Gülhane’de bir müzede yıllardır sergileniyor. Dönerimiz 2.500 yıla kadar geçmişi olan tamamen bize ait bir yemek. Yönettiğim şirketimizin Vizyonu “ Geleneksel Türk Dönerinin Dünyadaki Sözcüsü ve Savunusu” olmaktır. Bundan ayrı derneğimiz de artık faal bir şekilde çalışmaya başladı ve bu yıl bitmeden Federasyonumuzu da kuruyor olacağız. Dönerimiz artık çok daha sahipli ve çok daha güçlü. 2020 yılı Türk Dönerinin yılı olacak.

Dönerin dünyanın en yaygın yemeği olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Hatta o kadar yayılmış ve güçlenmiş bir ürün ki başka ülkeler ve milletler sahiplenmeye başlanmış. Arap ülkelerinde Shawarma, Yunanistanda Gyro, Almanya da Drenship, Meksikada Tijuana Style Taco adları ile türetilmiş ve sahiplenilmeye çalışılmış bir ürün. Ama tüm dünya dönerin Türklerin yiyeceği olduğunu çok iyi bilmektedir. Çok büyük bir Pazar oluşmuş. Avrupada yüzlerce döner üreticisi var. Arap ülkelerinde çok büyük hacimleri olan dönerciler var. Japonyada dönerin belgeseli ve çizgi filmi çekilmiş, Amerikada döner satan global restoran zinciri bile var. Özetle döner tüm dünyaya yerleşmiş bir ürün ve daha da yolu var. Ama bu yaygın döner ağırlıklı olarak fabrikasyona dönmüş ve yoğun katkı kullanılan ürünlerden oluşmaktadır. Geleneksel Türk döneri neredeyse butik dönercilerde kalmış durumda. Yani adı değiştiği gibi içeriği de bozulmaya başlamış durumda. Biz zaten bunun için çalıştay organize ettik ve tüm dünyada Geleneksel Türk dönerini korumaya ahdettik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

canlı rulet süperbetin giriş adresi 1xbet giriş adresi bonus veren bahis siteleri escort şirinevler escort denizli

medyumlar

canlı rulet süperbetin giriş adresi 1xbet giriş adresi bonus veren bahis siteleri