Onu tanıdığımda babası hastaydı… Bir proje konuşmuştuk. Geri dönüş ile ilgili babasının rahatsızlığı dolasıyla aksamalar olabileceğini, bunu dikkate almamı söylemişti.

O günlerde virüs yoktu ve özellikle CEO’lar canhıraş bir şekilde çalışıyordu. Büyüklerini de küçüklerini de ihmal emekte sınır tanımıyordu.

Bu nedenle genç bir adamın buna bunları söylemesi çok dikkatimi çekmişti. Başarıya erişim hırsı, aklını ve duygularını körelmemişti.

İlerleyen günlerde babasını kaybetti. Çok üzüldüm. Sonra virüs salgını ve evden çalışma günleri başladı. Ve proje için buluştuğumuz da yaptıkları çalışmaları da anlattı. Adeta bir başarı hikayesi yazılmıştı.

Duygularını kaybetmeyen genç adam çok önemli bir başarı hikayesi yazmıştı. Bu nedenle sizlerle tanıştırmak istedim onu. Türkiye’de çağrı merkezi denildiğinde akla gelen birkaç şirketten biri olan Tempo’nun kurucusu, yönetim kurulu başkanı ve  CEO’su Cemal Akar’dan bahsedeceğim sizlere…

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra bazı önemli projelerle adını duyurdu. Sonra da Tempo’nun kurucuları arasında yer aldı.

Türkiye genelinde İstanbul, Afyonkarahisar, Şanlıurfa ve Batman da çağrı merkezleri olan Tempo’da yaklaşık 3 bir 500 kişi çalışıyor.

Şirket artık Çağrı Merkezi’ni aşmış bunu bağlı teknolojik ürünler sunuyor. İnovatif çalışmalar yapıyor.

Şimdi Cemal Akar’ın liderliğinde firmanın 3 bin 500 çalışanı kısa sürede evden çalışır hale nasıl getirdiğini aktaralım onun ağzından:

-         Salgın sonrası hemen çalışmaya başladık. Çalışanlarımızı evden çalışır hale getirmeliydik. Bunu yaptık. Üç haftada bütün çalışanlarımız evden çalışmaya başladı. Ve bu taşımayı toplam 4 ilde İstanbul, Şanlıurfa, Batman ve Afyonkarahisar’da yaptık. Bunun içerisinde köyler ve ilçeler dahil, son haftaya kalanlar altyapısı zayıf olan yerler oldu. Kimseye ücretsiz izin vermek durumunda kalmadık. Çağrı merkezleri çok kalabalık olmasına rağmen sağlık konusunda bir problem yaşamadık. Bu süreçte çalışanlarımızın da çok büyük desteğini gördük. Herkes evini ve kendi imkanlarını paylaştı kurumuyla.

Yapılan tam bir başarı hikayesi. Çünkü çağrı merkezi işi internet, teknolojik altyapı gerektiriyor. Çalışanların evleri buna uygun olmayabilirdi. Bütün bunları çözdüler ve tam 3 bin 500 çalışanı evlerinde aktif hale getirdi Tempo yani Cemal Akar’ın arkadaşları…

Peki virüs ile birlikte teknoloji kullanmaya yönelik gelişmeleri nasıl görüyor, bir teknoloji firmasının lideri Cemal Akar… Neler olacağını ya da neler yaptıklarını şu sözlerle anlatıyor:

-         Siz sistemin değişeceğini düşünüyorduk zaten… Bu nedenle Tempo Akademi’yi kurduk. Amacımız çalışanlarımızı yeni dönemin işlerine uygun eğitim vermekti. Virüs salgını ile birlikte bu süreç hızlandı. Ama biz doğru yolda olduğumuz gördük. Şimdi öncelikle çalışanlarımıza, sonra da ülkenin gençlerine yeni dönemin işlerine uygun özellikler kazandırmak istiyoruz. Yani istiyoruz ki işlerdeki teknolojik dönüşüme uygun olarak çalışanlarımız da teknolojik dönüşümlerini sağlasın. Dedik ki, çağrı merkezinde çalışan insanları gelecekte kendi mesleklerine hazırlayalım… Bunları yazılımcı, veri etiketleyicisi, veri temizleyicisi gibi mesleklerde yetiştirelim. Bunu neden yapıyoruz. Çünkü zağrı merkezi işi dönüşyor. Belki bir süre sonra bu işi robotlar yapacak. Yapay zeka bu alana girecek. O zaman bizim çalışanlarımız dönüşmeli. Başka alanlara kaymalı. Tempo Akademi bunu yapacak.

TempoOda çok ses getirecek

Peki Cemal Akar herkesin herşeyin değişiceğini söylediği bugünlerde geleceğe bakaşı nasıl… İşte çok çarpıcı açıklamaları…

-         Ben özellikle plaza tarzı iş yerlerine dönüşün çok hızlı olmayacağını düşünüyorum. Çünkü virüsten dolayı insanların kapalı yerlere girmekten kaçınacaklar.  Ama diğer taraftan da ofisin sosyalleşme ihtiyacını da giderdiğini anladı herkes. İnsanlar, insanlarla mutlu. Dolayısıyla birlikte çalışma alanlarını da isteyeceklerini düşünüyorum. 3-4 gün evde, 1-2 gün ortak çalışma alanlarında olunacakmış gibi görüyorum. İkinci beklentim ise çalışmada asenkron sistemlere geçilmesi, yani herkesin çalışma saatleri düzenleri farklılaştı ve ben bu çalışma saati değişikliğinin senkronize edecek modellerle birlikte bu yönde gelişme olacağını bekliyorum. Birde bazı işler evden yapılamıyor. Çünkü güvenlik öne çıkıyor. Mesela şirketlerin finassal durumları gibi… biz buna uygun olarak yeni nesil çalışma platformu TempOda çıkardık. Böylece ofisin güvenlik standartını eve taşıdık. Bu bir oda… Evin uygun bir yerine konuluyor. Kapı girişi bile şifreli ayarlanabiliyor. Belki dünya da bir ilk. Bizim bu projemiz önümüzdeki günlerde çok konuşulacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.