Bizlere o eşsiz hayatı veren de alan da yaradandır ve her zaman takdir O’nundur… 

Ancak,  bizlerin de yapması ve dikkat etmesi gereken birtakım yaşam kuralları olması gerekir.

Hayatımda çok büyük anlamı olan kardeşim kadar çok sevdiğim kardeşim dediğim Mustafa Ekmen aramızdan ayrılalı tam 62 gün oldu. Acısı hala kalbimde ve yüreğimiz en derin yerinde . Telefon numarasını silemedim bile... Ama acım hala çok taze... Ve artık son günlerde uzun, sağlıklı, faydalı ve hayırlı yaşam üzerine yoğunlaşmış durumdayım… Uzun yaşayan bir grup insan var… Onların yaşamlarını incelediğimde, kendileri için birtakım kurallar belirledikleri ve bunları alışkanlık haline getirdiklerini gördüm…Bu insanlar, çağımızın hastalıkları olan kalp, kanser, yüksek tansiyon, diyabet, bunama, Alzheimer vb hastalıklardan şikayetçi olmadan gül gibi yaşıyorlar…

Geçtiğimiz aylarda bir gazeteci büyüğüm Alaaddin abim vardır. Yazları Büyükada'da yaşar kışları ise Bostancı'da. Ada'da eşsiz konumda bulunan evini satma kararı alınca çok üzülmüştüm. Çünkü tam bir ada aşığıydı kendisi...

Adalı olmak var ya...

Öncelikle, çok doğal bir ortamda yaşıyorlar…Adada vapur ve teknelerin dışında motor gürültüsü diye bir şey yok…İnsanlar, genç yaşlı demeden genellikle yürüyerek ihtiyaçlarını almak için çarşıya iniyorlar..

Turistlerin dışında faytona binen pek yok…İnsanlar adada sahile inip eğleniyorlar ve yine yürüyerek evlerine dönüyorlar…Bakkal, market, eczane, sağlık vb. ihtiyaçları için dahi yürüyüşü tercih ediyorlar

Yiyecekleri genelde hafif sebze yemekleri, salatalar ve balıktan oluşuyor…Yağ olarak zeytinyağı'ndan başka tercihleri yok…Meyveyi kuru meyveleri ve yemişleri tatlı yerine tüketiyorlar…

Adada herkes birbirine selam veriyor… 

Gülümsüyor…Sohbet grupları görüyorsunuz kapı önlerinde…Birbirlerine sevgi, sohbet ve anlayış veriyorlar…Stres yok…Dertlerini paylaşarak ve birbirlerini olumlu yönde motive ederek aşıyorlar…

Depresyon yok…

Hayat hızlı yaşanmıyor….Tıpkı Türk Sanat Müziği dinler gibi oluyorsunuz yolda yürürken ve güzellikleri seyrederken…
Orası da İstanbul, fakat güneş sanki farklı doğup batıyor…

Adada Katolik Hıristiyanlar ve Müslümanlar bir arada yaşıyorlar, herkes kendi ibadethanesinde, hoşgörü çok fazla…Gecenin bir vakti yolda bayan olarak yürüyorsunuz, öyle güven ortamı var ki, korkusuzca dışarıda herkes… Gasp olayı, hırsızlık, adam öldürme olayı yok…Şehre yakın ancak şehirden izole bir hayat…Böyle bir ortamda yaşlanmak bile rahatsız etmiyor insanı…

İşte diyorum… İşte ömrü uzatan bir yaşam tarzı…

Diyetisyen Başak Esmer'den yaza özel tüyolar..

Yaz ayları için öneriler;

Karpuz peynire dikkat

Karpuz ve peynirin çok miktarda tüketilmesi kilo verdirmek yerine kilo aldıracağını unutmadan porsiyon kontrolü yaparak tüketilmeye özen gösterilmeli.karpuz ve peynirin ana öğün olarak çokça tüketilmek yerine 1 porsiyon meyve yerine geçecek miktarda karpuz ve peynirle ara öğün olarak tüketilmesinde fayda var. Her şeyin fazlasının zarar olduğu gerçeğini karpuzda da göz ardı etmemek gerek...

Yağlı gıdalardan uzak durun

Sıcaklarda dikkat edilmesi gereken önemli bir husus yağlı gıdalar ve hamur işleri. Bu yiyecekleri fazla tüketmek baş ağrısı , yorgunluk, tansiyon gibi sağlık problemlerine yol açabilir. Bunlar yerine öğünlerinizi bol sebze ve meyve ile zenginleştirin.

Sıvı tüketmeye özen gösterin

Artan hava sıcakları nedeniyle vücudumuzda terlemeye bağlı sıvı kaybı oluşur. Dolayısıyla oluşan sıvı kaybını yerine koymamız gerekir. Sıvı kısıtlamasını gerektiren bir sağlık problemi olmayan, yetişkin sağlıklı bir bireyin sıvı tüketiminin günlük 2-2,5 litre olmasını tercih ederiz. Sıvıdan kasıt; su ve su içerikli besin grubudur. Suyun kendini tüketmek en sağlıklı ve faydalı yöntemdir.

Diyetisyen Başak Esmer kimdir?

Başak Esmer 25 yaşında.. Geçirdiği bir cerrahi operasyon sonrası kolunda taşıdığı izler, onu sağlıkçı olma hayali doğurmuş içinde. İnsanların hayatlarına dokunabilmek tek gayesi olmuş. Hatay'ın denize kıyısı olan bir ilçesinde Anadolu lisesinden mezun olup. Üniversite sonuçlarım açıklanıp doktor olamayacağımı öğrendiğimde duygu karmaşasıyla ODTÜ’yü tercih edip ve üçüncülükle yerleşti. 2 sene sonra istediği bölümün bu olmadığına karar verip Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümüne geçiş yapıp kendi imkanlarımla hem okuyup hem çalışıp ve yüksek şeref belgesi ile de mezun oldu. Uzmanlık için ilk adımımı da atan Başak Esmer ilgi alanı olan yemek yapma ve mesleğinde de birleşince boş kalan zamanımı mutfakta sağlıklı ve daha hafif daha yaygın bir tabirle fit tarifler yaparak geçiriyor. Fit tost, fit dondurma, fit kurabiye ve daha birçok şey… 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5