“Bu bir kıyamet günüdür”, “Yeni bir çağın başlangıcıdır”,”Her halükarda yıkıcı bir yeniliktir”. 

Amerikalı işadamı Elon Musk’ın her girişimi bir nevi aynı cümlelerle medyada yer buluyor. En son Cuma günü Neuralink şirketinin ürün demosunu tanıtımı sonrası bu ifadeler yine kullanıldı. Daha önce Tesla, SpaceX, Sybertruck etkinliklerinde olduğu gibi. 

Neuralink, insan beyni ile bilgisayar arasında yüksek hızlı iletişim sağlayan bir ara yüz gerçekleştirme projesidir. 2016 yılında açıklanan proje 2017 yılında 9 kişiyle kuruldu ve daha önce fareler üzerinde yapılan deneyin yani beyne çip bağlamanın domuzlar üzerinde uygulaması gösterildi. 

Sunumu iki kere izledim. Evet bu yıkıcı teknoloji sadece tıp alanında tartışma açmaktan öte, felsefi olarak da bazı tartışmaları körüklediğini söyleyebiliriz. Önce yeni teknolojiye bakalım sonra tartışmaların felsefi  ve komplo yönüne değineceğiz. 

Geçen yıl yapılan sunumda beyine bağlanan kabloların kulak arkasına yerleştirilecek bir çipte toplanması düşünülüyordu. Bu yıl hem kabloların inceliği artırılmış, hem kısaltılmış hem de madeni para küçüklüğüne getirilip kafatasına yerleştirilmesi öngörülmüş. 

Teknik özelliklerini ve hangi yönde geliştirileceğini şöyle özetleyebiliriz: 

. Kafatasına yerleştirilecek çip, sadece 23 mm çapa ve 8 mm kalınlığa sahip. Yeni versiyonları daha küçük ve daha kapsamlı olması bekleniyor. Haliyle şu an hazır olanlar da güncellenecek şekilde yapılacak. 

. Bataryası 1 gün boyunca yetecek. Kablosuz şarj imkanı var. Bataryanın daha uzun ömürlü olması için çalışılıyor. 

. Aşağıdaki beyin dokusuna bağlanan ve elektriksel potansiyelleri okuyabilen veya beyni hafif elektriksel uyarılarla uyarabilen 1024 çok ince elektrot vardır. Var olan teknolojilerden daha yüksek hız vadediyor.

. Elektrotların beyne ulaşan kabloları saç tellerinden ince. Daha hızlı iletişim sağlayan ve çok daha uzun yıllar dayanacak materyaller üzerinde çalışılıyor. Özellikle bu alanda uzmanlar demo etkinliğinde açıkça Neuralink’te çalışmaya davet edildi. 

. Sıcaklık, basınç gibi verileri ölçebiliyor. İleride farklı özellikleri de ölçmesi düşünülüyor. 

. Bluetooth ile çalışıyor. Toplumda çok Bluetooth kullanıldığı için, onlarla karışmamak için daha hızlı bağlantı sağlayacak bir frekansta çalışması öngörülüyor. Bunun yanı sıra ileride diğer dijital cihazlarla karışmaması için farklı bir ağ bağlantısı üzerinde çalıştıklarını açıkladılar. Uzun vadede hiçbir şeyin gerçekten hacklenmeden kalmayacağı deneyimi açısından gerçekten güven verici değil. Bir beyin implantını akıllı telefon aracılığıyla internete bağlamak özellikle iyi bir fikir değil.

. Seri üretime geçilip tüketiciye sunulması hedefleniyor. Neuralink çipi bu haliyle çok pahalı ancak test süreçleri bitip piyasaya sürülünceye kadar birkaç bin dolar fiyata inebileceği öngörülüyor. 

. Bir lazer göz ameliyatı kadar kolay, sadece dakikalar içerisinde uygulanıyor. Bir saatte operasyon anestezi uygulanmadan bitecek ve aynı gün yürüyerek evine gidebilecek. 

. Enfeksiyon riski yok. Ancak uzun yıllar kullanımda kabloların nasıl etkileneceği şu an için belirsiz. Daha önce beyin ile irtibatlı bir uygulama yaşanmıştı. Hem hızı daha yavaş, hem daha hantal kafatasının dışına monte edilen iki kutucuktu hem de enfeksiyon riski taşıyordu. 

. Büyük kasklar, uzun kablolar ve dev sensörler bulunmuyor. Şu an kabloların uzunluğu 6 cm uzunluğunda ve esnek. Ancak beyinin daha derinlerine inebilecek özellikte olunca daha da uzun olabileceği ifade edildi. 

. Cihaz, internete bağlanabilen her türlü elektronik aletin beyin sinyalleri, yani düşünceler ile kontrol edilmesini sağlıyor. Elon Musk, “Fitbit” diyerek ürünü giyilebilir akıllı cihaza benzetti. Yani kolunuza taktığınız akıllı saat gibi. 

. Ayrıca beyne her dakika 192 elektrot yerleştirebileceğini söylediği bir "beyin cerrahisi robotu" da yaptı. Robotun geliştirmeleri de devam ediyor. Operasyonu mutlaka bir cerrah yönetiminde robotun yapacağı da vurgulandı. 

. Öncelikle beyinle ilgili hastalık ve sorunlar olan alzheimer veya hafıza kaybı, işitme kaybı, körlük, felç, depresyon, uykusuzluk, aşırı ağrı, nöbetler, anksiyete, bağımlılık, omurilik felci, beyin hasarı tedavisinde çözüm üretebilecek.  Musk, bu kadarla da frene basmadı. Bir insanın hafızasının alınıp başka bir insana veya bir robota yüklenebileceğini  ifadeden kaçınmadı. Hatta insanların hayallerini de kopyalamak mümkün olacağını söyledi. Şöyle ki, bir Salvador Dali tablosunu hayal edebilirsiniz ama tuvale aktaramayabilirsiniz, muhteşem bir şiiri düşünürsünüz ama kelimelere dökemezsiniz. İşte bu cihaz bunu yapabilecek kabiliyete gelecek. 

. Neuralink, 2017’de Elon Musk ve 8 bilim insanı ile başladı. Şu an 100 bilim insanı çalışıyor şirkette. Ürün piyasaya çıkışında 10 bin civarında istihdam sağlayacağı öngörülüyor. Bu tanıtımda nöroloji, malzeme bilimi, bilgisayar, yazılım ve tasarım alanlarında herkese kapılarının açık olduğu açıklandı. Ancak ilk yola çıkılan 8 bilim insanından şu an sadece 2’si şirkette çalışmaya devam ediyor. Ayrılanlar bu alanda kendi işlerini mi kuracaklar, çalışma temposuna mı dayanamadılar yoksa sisteme karşı mı çıktılar?

Neuralink’in teknolojisi, tıbbın zor bir alanında gerçekten yıkıcı teknoloji olmakla birlikte Musk ve ekibinin bulduğu bir şey değil. Musk’ın diğer faaliyet alanlarında da olduğu gibi, var olan teknolojileri entegre edip, kompakt bir şekilde uygulamasıyla ilgili olduğunu unutmayalım. Sahip oldukları kaynaklara rağmen, yine de insan beyninin karmaşıklığı sebebiyle tahminlerden daha uzun sürede uygulamaya geçiş olabilir. Nitekim, bu yıl insan üzerinde deneyime başlanacağı açıklanmıştı. Daha yılın sonuna dört ay var ve bu konuda tek gerçek, bu alanda faaliyet izninin FDA tarafından verilmiş olmasıdır. Yani, FDA yani Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi, şirkete tıbbi bir cihaz üzerinde araştırmaya yardımcı olabilecek çığır açan bir cihaz yetkisi verdi. 

Kendi içinde bu teknik yeni değil. Geçmişte, beyin sinyallerini okumak için, örneğin tamamen felçli test kişilerinin bir robot kolunu hareket ettirebildiği birkaç deneysel beyin implantı vardı . Hareketi hayal ettiklerinde, bir makine öğrenme sistemi bu şekilde ölçülen beyin dalgalarını robot kolunun hareketlerine dönüştürebiliyordu.

Eleştirilerin önemli bir boyutu Elon Musk’ın toplantıda söylediği felçliyi yürütür, körlerin görmesini sağlar şekildeki cesur açıklamalarına dair. Her şeyden önce, bu teknolojinin amacı omurilik felçli kişilere özellikle düşüncelerini bilgisayarları, telefonları veya diğer yardımcıları çalıştırmak için kullanmaları konusunda yardımcı olmaktır. Merhum fizikçi Stephen Hawking gibi biri için Neuralink muhtemelen çok yardımcı olabilirdi. Bununla birlikte, makine öğrenimi sistemlerinin gelişimi o kadar hızlı ilerliyor ki, bu görevlerin çoğu için hiçbir implant gerekmeyecek. Kafatasının dışından ölçülen beyin aktivite modelleriyle kontrol edilebilen tekerlekli sandalyeler zaten var .

Asıl tartışma alanları ise resmi açıklamanın satır aralarında kalan kısımlarda oldu. Akademisyenler bu alanlara girmemekle birlikte Neuralink’in patronu Musk, işi tartışma alanlarına çekmeyi başarıyor. Körlerin görebileceği, düşüncelerin okunabileceğini, hayallerin yakalanabileceği çok tartışmalı alanlar. Bu aynı zamanda görsel-işitsel sinyalleri doğrudan beyne beslemenin tıbbi olmayan vizyonlarının yakın ve orta gelecekte bir gerçeklik haline gelebileceği anlamına geliyor.  Bu, filmlerin oynatılabileceği bir tür iç gösterimi mümkün kılar.  En azından teoride ses akışı düşünülebilirdi.  Görme duyusu ultraviyole veya kızılötesine doğru genişletilebilirdi.  Neuralink bir oyun arayüzü bile olabilirdi.  Ki Musk buna da değindi. Bu tür vizyonların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, teknolojinin bir noktada güvenli, basit ve tıbbi acil durumları olmayan kişilerin yasal düzenlemelerle ilgilidir. Ve etik komitelerin, yasa koyucuların ve toplumun bu tür müdahaleler hakkında ne düşündüğü açıklığa kavuşturulduğunda bu tartışmalı alanlar gündeme gelmelidir.

Anıları kaydetme ve onları tekrar oynatma fikri, gerçeklik ile fantezi arasındaki sınırda bir durum olarak görülmelidir.  Bu aslında 2011 gibi erken bir tarihte, beyin dalgası kalıpları bir implant kullanılarak bir sıçanın hipokampüsünden okunduğunda başarılı olmuş gibi görünüyor.  Başka bir sıçanın hipokampusu tam olarak bu sinyalle uyarıldıktan sonra, bu sıçan besine ulaşma hilesi gibi sahip olmaması gereken yetenekleri gösterdi.

Bir gün anıları gerçekten kaydedip tekrar aktarılabilecek gibi geliyor.  Ancak bu hafızaların şifresini çözmek mümkün değildir.  İçerik açısından bir sıçandan diğerine gerçekte hangi bilgilerin aktarıldığını kimse bilmiyor.  Ve bu öngörülebilir gelecekte de değişmeyecek, çünkü beyindeki elektriksel aktivite ölçülebiliyor ve yeniden üretilebiliyor olsa da, nöronların birbirlerine gönderdikleri bu sinyallerin gerçekte ne anlama geldiği hala anlaşılmış değil.

 İnsanlar üzerinde böyle bir hafıza deneyi yapmanın ön koşulu, beynin çok derinlerine yerleştirilmesi gereken bir implant olacaktır.  Neuralink, daha derin müdahaleler bir dizi problemle ilişkilendirildiği için şimdilik sadece beyin yüzeyine implantlar planladığını söylüyor.

Elon Musk'ın soru cevap oturumunda bahsettiği, yakın ve orta gelecekte herhangi bir somut gerçekliğin tamamen ötesinde, beyin yüklemesi ve beyin içeriğini bir insana veya bir robota aktarma olasılığı da tartışmayı farklı boyutlara taşıyabilir. Ayrıca bilinç ve ruh üzerine de küçümseyici bir ifadesi oldu. “Fiziksel bir sinyaldir” şeklinde...  Aynı şey, insanların beyin içeriklerini Neuralink'ten Neuralink'e değiştirerek, kelimeler olmadan düşünme ve hissetme genişliğiyle iletişim kurma fikirleri için de geçerlidir.  Bu tür uygulamalar, boyut olarak hala önemli ölçüde küçültülmüş, optimize edilmiş ve aynı anda birçok beyin bölgesine yerleştirilmiş olsa bile, bu tür bir implantla teknik olarak mümkün olanın çok ötesindedir.

Burada bilinmeze doğru evriliyor bu iddia. İnsanın süper zeka bir yüklenme ile ilahi bir niteliğe erişme hatta bilinç ve ruh nakli ile sonsuzluğu oluşturma hedefi felsefi ve dini tartışmaları da değiştirecek niteliktedir. Bilinç ve ruh, bilimdeki en büyük gizemdir. Şimdiye kadar ruhun varlığı ve aktarılmasıyla ilgili iddiaya sanırım hiç girilmemişti. Bakalım daha neleri tartışma masasına yatıracağız?

Neuralink toplantısından bir gün önce, Amerikan Hükümeti tarafından finanse edilen düşünce kuruluşu RAND, askeri bağlamda beyin-makine arayüzlerinin kullanımına ilişkin politikaların gerekliliği üzerine bir rapor yayınladı. Bu teknoloji, yaygın bilgisayar korsanlığı gibi yeni endişeler ortaya çıkarabilir.  Elbette, insanların psikolojik ve duygusal durumları da dahil olmak üzere verileri kendi zihninizden çıkarabilen cihazlarla, beyin-makine arayüzlerinin mahremiyet üzerindeki etkileri de muazzamdır.

İki yıl önce de, çeşitli teknolojiler üretmekten sorumlu ve ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı bir kurum olan DARPA, felçli bir kişinin simüle edilmiş uçakta gezinmesine izin veren deneysel bir beyin-bilgisayar arayüzü, cerrahi bir mikroçip kullandığı biliniyor.

Beyin okuma cihazlarının düşüncelerin içeriğini okuma yeteneği varsa, gelecek yıllarda hükümetler ve yer altı örgütleri bu teknolojiyi sorgulamalar ve araştırmalar için kullanmakla ilgileneceklerdir. Nerede kaldı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu? 

Neuralink ve Musk, beyin-makine arayüzleriyle ilgilenen tek kişiler değil.  Örneğin Facebook, California Üniversitesi San Francisco ile kendi beyin-makine arayüzü araştırması üzerinde sıkı çalışıyor.  Şirket, bilgisayarlarla iletişim kurmanın "eller serbest" bir yolunu yaratma konusunda gözünü dikti ve bazı çok ön sonuçları paylaştı.  Geçen yıl Facebook, dijital aktiviteyi kontrol etmek için kola takılan bir giyilebilir cihaz aracılığıyla nöron aktivitesini ölçen bir teknoloji geliştiren CTRL-Labs'ı satın aldı.

Sonra düşündüğünüzden daha yaygın olan devam eden tıbbi araştırmalar var.

Diğer taraftan beyin implant cerrahisinin maliyeti sebebiyle, bu teknoloji zengin ile fakir arasındaki uçurumu daha da açarak adaletsizliğe sebep olması da ayrıca başka bir tartışmadır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.