Ne ilginçtir “İnsanoğlu”! Sahip olduğu nimetlerin farkına ancak onları kaybedebileceğini fark edince varır. Elindekinin kıymetini bilmez; sanki onlar kendisine zaten bahşedilmesi gerekenler gibi düşünür. Örneğin sağlığının kıymetini bilmez; hastalanmaya başladığında aklı başına gelir. Nefes alamaz, yürüyemez, evden dışarı çıkamaz olunca fark eder sağlığının aslında ne büyük bir nimet olduğunun. Oysa sağlığımız ve bugüne kadar gördüğümüz en olağanüstü sistem olan vücudumuz bize bir hediye...  

Corona virüs salgını dünyanın, aslında insanoğlunun yeni sınavı sanki. Covid-19 virüsü testinin 200 binden fazla kişide pozitif çıktığı ve 9 binden fazla kişinin ölümüne neden olduğu düşünülürse… Bu Dünya Sağlık Örgütü tarafından “pandemi / salgın” olarak ilan edilen çok ciddi bir hastalık, basit bir grip değil! Bunun farkında olmak önemli. Siz kendinizi korumazsanız hem kendinizi hem de çevrenizdekileri hasta edebilirsiniz. Dünya Sağlık Örgütü, geçtiğimiz hafta bu virüsten ölenlerde en yüksek ölüm oranının % 14,8 ile 80 yaş ve üzerindeki hastalarda olduğunu açıkladı. Bu oran 70-79 yaş aralığı için %8; 60-69 yaş grubu için %3,6; 50-59 yaş grubu için %1,3; 20-29 yaş grubu için de %0,4 olarak açıklandı. Bu rapora göre Corona virüsü kapan ve hayatını kaybedenlerin oranı %0,2; yani her 1000 kişiden 2 si hayatını kaybetmişti. Yine bu rapora göre Corona virüsünün bulaşma oranı 2,2 – 3,8 arasında ve erkeklere bulaşma olasılığı kadınlardan daha fazla görünüyordu.

İyi haber çocukların daha az riskli grup olmasıydı; çocuklar hastalansa bile hafif atlatıyorlardı. Bunun doğumla gelen spesifik bağışıklık sisteminden veya aşıların bir şekilde bünyelerini daha savaşa hazır tutmasından dolayı olabileceğini düşünüyorum. Bu bağışıklık sistemi çocuklar 10 yaşına gelene kadar gelişmeye devam ediyor ki bu da virüs ile paralellik gösteriyor gibi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) gibi yetkili kaynaklardan alınan bilgilere göre şu an itibariyle Dünya genelinde 221,698 vaka görülürken etkin vakalar 126,792 kişi; Tedavi edilen vakalar 85,789 kişi ve maalesef ölümcül vakalar da 9,117 kişiye yükseldi. Bu da Covid-19 virüsü kapan ve hayatını kaybedenlerin oranının yüksekliğini göz önüne seriyor.

Virüs vakalarının büyük çoğunluğu 6 ülkede görüldü diyebiliriz. Bu vakalardan 80,928 ‘i virüsün ilk görüldüğü Çin’de görülürken İtalya’da 35,713 vaka; İran’da 18,407 vaka; İspanya’da 15,014 vaka ve Almanya 13,083 vaka görüldüğü bildirildi.

Bu virüsün son 24 saatte Dünya genelinde 856 kişi hayatını kaybederken İtalya’da ölen sayısı 3000’e yaklaştı. İspanya’da 209 can aldığı; İran’da 149 kişinin ölümüne neden olduğu, Fransa’da 89 kişinin hayatını kaybettiği virüsün Çin’de yavaşladığı bildirildi.

Tüm dünyada görülmeye başlanan virüs maalesef ülkemize de geldi. Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın önderliğinde oluşturulan Bilim Kurulu çalışmaları ve alınan önlemler sayesinde virüs ülkemizde pek çok ülkeden daha sonra görüldü. Yurtdışından gelen bir kişinin 11 Mart’ta test sonucu pozitif çıkınca yakın çevresiyle beraber karantinaya alınması ile başlayan süreçte bir hafta sonra şu anda 191 vaka ve 2 kayıp bildirildi. Bu arada dünya çapında virüs hakkında araştırmalar ve az da olsa bilgiler toplanmaya başlandı. Dolayısıyla ilk gün olduğu kadar bilgisiz ve şaşkın durumda değiliz. Bu bize vakit kazandırır.

Bu virüs ile yüzleşmek zorunda kalan herkes sadece uzmanlar değil herkes, devletlerin aldığı tedbirlere uyulması ve sokağa çıkılmaması gerektiği konusunda hemfikir. Yurtdışında yaşayan ve bizlerden daha önce bu virüs ile karşılaşmak zorunda kalanların yaptığı tüm sosyal medya paylaşımlarında ortak tavsiye #evdekal ve #stayhome  . ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü adına yapılan ve New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir araştırma Corona virüs’ün havada 3 saat, bakır yüzeylerde 4 saat, mukavva yüzeylerde 24 saat, plastik ve çelik yüzeylerde ise 3 gün yaşayabildiğini ortaya çıkardı. Hiçbir yer eviniz kadar güvenli değil, unutmayın!

Covid-19 virüsünün bulaşma oranının çok yüksek olduğu biliniyor artık. İşin ilginç yanı, Virüs taraması pozitif çıkanların bir kısmı bağışıklık sistemleri güçlü olduğu için hiçbir belirti göstermiyor hatta kendini gayet iyi hissediyor. Nüfusun büyük çoğunluğunun virüs ile tanışarak hastalanacağı ama %70-80 oranında hafif atlatacağı hesaplandı. Alınan bütün önlemler virüsün bulaşma hızını yavaşlatarak hasta sayısı yüksek olsa da zamana yayılmasını sağlamak ve hastanelerin hizmet verebilmesini amaçlıyor. Biliyorsunuz İtalya’da hastanelerin kapasitelerinin çok üzerinde hasta olması nedeniyle yoğun bakım ünitesi sıkıntısı ve solunum cihazlarının ortak kullanım sonucunda bu hale geldi ve şimdi kimin yaşayacağına karar vermek gibi korkunç bir olayla karşı karşıya kaldılar.

Bu virüs ile ne kadar geç karşılaşırsak o kadar donanımlı olacağız ve şansımız artacak. Yapılması gerekenler, uyulması gereken kurallar net.
Virüs ile mücadelede ilk sırada temizlik ve hijyen geliyor bildiğiniz gibi. Ellerimizi sık sık ve minimum 20 saniye süre ile sabun ile yıkamalıyız. Ellerimizle yüzümüze dokunmamalıyız. Öksürürken ağız ve burnumuzu mutlaka kapatmalıyız.

Bu bir tatil değil! Evde kalın. Kimin virüs taşıdığını kimin sağlıklı olduğunu bilemiyoruz. Gittiğiniz yerde virüs kapabilir veya farkında olmadan yayabilirsiniz. Seyahatlerinizi iptal ediniz. Yeni döndüyseniz karantina koşullarına uyunuz.  Birinin hastalıktan nefes alamadığı için boğularak ölmesine kim neden olmak ister? 

Evde kalarak hijyenik bir alanda yaşamak hasta olma riskini azaltacaktır. Yapılan hesaplamalar %50 oranında evde kalma sağlandığında toplam vaka ve ölüm oranlarının %92 azaldığını gösteriyor. Zorunlu hallerde dışarı çıktığınızda da 2 metre mesafe bırakmayı unutmayınız. Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçınınız.

Sosyal izolasyonda birkaç hafta geçirmek virüsün yayılma hızında önemli bir düşüş sağlayacaktır. Hareket ederken sağa sola değme ve tutunma endişesi olmadan rahat hareket etmek psikolojik olarak da stresimizi azaltacaktır. Louvre, British Museum, Metropolitan dahil birçok müze online olarak gezilebiliyor. Berlin Filarmoni Orkestrası, piyanist Gülsin Onay gibi orkestralar ve sanatçılar online konserler sunuyor. Tübitak ve Bilim Teknik dahil her yaş ve ilgi alanı için dergiler online olarak hizmet vermeye başladı. Coursera, Google Dijital Garaj, Kosgeb gibi hemen her konuda ücretsiz online eğitimler sunan siteler var. Günlük hayatınızda vakit bulamadığınız ama merak ettiğiniz konularda çalışabilirsiniz. Kitap okuyup film seyredebilirsiniz. Hiçbir şey sağlıktan önemli değil!

Beslenmemize dikkat etmek; meyve ve sebze ağırlıklı bir beslenme programı uygulamak ve bunları soğan, sarımsak, kuru yemişler, yoğurt gibi doğal bağışıklık arttırıcı desteklerden faydalanarak zenginleştirmek iyi gelecektir. 

Düzenli spor yapın demelerinin nedeni bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlamak. Bu sonuçta bir virüs ve bağışıklık sisteminiz ne kadar güçlüyse hastalanmama veya bu hastalığa yakalansanız da hafif atlatma şansınız yüksek olacaktır.
Sonuç olarak panik olmayalım ama akıllı ve hassas davranarak, hijyen kurallarına uyarak, açıklanan tedbirler ışığında günlük yaşantımızı sürdürelim. 

Sağlıkla kalın…

Sim Aslanoğlu
#evindekalturkiye #evdekal #stayhome #corona

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.