banner25

Çin’in Wuhan kentinde 27 Aralık 2019 tarihinde ortaya çıktı. 3 ay içinde tüm dünyaya yayıldı. Corona Virüs yaşamımızın negatif odak noktası oldu. Hayatlarımız radikal bir biçimde değişti. Türkiye’de vaka ve ölüm sayısı her gün artıyor.

Başta haber kanalları olmak üzere tüm televizyonlar, 24 saat Corona Virüs ile ilgili yayın yapıyor. Bilim insanları ‘toplumsal bilinci yükseltmek’ için önerilerde bulunuyor.

31. vaka’nın önemi

Güney Kore’de dünya tıp literatürüne geçmiş önemli bir olay yaşandı. Ülke Covid-19 ile başarılı bir biçimde mücadele ederken, tarihler 28 Şubat 2020’yi gösterdiğinde enfekte olmuş bir kadın hastaneden kaçtı. O gün toplam vaka sayısı 30 artı 1’di.

Güney Kore hastalığı kontrol altına aldığını düşünür. Hatta 12 kişinin de iyileştiğini duyurur. Ancak 31. vaka kayıptır ve nerede olduğu hâllen bilinmemektedir.

Birkaç gün içinde vaka sayıları birden yükselmeye başlar. Durumun giderek ciddileştiğini fark eden Güney Koreli yetkililer, etkili bir alan araştırması sonucu çok önemli bir tespit yapar. Hastaneden kaçan 31. Vaka, sosyal yaşamına devam etmiştir. Arkadaşlarıyla buluşmuş, dışarıda yemek yemiş, markete gitmiş, kiliseye gidip dua edip, hatta kuaförde saçlarını bile yaptırmıştır... Tüm bunların sonucunda yalnız bir kişi, yani ‘‘31. vaka’’; 3 binden fazla insana Covid-19 bulaştırır.

Güney Kore’de resmi rakamlar bugüne kadar 9.137 kişinin Corona olduğunu, 126 kişinin ise hayatını kaybettiğini söylüyor. 3,730 kişi iyileşmiş. Güncel vaka sayısı 5.281.

Güney Kore ‘‘31. vakadan’’ çok büyük ders çıkardı. Covid-19 ile sosyal mücadelenin önemini fark etti. Yeni bir stratejiye başladı.

Doğru strateji: İz sürme

Geçtiğimiz günlerde Güney Kore Dışişleri Bakanı Kang Kyung-wha BBC’ye çok önemli bir röportaj verdi. Röportajda Güney Kore’nin pandemi ile mücadelede ‘hayat kurtaran’ bir yol izlediği aktarılıyor. Bu yolu 5 ana başlık altında toplayabiliriz: Adam adama takip, iz sürme, seyahat yasağı, etkili izalasyon ve etkili karantina.

31. vakanın tecrübesiyle çıkılan yolda, önce Güney Kore’de Corona Virüs tespit edilen kişilerin; 14 günlük yaşam öyküleri derinlemesine analiz edildi.

Nereye gittiler, kimlerle görüştüler, hangi marketten alışveriş yaptılar, ibadethanede bulundular mı? Tek tek enfekte olmuş insanların çevresindeki yaşama detaylı bir biçimde yoğunlaşıldı.

Bir nevi dedektif gibi bu insanların peşine düşüldü.

Teknolojinin tüm olanakları kullanıldı. Ardından enfekte olmuş kişilerin çevresindeki kişilere de, gerekli test ve etkili izolasyon politikası uygulanarak, vakaların hızlı yayılımının önüne geçildi. Ulaşılamayan kişilerle ilgili devlet televizyonları ve sosyal medya aracılıyla gönderilen mesajlarla ‘‘Şu tarihte şu lokasyonda bulunmuşsanız lütfen en yakın sağlık kuruluşuna başvurun’’ bildirimleri yapıldı.

Sessiz taşıyıcılar

Bugün bilimsel verilere göre Çin anakarasında enfekte olmuş ancak hastalık semptomları göstermeyenlerin oranı yüzde 30. Bu durum İngilizceden çeviri ile ‘‘sessiz taşıyıcılar’’ olarak ifade ediliyor. Hasta olmayan bir Covid-19 taşıyıcısı, bir başkası için büyük bir risk yaratıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’da çok sık buna vurgu yapıyor. Gençleri uyarıyor.

***

İşte bu noktada ‘‘test sayısı’’ çok önemli! Biz bu konuda ne yazık ki istediğimiz noktada değiliz. Oysa Güney Kore’de an itibariyle tüm kentlerde birçok noktada ‘‘test merkezleri’’ kuruldu. İnsanlar herhangi bir para ödemeden hatta otomobillerinden çıkmadan yol kenarındaki test istasyonlarına uğrayıp, Corona virüs olup olmadığını öğreniyor. Covid-19 tespit edilen kişiler, eğer risk gurubunda değil ise evde tedavi protokolü uygulanıyor. Bu kişiler eğer karantinayı terk ederse, 2.500 dolar para cezası ve 1 yıllık hapis cezası ile karşı karşıya kalıyor.

İşte bu yüzden #hayatevesığar diyorum ve daha etkili izolasyon stratejileri için yetkililerimize çağrı yapıyorum!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.