gaziantep escort bedava bahis

Geçtiğimiz hafta sonu Antalya Muratpaşa’daki Club Sera Hotel'de Özel Sürücü Kursları Konfederasyonu'nun 18. Eğitim Sempozyumu gerçekleştirildi. Sektör temsilcisi ve bir otomobil gazetecisi olarak oradaydım. Toplantıya katılanlar arasında 10 Şubat 1993'den bu yana görevini yürüten Konfederasyon Başkanı Dursun Önal, Milli Eğitim Bakanlığı Trafik ve Sürücü Eğitimleri Daire Başkanı Abdullah Süslü ve Trafik bilimci Prof. Dr. Halim Ceylan yer alıyordu. Türkiye'nin her yerinden sempozyuma katılan MTSK (Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursları) sahipleri, sektörle ilgili beklentilerini dile getirdi. Elbette beklentiler tek taraflı değildi. Başta Trafik ve Sürücü Eğitimi Daire Başkanı Sayın Süslü olmak üzere pek çok uzman, kursların da artık ''elini taşın altına koymasının'' zamanı geldiğini belirtti.

Ehliyet almak her geçen gün zorlaşıyor

Ehliyet almak eskisi kadar kolay değil. Öncelikle bunu belirtelim. Özellikle Avrupa Birliği'ne uyum yasaları kapsamında yönetmelik ve sistemler tamamen değişti. Bugün Türkiye'de 3 bin 760 adet sürücü kursu faaliyet veriyor. Artık kimse kafasına estiği gibi sürücü kursu açma hakkına sahip değil. 25 binde 1 sürücü kursu açma hakkı var. Bulunduğunuz yerleşim biriminin (il, ilçe) belirli bir kotası var. Bu şekilde hemen hemen her yerde mantar gibi türeyen kursların önüne geçiliyor. Abdullah Süslü, alana hâkim bir bürokrat. Sempozyumda yaptığı sunumda 2023 vizyonu vurgusu yaparak, tüm dünyadaki eğitimlerin incelendiğini; taklit ederek değil, Türkiye'ye özgü bir sistemin kurulma çalışmalarının devam ettiğini vurguladı.

Bunun yanında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘e-trafik modülü’ olarak adlandırılan dijital bir programla, Türkiye genelindeki güncel ehliyet sınavları takip ediliyor. Nerede bir sorun varsa ayrıntılı olarak gözlemleniyor. Anında müdahale gerçekleştiriliyor. Bu durum bakanlığın alan hâkimiyetini arttırıyor. Seçim sonuçlarını andıran Türkiye haritasında, kent kent başarı oranları yüzdelik olarak sunuluyor. Veriye dayalı bir yönetim anlayışıyla sorunlar hızlı bir biçimde çözülüyor.

''Türkiye’de trafik kültürü yok''

Türkiye'de ne yazık ki yerleşmiş bir trafik kültürü bulunmuyor. Bu durum, kurallara yeterince uymamayı getiriyor. Özellikle yayalara yol verme, kavşaklarda geçiş üstünlüğü, hız kuralları, duraklama ve park konularında geriyiz. Abdullah Süslü, oluşturulmak istenen trafik kültürünün çok küçük yaşlarda başlaması gerektiğini vurgulayarak, ''Tiyatro oyunları ve animasyon filmleriyle ilkokul hatta okul öncesine kadar bu eğitimleri veriyoruz. Çocuklar büyük ilgi gösteriyor. Tiyatro ile kuralları öğreniyorlar. Akıllarında kalıyor'' diyor.

Öte yandan başta Konfederasyon Başkanı Dursun Önal olmak üzere birçok sektör temsilcisi, MTSK yönetmeliğinde teorik ve direksiyon eğitimlerinin ayrılmaması gerektiğini ve eğitimlerin bir bütün olarak kalması gerektiğini vurguladı. Bunun yanında uygulamalı sınavlarda ağır vasıta araçların L park etmesinin zor olduğunu ve yeni bir düzenleme yapılmasının şart olduğunu belirttiler. Aynı zamanda E sınıf araçlarda yaş sınırının kaldırılması da teklifler arasında yer aldı. Önal, ‘‘Uygulamalı sınav sırasında kaza yaşanabilir. Burada yasal bir boşluk var. Sonuçta trafik risktir. Önlem amaçlı olarak sınav kaskosu yapılmalı’’ diyerek, güvenlik konusuna vurgu yaptı. Aynı zamanda da Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir ‘‘otomasyon programı’’ oluşturabileceğini vurguladı. Bugün herhangi bir sürücü kursuna kayıt olduğunuzda mutlaka derse gelme şartı aranıyor. Ancak birçok insan verilen kitaplarla sınavlara hazırlanıyor. Kursa gelmek istemiyor. Bu noktada tıpkı Eskişehir Anadolu Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen uzaktan eğitim programı, açık öğretim sistemi gündeme gelebilir. Aday, teorik eğitim için e-eğitim sistemiyle videolar yoluyla, aktif görsel görüntülerle teorik eğitimini tamamlayabilir. Bu sayede işten evine giderken bile elindeki akıllı telefonlarla eğitimini gerçekleştirebilir.

Sektör için ÖTV büyük bir sorun

Sürücü kurslarının iyi bir şekilde eğitim vermesi için tüm Türkiye'de eşit oranda bir kalitenin olması gerekiyor. Ancak ne yazık ki böyle bir durum şuan söz konusu değil. İl ve ilçeler arasında dahil eğitim farklılıkları var. Bunun yanında kurs araçlarında yaş sınırının 12'den 15'e çıkarılması isteniyor. Ancak bu durumda da sürücü adayları eski otomobillerde eğitim görüyor. Başta güvenlik olmak üzere bir imaj sorunu ortaya çıkıyor. Özel Sürücü Kursları Konfederasyonu Dursun Önal, bu konuda farklı bir öneri sunarak; ''ÖTV konusu Maliye Bakanlığı'nın konusu ancak tıpkı taksi ve ticari araçlarda olduğu gibi bir teşvik düşünülmeli. Mesela İtalya'da sürücü kurslarına araçlar ÖTV'siz olarak veriliyor, tek şart sunuluyor. Satmak yasak. Araçlar değiştirilmek istendiğinde fabrikalara iade ediliyor. Türkiye’de de böyle bir yöntem uygulanabilir’’ dedi.

Bu köşede sık sık bahsediyoruz. Malum vergiler ve kur artışı yüzünden araç fiyatları aşırı yükseldi. 30-40 bin fiyat bandındaki B sınıf araçlar bile 100-150 bin TL’ye kadar çıktı. Amatör sürücü adaylarının ellerinde yıpranan bu arabalar, 5 ila 7 yılda bir mutlaka yenilenmeli.

Konfederasyon Başkanı Dursun Önal ile sektörü konuştuk.

Ehliyet fiyatlarında taban fiyat uygulaması şart

Sürücü belgesi almak için herhangi bir sürücü kursuna gittiğinizde İstanbul ve Ankara’da 1.750 taban fiyatının altında aday kaydedilmesi mümkün değil. Diğer Anadolu kentlerinde de fiyat 1.500 TL’nin altına kesinlikle düşmemeli. Aksi takdirde sektörde kalite düşüyor. Yapılan araştırmalar, ehliyet almak isteyen vatandaşların kursun binasına-modern ofis, sınıf ortamına bakmadığını; daha çok eğitime önem verdiğini gösteriyor. Adaylar çoğu zaman eş-dost-akraba üçgeninde, çevrelerine sorarak bir sürücü kursuna gidiyor. Bu yüzden de fiyattan çok güven faktörü devreye giriyor. Sürücü kurslarının mutlaka fiyat/ kalite endeksine önem vermesi gerekiyor.

Biz sürücüler ve otomobilseverler, özellikle büyükşehirlerde trafikte saatlerimizi geçiriyoruz. Dolayısıyla trafikte başka insanlarla etkileşim halindeyiz. Sürücü kursları, adaylar için davranışsal eğitime önem vermeli. Trafik psikolojisi dersi mutlaka ama mutlaka en az kurallar kadar iyi öğretilmeli. Önüne gelen ehliyet almamalı… Avrupa’da sürücü kursuna yazılan her yüz adaydan yalnız 60’ı ilk hakkında başarılı olabiliyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 70-75 seviyelerinde görünse de bazı kentlerde yüzde 90’lara kadar çıkabiliyor. Bu durum trafik için bir risk oluşturuyor.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu konun takibi sıkı bir biçimde yapılıyor. Sürücü kursları her geçen gün devinim halinde olan bir sektör olarak yol almaya devam ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5