Öne Çıkanlar ekonomi

EGD ve SHURA enerjide küresel gelişmelerin Türkiye'ye etkisini konuştu
banner17

 
EGD’nin bu yıl onuncusunu düzenleyeceği Küresel Isınma Kurultayı öncesinde Avrupa İklim Vakfı’nın İklim ekonomisi projesi kapsamında karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak için bir araya gelen katılımcıların ana gündem konusu, enerjide küresel gelişmelerin Türkiye’ye etkileri oldu. 
 
 
“Bir santral kurmaktansa o santralin üreteceği enerjiyi tasarruf etmek daha ucuzdur”
 
 Toplantının açılış konuşmasını yapan SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman, elektriğin keşfedilip pratik olarak kullanılmaya başlanılmasından beri, yani yaklaşık 120 yıllık bir süreçte insanoğlunun enerji kullanımının içindeki elektriğin payı sürekli arttığını belirterek bugün dünyada tüketilen enerjinin yüzde 22-23 kadarının elektrik enerjisi olduğunu ifade etti. 
 
Konuşmasında elektrik tüketimiyle ilgili kaygılara değinen Hakman, mevcut sistem içerisinde elektrik tüketiminde arz güvenliğini sağlamak, elektriğin fiyatını ulaşılabilir kılmak ve çevreye zarar vermemesini sağlamak için enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiyi çözüm olarak görmek gerektiğini söyledi. 
 
Enerji verimliliğinin artmasının elektriği temin etmenin en ucuz yolu olduğuna dikkat çeken Hakman, “Bir santral kurmaktansa o santralin üreteceği enerjiyi tasarruf etmek daha ucuzdur”  şeklinde konuştu.
 
 
İklim Ekonomisi Projesi kapsamında yapılan buluşmada ABD ve AB ülkelerinde enerji piyasaları ve düzenlemeleri konusundaki uzmanlığı ve Türkiye’deki tecrübesiyle konusunun önde gelen uzmanlarından Regulatory Assistant Project’in Kıdemli Danışmanı Michael Hogan, küresel ölçekte enerji piyasaları öngörülerini sundu.
 
 
Toplantının devamında, Türkiye’nin enerji sektöründeki dönüşüm olanaklarına değinen SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın,  düşük karbonlu enerji sistemine geçişte fiyatlandırma stratejileri ve düşük maliyetli finansman seçenekleri konularını gündeme  getirdi.
 
 SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Türkiye’deki mevcut enerji teşviklerinin yapısı ve ölçeği hakkında analitik bilgi üretmek ve teşviklerin düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde azaltılması değerlendirmek üzere bir çalışma hazırladığını belirten Saygın , “ Araştırmanın ön bulguları, Türkiye’de elektrik üretimine verilen desteğin 2018 yılı için (yılın ilk yarısı elde edilen sonuçlara göre) yaklaşık 4,5 milyar ABD doları olduğunu öngörmektedir. Bu meblağ, yenilenebilir kaynaklar için garantili satış fiyatları, lisanssız üretim teşvikleri, yerli kömür santrallerine verilen teşvik ve kapasite mekanizması ödemelerini içermektedir. Bunlara ek olarak perakende pazarında bölgesel ölçekte ve çapraz işleyen teşvikler de bulunmaktadır. Elektrik üreticileri ve tüketicilere yönelik desteklerin yanı sıra arama faaliyetleri için teşvikler bulunmaktadır.” dedi.
 
Toplantı konuşmaların ardından katılımcıların sorularının cevaplanması ile  son buldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5