banner25

Tüm dünyada ve Türkiye’de kadınlar muhteşem şeyler yapıyorlar; bilimde, sanatta, tarımda, sosyal sorumluluk alanında, ticarette… Tüm bunların en başarılarına baktığınızda mutlaka bir kadın ile karşılaşıyoruz. 

Geçen hafta gerçekleşen Adana Lezzet Festivali’ne de bir kadın damgasını vurdu; Ebru Baybara Demir. Sanırım artık onu tanımayan kalmadı. Ben kendisi ile dört sene önce bir gastronomi etkinliğinde tanışmıştım. O zaman benim için ödüllü bir kadın şefti. Meğer bu özelliği buzdağının görünen kısmıymış.  O sıralar Mardin’de Mardinli kadınlarla atalık tohumları yetiştirmek için çalışmalar yapmaktaydı, bugün Mezopotamya’nın en eski buğdayı sorgül buğdayını üretiyorlar. Mardin’de başlayan kırsal kalkınma çalışmaları elbette sadece orayla kısıtlı kalmadı.  İyi tarım için toprağı iyileştirmenin gerektiğini söyledi ve Pazar artıklarından kompost yapmaya başladı, bununla da kalmadı bu işi belediyelere öğretmeye başladı. 

“0 Atık” diyen Adana Lezzet Festivali’nde kendisi ile çok sıcak bir sohbet gerçekleştirdik.

“Kültürel dinamikleri ve becerileri üstün bir ülkeyiz”

Ben her zaman kalkınma yerelden ve kırsaldan başlamalıdır derim. Bunu kendisine de sordum; Kırsal kalkınmanın en kolay yolunun insanların en iyi bildiği şeyi para çevirmek olduğunu ve bizim ülkemiz için bunun tarım ile başlamasının en doğru başlangıç noktası olabileceğini söyledi. Kültürel dinamikleri ve becerileri üstün bir ülkeyiz ve bu değerleri insan kaynağı ile birleştirmemiz gerekiyor diyerek kalkınmanın çok değerli olduğunu ve bu yüzden bizim öncelikle elimizdeki değerlere bakmamız gerektiğini ekledi.

 “Buğdayda %82 kaybımız, %72 arpada ve %65 mercimekte kaybımız oldu”

Büyük bir hızla devam eden  “Topraktan Toprağa” projesinden de bahsettik; Projenin zamanlamasının çok doğru olduğunu ve uygulamanın yarattığı değişikliği altı yıldır susuz yetişen sorgül buğday ile çok önceden yaşadıklarını ancak bu kadar vurucu ve etkili olacağı ile bu sene yüzleştiklerini söyledi.  Bölgede buğdayda %82 kaybımız, %72 arpada ve %65 mercimekte kaybımız olduğunu ve kırkbir ilimizin kuraklıktan çok etkilendiğini biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. 

“Toprağı sürdürebilirsek gıdayı da sürdürebiliriz”

Çözümün tarımsal sulamayı nasıl düşüreceğimizi ve gübre kullanımını nasıl azaltacağımızı düşünmemizden geçtiğini  söyleyen Ebru Baybara Demir, topraktaki organik madde ve mikroorganizmaları çoğaltmamız gerektiğini çünkü gübrenin bunun önünü kestiğini ekledi. Şu an konvensiyonel tarımla yapılan üretimde, toprakta ne olup bittiğini anlayamadığımızı ve bu tarımın toprağa değil ürüne hizmet ettiğine dikkat çekti. Aslında sürdürmek zorunda olduğumuzun toprak olduğunu, toprağı sürdürebilirsek gıdayı da sürdürebileceğimizi anlattı. İşte tam da bunun için Diyarbakır’da başlayan ve toprağı iyileştiren Biyobozun Atık Yönetim Projesi, şu an onaltı belediye ile devam ediyor. Projeye katılan Adana’da ise Adana Valisi Sayın Süleyman Elban’ın önderliğinde ve Jülide Sarıeroğlu desteği ile Adana Büyükşehir Belediyesi ve sekiz ilçede yürütülüyor. Baybara Demir, her bir belediyenin kendi tesisini kurduğunu belirtirken sulamanın yanında ayrıca Adana’nın bir problemi olan ve ihracattan ürün geri döndüren Akdeniz meyve sineği ile ilgili de bir çalışma başlattıklarını söyledi. Bu sineğin Seyhan nehri sulama kanallarına atılan, orada biriken tarımsal atıklardan kaynaklandığını bulduklarını ve belediyelerin bu atıkları kanallardan alarak kompost tesislerinde tekrar toprağa dönüştürüp çiftçiye vereceklerini söyledi.

“Adana’da tarımda ilaçsız biyolojik mücadele başladı”

Tarımsal atıkların dönüştürülmesi ile oluşturulan gübre ile birlikte kullanılan toprak düzenleyicisi “kompost” Adana’da tarımda ilaçsız biyolojik mücadelenin gerçekleşmesine hizmet ediyor.

Bununla birlikte Muğla’da Fethiye Belediyesi ve Tarım Orman Müdürlüğü ile orman arazisi iyileştirme ile ilgili de bir projenin de başladığını, projenin Türkiye’de 1300 gönüllü ile  16 belediyede sürmekte ve 41 belediyenin de sırada beklediğini belirtti.

Proje büyüyor, umutlarımız yeşeriyor, toprağımız iyileşiyor, daha az sulama gerektiren bu yöntem ile suyumuzdan tasarruf ediliyor ve bizim de geleceğe dair umutlarımız yeşeriyor.

Bize düşen ise sürdürülebilir projelere destek vermek ve dünyamızın geleceği için her adımımızı bir kez daha düşünerek atmak.

Siz de eğer  bir dayanışma işi olan bu projeye  gönüllü olmak istiyorsanız belediyelerin duyurularını takip edebilirsiniz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1