gaziantep escort bedava bahis

Öne Çıkanlar Hastane ABD uyuşturucu operasyonu LTS Teknoloji Grup food istanbul

'Dünya Yatırımcı Haftası' gong töreniyle başladı
banner17

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Türkiye Sermaye Piyasası Birliği’nin (TSPB) üyesi olduğu Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (IOSCO) tarafından her yıl ekim ayının ilk haftası gerçekleştirilen “Dünya Yatırımcı Haftası”, Borsa İstanbul’da gong töreniyle başladı. SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, Borsa İstanbul Genel Müdür Vekili Mehmet Gönen ve TSPB Başkanı Erhan Topaç'ın katılımıyla Borsa İstanbul'da gong, 'Dünya Yatırımcı Haftası' için çaldı.

Gong töreninde konuşan SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, IOSCO çatısı altında organize edilen bu projenin temel amacının, yatırımcıların eğitimi ve korunması konularındaki farkındalığı arttırmak olduğunu söyledi. Bu iki kavramın Türkiye sermaye piyasalarının gelişimi için de oldukça önemli olduğunu ifade eden Taşkesenlioğlu, ''Çünkü hepimizin bildiği gibi, ülkemizdeki tasarruf eksikliği sorununun yanında Türkiye sermaye piyasalarının öncelikli meselesi gerçek ve tüzel kişilerin biriktirmiş olduğu mevcut tasarrufların sermaye piyasalarında istenilen seviyede değerlendirilmiyor oluşudur. Yurt içi yerleşiklerin mevduat ve pay senetleri tercihleri incelendiğinde bu durum net bir şekilde görülmektedir. 2019’un 6’ncı ayı itibarıyla yurt içi yerleşiklerin TL mevduat ve döviz tevdiat hesapları toplamı 2,1 trilyon TL iken, bu kişilerin sahip olduğu pay senetleri 119,1 milyar TL seviyesinde kalmıştır. Rakamlar, yıllardır tasarruf ederek muhafazakar bir şekilde 2 trilyon TL’nin üzerinde mevduat biriktirmiş kişilerin ikna olmaları ve güven duymaları halinde sermaye piyasaları için önemli bir müşteri potansiyeli olduğunu ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

Taşkesenlioğlu, bu dönüşümün sağlanabilmesi için yatırımcıların ilk olarak sermaye piyasalarını tam ve doğru bir şekilde tanımaları, sonrasında da güvenmeleri gerektiğini aktararak, “Dünya Yatırımcı Haftası da bu iki ihtiyaç üzerine kurgulanmıştır; yatırımcıların eğitimi ve korunması... Sektörün tüm paydaşlarının tasarruf sahiplerini sermaye piyasaları hakkında bilgilendirmek için çalıştıklarının farkındayız.” dedi.  

1,7 milyar yetişkin finansal erişime sahip değil

Özellikle finansal okuryazarlık kavramı ile ön plana çıkartılan bu çabayı, SPK olarak baştan beri desteklediklerini ve desteklemeye devam ettiklerini bildiren Taşkesenlioğlu, bunun en güncel örneği olarak da Takasbank iş birliği ile kurumsal yatırımcıların temsilcisi olan Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği’nin öğrenciler için düzenlediği “Üniversiteli Fon Sepetim Yarışması”nın gösterilebileceğini kaydetti.  Taşkesenlioğlu, bu konuda daha alınması gereken önemli bir yol olduğunun da farkında olduklarını vurgulayan Taşkesenlioğlu, "Finansal okuryazarlığın ilk aşaması olarak nitelendirebileceğimiz finansal erişim, herhangi bir finansal kurumda bir hesap sahibi olunması olarak tanımlanmaktadır. Dünya Bankası tarafından finansal erişimi ölçmeye dönük 140’tan fazla ülkede her 3 yılda bir yapılan Global Findex Çalışması'nın 2017 yılı sonuçlarına göre, dünya genelinde 1,7 milyar yetişkin finansal erişime sahip değildir. 2014-2017 arasında 515 milyondan fazla 15 yaş üstü yetişkin, finansal erişim imkanına sahip olmuştur. 2017 yılı itibarıyla küresel olarak yetişkinlerin finansal erişim oranı yüzde 69 olup gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 94, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 63’tür. Ülkemizde ise söz konusu oran 2011 yılında yüzde 58 iken, 2017 sonunda yüzde 70’e çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de erkeklerde yüzde 83 olan bu oranın kadınlarda yalnızca yüzde 44 olup gelişmekte olan ülkelere göre oldukça aşağıda bulunduğuna işaret eden Taşkesenlioğlu, “Ülkemizde finansal erişime sahip olmayanların gerekçeleri, yüzde 65 oranla aileden birinin hesap sahibi olması, yüzde 36 oranla yeterli parasının olmaması ve yüzde 23 oranla finansal kuruluşlara güvenilmemesidir. Bu son gerekçe, bize bireylerin finansal erişime ulaşmasında, ülkedeki finansal kuruluşlara duyulan güvenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir.” dedi.

Tasarruf sahipleri korunmalı

Tasarruf sahiplerinin korunması ve sermaye piyasalarına olan güvenlerinin arttırılmasının iki farklı açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkesnlioğlu,  bir yandan izinsiz sermaye piyasası faaliyetleri, piyasa bozucu eylemler ya da piyasa dolandırıcılığı gibi olaylar yatırımcıların zarar görmesine ve piyasaya olan güvenlerinin zedelenmesine neden olduğunu söyledi. Birçok tasarruf sahibi sermaye piyasalarının olağan akışı içerisinde de zarar gördüklerini düşündüğnü ve piyasaya olan güvenlerinin azaldığını anlatan Taşkesenlioğlu, böylesii tepkilerle karşılaşılmasının en önemli nedenlerinden biriisinin de yatırımcıların finansal okuryazarlık düzeyinin beklenen seviyede olmamasından kaynaklandığını ifade etti.Bu durumun yatırım vadesi kavramına işaret ettiğini aktaran Taşkesenlioğlu, “Sadece sermaye piyasalarında değil, Türkiye’de mevduat yatırımcıları da oldukça kısa vadeli yatırımları tercih etmektedirler. Yatırım vadeleri bu durumdayken, yatırımcılara borsanın daha iyi kazançlar sunabileceğini anlatmak anlamlı ve doğru olmayacaktır.” dedi.

 Yatırımcıların vade algısının değişmeli

Yatırımcıların getirinin nerede olduğunu çok iyi takip edebildiğini ve yatırım vadelerine göre en iyi enstrümana kolaylıkla uyum sağlayabildiğini ifade eden Taşkesenlioğlu, “Örneğin, geçtiğimiz aylarda ters repo faizlerinin mevduatın üzerine çıkması sonucu bu piyasaya ani bir yönelme gözlemlenmiştir. Bu yüzden uzun vadede mevduata göre daha fazla kazandırabilen sermaye piyasası araçlarının tercih edilebilmesi için öncelikle yatırımcıların vade algısının değişmesi gerekmektedir.” diye konuştu. 

Finansal okuryazarlık eğitimlerinde tasarruf sahiplerine yatırım araçları öğretilirken, tasarruflarını piyasanın ekonomik ve psikolojik dalgalanmaları konusunda bilgili ve tecrübeli profesyonellere emanet edebileceklerinin vurgulanması gerektiğini ifade eden Taşkesenlioğlu, “Bu sayede özellikle küçük yatırımcılar, tasarruflarını, piyasanın olağan ancak zaman zaman boyları yükselen dalgalanmalarına karşı tecrübeli kaptanlara emanet edebileceklerdir.” dedi. Bu durumun, kurumsal yatırımcıların sermaye piyasaları için ne kadar kritik öneme sahip olduğunu gösterdiğini belirten Taşkesenlioğlu, "Tasarruflarını fonlar ve yatırım ortaklıkları gibi kolektif yatırım ürünleri aracılığıyla değerlendiren yatırımcılar, arka planı daha sağlam yatırımlar yapabilmekte ve piyasada görülen ani şoklara karşı korunabilmektedir. Bunun yanında müşterilerini doğru yönlendiren kurumsal yatırımcılar, sermaye piyasalarında yatırım vadelerinin artmasına da önemli katkılar sunabileceklerdir. Gerek yatırımcıların sektörümüze güven duymaları gerek uzun vadeli yatırımlar yapabilmeleri gibi sermaye piyasalarının temel sorunlarında kurumsal yatırımcılara önemli görevler düşmektedir.” ifadelerini kullandı.

“Kurumsal yatırımcıların kontrolündeki tasarruf miktarı 251 milyar TL” 

2019’un 6’ncı ayı itibarıyla fonların, yatırım ortaklıkları ve bireysel portföylerden oluşan kurumsal yatırımcıların kontrolündeki tasarruf miktarının 251 milyar TL olarak görüldüğünü aktaran Taşkesenlioğlu, “Bu miktarın yarısından fazlası olan 118,1 milyar TL’sinin ise Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemi fonlarından oluştuğu görülmektedir. Bu kompozisyon, sermaye piyasalarımızın ihtiyacı olan yatırım anlayışına ulaşılması için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.” diye konuştu.

Anahtar Kelimeler:
BorsaFinans
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5