banner25

Ali Çandır'dan çok çarpıcı mesajlar
banner17

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır güncel konulara ilişkin soruları yanıtladı ve  önemli noktaların altını çizdi. İşte Ali Candır'a soruları ve onun verdiği yanıtlar:

SORU -  İklim değişikliğinin küresel anlamda kriz olarak nitelendirilebilecek oldukça önemli problemler yarattığına dair farkındalık, ticari ve sosyal hayattaki tüm aktörler arasında her geçen gün artıyor.  2019 yılında Avrupa Komisyonu tarafından AB ekonomisini çevresel olarak sürdürülebilir hale getirmek amacıyla tanıtılan Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM), ülkemizi yakından ilgilendiren gelişmelerin başında geliyor. Özellikle ihracat tarafında, oluşturulacak karbon vergisi uygulamaları, dış pazarlardaki rekabet gücümüzü de etkileyecek gibi gözüküyor. Antalya Ticaret Borsası (ATB) olarak 2021 yılını “sürdürülebilirlik“ yılı ilan ettiğinizi biliyoruz. Bu anlamda Antalya tarım sektörü, sizce bu yeşil dönüşüme hazır mı? Antalya bunu fırsata çevirebilir mi? ATB olarak bu konuda sizler neler yapıyorsunuz?

ALİ ÇANDIR - Evet, Antalya Ticaret Borsası olarak 2021 yılını ‘sürdürülebilirlik” yılı ilan ettik. Sürdürülebilirliği gündeme getirmek, kamuoyu oluşturmak amacıyla da bir dizi çalışmalar yürütüyoruz. İklim değişikliği, üretimin yanı sıra ticareti de etkileyecek önümüzdeki en önemli sorunlardan biri olarak karşımızda duruyor.

2020 yılında 69 milyar dolarlık ihracatımızın yüzde 41.3’ünü Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirdik. Toplam ihracatımızda ilk sırada yer alan AB, yaklaşık 453 milyonluk tüketici kapasitesiyle en önemli hedef pazarlarımızdan biri. Dolayısıyla ticarette önemli bir partnerimiz olan Avrupa Birliği’nin talep ve standartları bizi doğrudan ilgilendiriyor. Yeşil mutabakatı gündemine alan bunun için çalışan AB’nin taleplerini görmezden gelmemiz mümkün değil. Onun için öncelikle altına imza attığımız Paris İklim Anlaşması'nı onaylayarak, eylem planımızı hazırlayıp bir an önce hayata geçirmeliyiz.

Ülke genelinde olduğu gibi Antalya’nın da yeşil mutabakata hazır olduğunu söylenemez. Firmalar bazında çeşitli önlemler alınıyor, yatırımlar yapılıyor ancak bunun bir eylem planı doğrultusunda bütün paydaşları içine alacak şekilde planlanması gerekli. Tarımda öncü olan Antalya, yeşil mutabakat konusuna da öncülük etmeli. Önümüzdeki dönemde tarımsal üretimde yasaklı maddelerin kapsamı genişleyecek ve yaptırımlar artacak. Bunun getireceği ek maliyetler tamamen üretici üzerinde kalırsa, sektör bu yükün altından kalkamaz. Devletimizin mutlaka bu yeni üretim biçimine uyumluluk için destekleyici olma rolünü unutmamalı. İhracatta kendimize yeni bir başarı hikayesi yazabilmenin yolu, yeşil mutabakattan geçiyor. Geç kalmazsak hikayemizi yazarız, yoksa kaçan trenin arkasından bakarız.

SORU - Son yıllarda, dünyadaki birçok ülkenin kendi ürünlerini kendi ülkesinde üretme çalışmaları hız kazandı. İleri ki yıllarda ihracat noktasında düşüşlerin yaşanmaması için, sizce neler yapılmalı?

ALİ ÇANDIR - Koronavirüs salgını, bütün ülkelerin tarımda kendine yeter hale gelmesi gerektiğini ortaya koydu. Salgınla birlikte birçok ülke gıda stoklarken, bazı ürünlerde ithalat kısıtlaması ya da ithalat yasağı uyguladı. Paramız olsa bile ürün alamayacak hale geldik. O nedenle ülke olarak tarımda kendi kendimize yeter hale gelmeliyiz.Türk çiftçisi üretimden vazgeçmemek için direniyor. Tarımdaki ihracat rakamları da önceki yıllara göre ciddi bir artış kaydetti. Ancak artan girdi maliyetleriyle karşı karşıya kalan üretici ciddi bir borç yükünü de sırtlandı. Ürettiği ürünün maliyetini, ürün fiyatlarına yansıtamadı. Dolayısıyla artan maliyetlerin yükünü kendi çekti. Burada beklentimiz girdi maliyetlerini azaltıcı önlemlerin alınması yönünde. Eğer bu sağlanırsa üretici daha çok üretmeye daha çok ihraç etmeye devam ederiz.

SORU - İklim krizinin ve pandeminin bize gösterdiği diğer önemli konuların başında ise, üretimde kaynakların verimli kullanılmasının önemi bir kez daha anlaşıldı. Bu anlamda "Tarımda Planlama" dersek eğer,  Antalya Ticaret Borsası (ATB) olarak neler söylemek istersiniz?

ALİ ÇANDIR - Biz her platformda planlamanın önemini vurguluyoruz. Çünkü tarımda istatistik ve planlamanın gücünün farkındayız. Ölçmediğiniz şeyi yönetemezsiniz, planlamasını yapmadığınız şeyi hayata geçiremezsiniz. Hele hele tarımda planlama şart. Tarım stratejik bir sektördür ve buna uygun bir projeksiyonla yönetilmelidir.

Elinizdeki gücü, potansiyeli bilmezseniz, neye göre planlama yapacağınızı da kestiremezsiniz. Bu yüzden bir an önce tarım envanteri çıkarılması gerekiyor. Ardından iyi bir strateji oluşturup, teşvik ve destekleri bu envantere göre daha sağlıklı sunar ve etki analizlerini yaparsak tarımda tarımda kilit ülkelerden biri oluruz.

SORU - Tarıma bakınca, kaynaklara da bakmak lazım. En önemli kaynak ise, nitelikli insan kaynağı. Çevreye ve tarıma duyarlı gençler yetiştirmek çok önemli. Antalya Ticaret Borsası (ATB) olarak başlattığınız eğitim çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz? Eğitim programları nelerden oluşuyor, şimdiye kadar kaç kişiye ulaştınız? Önümüzdeki süreçte hedefler neler olacak?

ALİ ÇANDIR - Antalya Ticaret Borsası olarak kapanmanın yaşandığı salgın döneminde tarımsal eğitimlere önem verdik. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde online tarımsal eğitimler gerçekleştirdik. Borsamız ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında 1 Aralık 2020 tarihinde imzalanan protokolle hayata geçirdiğimiz eğitim programında, 9 ana başlıkta 80 tarımsal eğitim düzenledik, 8 ayda 300 binin üzerinde kişiye ulaştık. Özellikle sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemde verilen eğitimlere ilgi çok yoğun oldu. Tarımda Türkiye’nin lokomotifi olan Antalya tarımsal eğitimde de ciddi bir ivme kazandı. Peynirden süte, ekmekten meyve yetiştiriciliğine, tıbbi aromatik bitkilerden sığır yetiştiriciliğine ve biyoyakıt bitkilere kadar çok geniş yelpazede online ve interaktif tarım eğitim programları düzenledik. Eğitimlere sadece çiftçilerin değil toplumun her kesiminden binlerce kişi ilgi gösterdi. Amacımız tarımsal üretimin kalitesini artırmak. Tarımla ilgilenen herkesin bu işi bilinçli bir şekilde yapmasını sağlamak. Gelen talepler doğrultusunda eğitim programlarımız devam ediyor.

SORU - Tarım sektörü son beş yılda  birinci çeyrekte sürekli büyüyor, bu sevindirici olsa da, son yıllarda artan girdi maliyetleri, düşen karlılık oranları yüzünden tarımdan uzaklaşmalar görülmekte. İhracat artışının, üretime göre daha hızlı olması da, ciddi tedarik zincirinde sıkıntılara neden oluyor. Bu anlamda pandemi sürecindeki destek ve teşvikler, sektör için yeterli oldu mu? Bu konuda başka neler yapılmalı?

ALİ ÇANDIR - Antalya son yıllarda başta yaş meyve sebze ve süs bitkileri olmak üzere ihracatta Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. 2021’in ilk 7 ayı toplamında bir önceki yılın ilk 7 ayına göre toplam tarım ve gıda ihracatı Türkiye’de yüzde 18,3 büyürken, Antalya’da yüzde 40 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre Temmuz’da Antalya’da toplam ihracat içinde tarımın payı yüzde 5 artarak yüzde 54 oldu. Pandemi döneminde tarım ürünlerinin ihracatı konusunda bazı sıkıntılar yaşandı. Örneğin portakalın ihracat döneminde ihracatına dolaylı yasak geldi, sonra yanlıştan geri dönüldü. Rusya ile domates kotası sıkıntımız devam ediyor. Lojistik fiyatlarının aşırı artışıyla ilgili sıkıntılarımız devam ediyor. Antalya üretiyor, ürettiğini de dünya sofralarına ulaştırmaya hazır, yeter ki önümüzdeki engeller kaldırılsın.

Salgın döneminde iş dünyasının finansal yapısına direnç katacak destek ve kolaylıklara ihtiyaç var. Salgının etkisi halen atlatılmamışken, kısa çalışma ödeneği sonlandırıldı. Özellikle küçük işletmeler için can suyu olan kısa çalışma ödeneğinin tekrar hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Artan maliyetler nedeniyle fide ve diğer girdilerin temininde zorlanan üreticilere hibe desteklerin sunulmasını, kış dönemi için işletmelere kira destek mekanizması geliştirilmesini, kamuya olan birikmiş ödemelerin ertelenmesini, sektör ayrımı yapmaksızın uygun maliyetli kredi imkanlarının yaratılmasını istiyoruz.

SORU - Antalya ekonomisine güç katan  ticari hayatın en önemli oyuncularından biri olan fuarcılık sektörü, içinde bulunduğu şehrinde ekonomisine direkt büyük katkı sağlıyor. Bu anlamda her yıl birçok fuarı ağırlayan Antalya şehri için, fuarcılığın önemi kuşkusuz tartışılmaz. Bu yıl 24-27 Kasım 2021 tarihleri arasında yapılacak olan tarım sektörünün en büyük fuarlarından biri olan Growtech Tarım Fuarı’nın değerli destekçilerinden biri de sizlersiniz. Antalya Ticaret Borsası (ATB) olarak, Growtech Tarım Fuarı’nı değerlendirmenizi istesek, neler söylersiniz?

ALİ ÇANDIR - Her yıl artan katılımcı sayısı ile Asya ve Avrupa’da tarım alanında gerçekleştirilen en önemli etkinliklerinden biri olan Growtech Tarım Fuarı’na Antalya olarak ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl milyonlarca turisti ağırlayan Antalya aynı zamanda ülkemiz tarımının da başkenti konumunda. Dünya kentleri arasında yer alan Antalya'nın, Türk tarımının gelişimine katkı veren böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmasını önemsiyoruz. Fuara katılımın her geçen yıl arttığını memnuniyetle gözlemliyor, daha çok ziyaretçiyle buluşmasını arzu ediyorum. Bu yıl 24-27 Kasım 2021 tarihlerinde düzenlenecek fuarın bütün katılımcılarına başarılar diliyorum. Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

banner18
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1