Öne Çıkanlar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Irak düzce kar marmaris

Ankara ile iletişimden sonuç aldık

DEİK Başkanı Nail Olpak ekonomide son dönemde yapılan çalışmaları anlattı ve durum raporunu paylaştı. Önce koronavirüs salgınıyla birlikte evdekal süreci anlatan Olpak “En başından bu yana önce insan sağlığı dedik. İşlerimizi askıya almıyoruz lesajı verdik. İşletmelerimiz ile çalışanlarımızın sağlığını ve istihdamımızı koruduk mesajımız bu oldu” dedi.

Evden çalışmaya başladığımız 23 Mart tarihinden bugüne kadar 450 online (Görüşme, YK toplantısı, webinar ve etkinlik) toplantı gerçekleştirdiklerini belirten Nail Olpak şöyle devam etti:

. Sürece hızla adapte olduk ve Ticari Diplomasi faaliyetlerimizi online platformlara taşıdık. 44 webinar, 176 İş Konseyi toplantısı, 44 Karşı Kanatlarımızla toplantı, 186 karşılıklı görüşmelerin olduğu toplantı gerçekleştirdik. Bu sistem klasik toplantılardan zaman zaman çok başarılı oldu. Kimse işim var, trafik nedeniyle yetişemedim diyemedi. Toplantılarımızda 4 Bakanımızı, 157 Büyükelçimizi ve 147 Ticaret Müşavirimizi konuk ettik. İş Konseylerimizin paydaş kuruluşlarıyla beraber iş ve yatırım fırsatlarının, sektörel iş buluşmalarının gerçekleştirmek üzere başlattığımız yeni online toplantı serimiz olan Interconnected Business Series de bu formatın daha derinlikli, bir üst segmenti oldu.

BU TOPLANTI ÖNEMLİ

Pazartesi günü bakanların toplantısından sonra yarın yani Salı günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında YOİKK toplantımız var. Bu toplantı fiziki buluşma şeklinde olacak. Yani yüzyüze yapılacak. Bu toplantıyı çok önemsiyoruz. Elbette doğru yapılan çalışmalar için teşekkür edeceğiz. Ancak beklentilerimizi de ifade edeceğiz. Bu arada şunun altını çizmeliyim. Ankara’yla İletişim konusu da, gayet iyi gitti. Gerektiği kadar ve gerektiği zamanlarda bizzat Sayın Bakanlarımız olmak üzere Hükümetimiz ile iletişimiziz kesilmedi ve daha önemlisi o iletişimden sonuç aldık. Mart ayının ikinci yarısında önümüze önemli bir problemimiz çıkmak üzereydi, Vadeli Çek ve senetlerin, mücbir sebep kapsamında değerlendirerek ödenmesi, aslında ödenmemesi. BU gerçekten önemli sorunu gündeme taşıyan ben oldum ve Berat Bakanımız ile yaptığım bir dizi görüşme sonunda Çek Kredisi desteği çıktı. Bakın bu süreçte öyle bir problem yaşamadık, yaşasaydık önemli bir kriz olurdu.

Ekonomideki gelişmeleri de değerlendiren Başkan Nail Olpak şu görüşleri dile getirdi:

“Dünya Ekonomisi 2020’yi kayıpla kapatacak. Türkiye’nin yılı az da olsa pozitif büyümeyle kapatacağını düşünüyorum. 2020 Haziran ayında 2019’un aynı ayına göre yüzde 30 civarlarında bir artış bekliyoruz. Devletimizin ve hükümetimizin sunduğu destek paketleri ile hızlı geri dönüşler aldık. Ve kısmi olumsuzluklara rağmen artık sadece iş konuşmaya başladık. Ve en önemlisi de iş dünyası olarak katıldığımız toplantılarda sadece günü değerlendirmiyor, gelecekte neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Önümüzdeki dönemin yeni parametreleri güven ve tedarik zinciri kavramları olacak. Bugüne kadar ölçek ekonomisini konuşurken bugün geldiğimiz noktada ulaşılabilirlik ve tedarik zincirinin kopmamasını konuşuyoruz. Bu sürecin kazananları ise, muhataplarına güven veren ülkeler olacak. Türkiye, elbette Çin’e alternatif bir üretim üssü haline gelebilir. Ancak süreci doğru okumalıyız, önümüzdeki dönemde özellikle Afrika gibi üçüncü bölge ve ülkelerde Türkiye-Çin olarak iş birliği yapabiliriz.

VERGİLER KALICI OLMAZ

Son olarak bazı ürünlere ek gümrük vergisi konulmasını meselesine değinen Olpak bunun kalıcı olmayacağını belirterek şöyle devam etti:

"Hızla devreye giren çek kredisi ile piyasalarda ödemesi yapılmayan çekler gibi olası bir ticari sorun yaşamadık. Özellikle bu konuda Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak ve Bakanlığımızın hızlı çözüm adımları ile bu sorunun önüne geçildi. Eğer iç piyasada, ticaret anlamında böyle ekstra bir sorunla karşılaşsaydık, başka bir kriz riskiyle karşı karşıya kalabilirdik. Türkiye, tedarik zincirini kopartmadan ayakta kalabilmek ve pandeminin ekonomik zararlarını en aza indirmek için tüm enstrümanları kullanıyor. Önümüzdeki dönemin şartları içinde kamu yönetiminin iş hayatımızdaki ağırlığının daha da artacağını düşünüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, merkez bankalarının dahi özel şirketlere yatırım fonu sağladığına tanıklık ediyoruz. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin dış ticaretteki en önemli konu başlıklarından biri ise European Green Dealolacak. Yeşil yaşam olarak da değerlendirebileceğimiz bu konu çerçevesinde; üretimin her alanında yeşil standartları yakalamak için çalışmalıyız. AB ülkeleri çok sıkı şekilde, bu standartlara hazırlanıyor. Türk iş dünyası olarak biz de, en hızlı şekilde bu sürece adepte ve hazırlıklı olmalıyız. Türk iş dünyamızın bu süreçte en yoğun şekilde dile getirdiği 2 ana talep var. Bu taleplerden önem çıkan ilk konu yurt dışında kurulacak fiziki lojistik merkezleri. Bir diğer önemli husus ise, yurt dışında ticaret yaptığımız yerel bankacılık sistemlerinin kurulması. İlk talepte, Türk ürünlerimizin, mağazacılık sisteminin yanı sıra fiziki olarak da oluşturulacak serbest bölgelerde bulunması gerekiyor. Bu da hedef ülkelerdeki ticaretimizi daha da geliştirecektir. İkinci talepte ise, örneğin, ilgili ülkeye para transferlerinde yabancı bankalara daha az komisyon ödemesi için böyle bir bankacılık yapılanmasına ihtiyaç var.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.