Öne Çıkanlar BAKKA Hava Elektronik Sanayi (HAVELSAN) Ömer Lütfi Mete yardım kampanyası hakkı eren

Baklavacılar Antep’e fıstık fiyatı için çıkarma yapacak

Kilosu 80 liraya çıkan fıstık baklava üreticileri zorluyor. Ağustos ayının ilk haftasında 7-8 kişiden oluşan büyük baklava üreticileri, fıstık fiyatını düşürmek amacıyla Gaziantep’e gitmeye hazırlanıyor Ramazan bayramına kısa bir süre kaldı. Baklava üreticileri bayramda için hazırlıklarını neredeyse tamamladı. Ancak artan fıstık fiyatları baklavacıları bir hayli zorluyor. Baklava üreticileri, maliyet hesabı yaparken bu yıl fıstık fiyatlarının 40-45 lira arasında olacağını öngördü. Ancak baklavalık fıstığın kilosu 80 liraya kadar çıktı. Türkiye’nin önde gelen baklava üreticilerinden Faruk Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güllü, atan fıstık fiyatlarına isyan etti. Normalde fıstığın kilogramının 40 lira olması gerektiğini belirten Güllü, ancak fiyatın simsarlar yüzünden arttığını söyledi. Bize de sıra gelecek Güllü, “Fıstıkta üretici değil, aradaki simsarlar büyük kazanç sağlıyor. Bizde bu yıl simsarlara fırsat vermemek için büyük baklava üreticileri olarak ağustos ayının ilk haftasında Gaziantep’e bir çıkarma yapacağız ve fıstık fiyatının düşmesi için çaba sarf edeceğiz” dedi. Fıstıkların ağaçtan toplanmasının ağustosun başında gerçekleştiğin aktaran Güllü, bu yüzden Gaziantep’e gitmek için bu tarihi seçtiklerini kaydetti. Güllü, “Fıstığın fiyatı ağustos ayının ilk haftasında belirleniyor. Biz fiyatın düşmesi için gerekli tüm tedbirleri almaya çalışacağız. Şu anda stokta fıstık var. Bu yıl rekolte de iyi olacak. Bu yüzen normalde fiyatın düşmesi lazım. Ayrıca 1.5 milyon yeni ağaç dikildi. Ancak bunların ürün vermesi için en az iki yıl gerekli. Bu gerçekleşirse elbette konuşmak için sıra da bize gelecek” şeklinde konuştu. Bayramda baklavaya zam yok Fıstık fiyatındaki artışa rağmen Ramazan Bayramı’nda baklavaya zam yapmayacaklarının altını çizen Güllü, ancak artan maliyeti üreticilerin kendi ceplerinde karşıladığını dile getirdi. Güllü şunları söyledi: “Fıstık fiyatlarını ürünlerimize yansıtmadık. Tabii bunun da bir maliyeti var. Sadece fıstıktaki artışın bize maliyeti 400 bin lirayı oldu. Fıstığın normalde olması gereken fiyatı 40-45 liradır.” 35 liranın altındaki baklavaya dikkat edin Faruk Güllü, baklava alacaklara da bazı önerilerde bulundu. Güllü şu noktalara dikkat çekti: “3 kilosu 50 liraya baklava olmaz. Oluyorsa o baklava değildir. Baklavada marka ürünlere dikkat edilmeli. Normalde baklavanın kilosu 40-50 liradır. En kötü ihtimalle 35 liranın altında fiyata satılan baklavalara dikkat edilmeli. İçinde ne tür ürünler kullanılıyor buna bakılmalı. Merdiven altı üretimlerde ucuz yağlar, toz şeker yerine glikoz şurubu, fıstık yerine bezelye kullanılıyor. Eğer markali ürün alırsanız, beğenmediğinizde bunu geri verme şansınız var. Bu yüzden vatandaşlar baklava alırken muhakkak dikkat etmeli.” Bu yıl 100 milyon ciro hedefliyoruz Faruk Güllü, şirket olarak geçen yıl 70 milyon liralık ciro yaptıklarını bu yılki hedeflerinin ise 100 milyon lira olduğunu söyledi.3’ü yurtdışında olmak üzere 55 mağazayla hizmet verdiklerini ifade eden Güllü, “Mağazaların 9’u bize ait. Geri kalanlar ise franchise. Bu yıl sonunda 70 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. İstanbul, Antalya, Estonya ve Bakü’de üretim yaptıklarını 2015 yılında Ankara’da bir üretim merkezi açacaklarını aktaran Güllü, yıl sonuna kadar 2 bin ton yani 14 milyon porsiyon baklava üretimi gerçekleştireceklerini bildirdi. 4 ülkenin birinde üretime geçeceğiz Başka Rusya olmak üzere, Amerika, Avrupa,Balkan ülkeleri, Çin ve Güney Kore’ye ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Güllü, geçen yıl 3.5 milyon TL ihracat yaptıklarını bu yılki hedeflerin ise 4 milyon TL olduğunu kaydetti. Yurtdışında üretim konusunda yeni çalışmaları olduğunu ve bu konuda davet aldıklarını vurgulayan Güllü, Ôrtadoğu, Rusya, ABD ve Almanya’dan teklif aldık. 2015 yılında bu 4 bölgenin birinde baklava üretim tesisi planlıyoruz” açıklaması yaptı. Baklava Arap değil Türk tatlısıdır Faruk Güllü, tarihe bakıldığında baklavanın gerçekte Arap değil Türk tatlısı olduğunun görüleceğini söyledi. Güllü bir çok tarihçinin de bu konuda çalışmaları olduğuna değinerek, “Orta Asya’dan Türk boylarının yaptığı göçler dikkatle incelendiğinde baklava, Orta Asya’dan Anadolu’ya geldiği görülecektir” şeklinde konuştu Bilgi Notu Faruk Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güllü Kısaca Faruk Güllüoğlu & Vizyon Gaziantep’in köklü ailelerinden Güllüoğlu ailesi olarak, dedemiz Güllü Çelebi’den öğrendiğimiz baklavacılık mesleğini 1871’den beri devam ettirmekteyiz. Baklavayı Türkiye ile tanıştıran bir aile olarak beş kuşaktır bu şanlı soyadını sahiplenmekteyiz. 1871’de başlayan baklavacılık serüveninde asırlık lezzeti daha fazla insana tattırma gayesiyle yola çıktık. İlk başta Güllüoğlu aile markası çatısında bu soyadına hizmet ettim. 5’inci nesil olarak baklavayı dünyaya açabileceğimizi düşünüyorum. Farklılaşmak, edindiğimiz yeni bilgi ve tecrübeleri temsil ettiğimiz kültür ve sanatımıza aktarmak ve kendi markamız ile ilerlemek için 21 yıl önce yani 1993 yılında Faruk Güllüoğlu markası ile yola çıktık. Bu yola bir geleneğe sahip çıkmak ve lezzetlerimizi daha fazla insana tattırmak amacıyla çıktık. Markalaşma ve Büyüme 2010 yılında yeni bir mağazacılık konsepti geliştirerek yeni yüzümüz ve yeni mağazacılık markamız ‘Faruk Güllüoğlu İstanbul’ ile müşterilerimize hizmet vermeye başladık. Böylece Faruk Güllüoğlu Mağazacılık çatısı altında 3 farklı konseptte iki farklı markaya sahip olduk. Cafe ve Restoran konseptini de bünyesinde bulunduran “Faruk Güllüoğlu İstanbul’da tatlı ve kahvaltı çeşitlerinin yanı sıra sektörde pek olmayan hepsi birbirinden özel el yapımı yüzlerce çeşit çikolata, pasta ve sütlü tatlı çeşitleri ile Osmanlı ve Dünya mutfaklarından seçme yemek seçeneklerimizi sunuyoruz. ‘Faruk Güllüoğlu Geleneksel’ olarak adlandırdığımız tatlıcı konseptimizde ise tüm baklava çeşitlerimiz, lokum, helva, börek, poğaça çeşitlerimiz ile tüketicilerin karşısına çıkıyoruz. Kübban’da ise geleneksel Antep mutfağının eşsiz örneklerini müşterilerimize sunuyoruz. 2012 yılında 650 kişiye istihdam sağlarken şu anda 1000 kişiyi aşkın bir istihdam sağlar hale geldik. İstanbul’daki ana fabrikamızın yanı sıra Antalya, Estonya ve Bakü’de üretim yapıyoruz. 2014 yılında halkımıza ve yurt dışında markamızı ve lezzetlerimizi tercih 2000 ton yani 2 milyon kilogram baklavayı (14 milyon porsiyon) afiyetle sunabilmiş olmayı hedefliyoruz. Bu bizim için geçen sene kırmış olduğumuz 1 milyon 200 bin tonu aşkın baklava üretim ve satışa ait kendi rekorumuzu daha da geliştireceğiz anlamına geliyor. Başarı Hikâyemiz ve Büyüme Tatlının bir dükkânda tek ürün olarak satılması elbette 40’ların 50’lerin Türkiye’sinde büyük bir gelişme olarak algılandı. Güllüoğlu ailesinin de olağanüstü hizmetleri sayesinde bugün baklava tatlıda bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. 1993 yılında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de ilk imalat ve satış yerimizle birlikte Faruk Güllüoğlu markası altında faaliyet göstermeye başladık. Elde ettiğimiz başarı ile birlikte Türkiye’de de büyüme kararı aldık. 1994 yılında İstanbul’da ilk tesisimizi Bakırköy’de açtık. Sonrasında ise birçok şubemiz açıldı, 2012 yılının son dönemlerinde ise franchise ile büyüme kararı aldık ve şimdi de franchise mağazalarımız birbirini takip ediyor. Özellikle 2014 yılını Faruk Güllüoğlu için atılım ve büyüme yılı olarak belirledik. 2014 yılında Ramazan ayında açtığımız 2 yeni mağazamızla birlikte İstanbul ve Antalya’da toplam 52 mağaza (yurt dışında da 3 mağazayla birlikte toplam 55 mağaza) büyüklüğüne ulaştık. Sene sonunda ise 70 mağazalık büyüklüğe erişip, 42 mağazayla kapattığımız 2013 yılını oranla % 65’lik büyüme gerçekleştirerek daha fazla müşteriye kendi lezzetlerimizi tattırabilmeyi gönülden arzu ediyoruz. 2013 yılında bir önceki yıla göre % 55’lik büyümeyle toplam 70 milyon TL’yi aşkın ciro gerçekleştirdik, 2014 yılında ise ciromuzun 100 milyon TL’yi aşmasını bekliyoruz. Üretim ve Sektör Baklava ve tatlıcılık yıllar içinde küçük atölyelerde üretilen bir ürünken yüzlerce insanın çalıştığı dev bir sektör haline geldi. Rakamlarda bu minvalde büyüdü gelişti. Türkiye'de günlük ortalama 600 ton baklava üretildiğini, 30 binden fazla imalatçı bulunduğunu ve sektörün yıllık cirosunun 4 milyar 300 milyon TL'ye ulaştığına dair açıklamalar bulunmakla birlikte baklavacılık küçük ölçekli işletmeler ve mahalle arası pastanelerde bile yapılan bir ürün haline geldiğinden net rakamları vermek çok mümkün görünmemektedir. Faruk Güllüoğlu olarak bizler 2001 yılından bu yana ise üretimimizi, 6000 metrekare kapalı alan üzerine kurulu, Merter’deki modern tesislerimizde gerçekleştirmekteyiz. Hali hazırda Faruk Güllüoğlu olarak sadece baklava özelinde günlük olarak 4.5 ton baklava üretim kapasitesine sahibiz. 2012’de Faruk Güllüoğlu olarak baklava severlere tam 750 ton yani yaklaşık 5 milyon porsiyon baklava yedirdik. Bu rakam 2013 yılında 1 milyon 200 bin kg’ye ulaştı, 2014 yılında ise 14 milyon porsiyon baklayı (2000 ton) müşterilerimize tattırmış olmayı amaçlıyoruz. İhracat 1871’den geleceğe Güllüoğlu baklavasını ve kalite anlayışına sahip Türk kültürünün diğer öğelerini Faruk Güllüoğlu olarak tüm dünya halkına tanıtmayı hedeflemekteyiz. Yurt içinde 52, yurtdışında 3 toplamda 55 mağazası ile hizmet vermeye ve büyümeye devam eden markamızla bugün 25 ülkeye %20’si baklava olmak üzere toplam 350 ton ürün ihraç etmekteyiz. İhracat yaptığımız yerlerin başında Amerika, Avrupa, Balkanlar, Uzakdoğu ülkeleri ve Rusya gelmektedir. İhracat yaptığımız ülkeler arasında en büyük pay Avrupa ülkelerinde olsa da Rusya, Çin ve Güney Kore gibi pazarlarda da ihracatta önemli bir noktadayız. Tüm bu çalışmalarımızın karşılığı olarak ihracatta 2012 yılını yaklaşık 3 milyon dolar, 2013 yılını ise yaklaşık 3.5 milyon dolarlık satış başarısı ile kapattık. 2014 yılında ise ihracat ciromuzda %20’lik bir artışla 4 milyon TL’yi geçebilmeyi hedefliyoruz. Bu noktada baklava ve ihracat konusunda başka ve çok önemli bir hususa daha değinmek istiyorum. Ekonomide çok önemli bir yere sahip olan Gaziantep'in sembolleri arasında yer alan baklavanın sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözdesi. Ülkemize ziyaret eden ünlü ünsüz her kişi gerçek baklava lezzeti karşısında adeta şapka çıkartıyor, buna nice yakın gündemimizde de pek çok örneği mevcut (sonuncusu Hollywood starı Jessica Alba oldu). Dünya piyasalarında gıda sektöründe tutunabilmek için önce markalaşmak ve sektörünüzde varlığınızı hissettirmek zorundasınız. Bu nedenle bir Türk tatlısı olan baklavamıza sahip çıkmak ve iç piyasaya yönelik üretimlerimizi dış piyasaya da yönlendirmek zorundayız. Ne yazık ki Türkiye olarak bir Türk tatlısı olan baklavaya yeterince sahip çıkamıyoruz. Dünya tatlı piyasasından isim yapabilmemiz için, daha çok pay alabilmek için, markalar çıkarmak ve ülke tanıtımına % 100 katkı sağlamak için baklavaya gerçekten ulusal bir sistem ve programla sahip çıkmak zorundayız. Franchise Şimdiye kadar anlattığım değerler ve hedefler doğrultusunda Faruk Güllüoğlu olarak 2012 yılının sonunda yepyeni bir adım attık ve franchising ile büyüme kararı verdik. Tam 6 ay gibi kısa bir sürede 1000’e yakın talep aldık. Elbette ince eleyip sık dokuduk. Şu an için Türkiye’de 9’u kendi mağazamız ve 43’ü franchise olmak üzere toplam 52 mağazalık büyüklüğe eriştik, sene sonunda ise 70 mağazalık bir perakende ağına sahip olmayı arzuluyoruz. Biz markalarımızı ve geleneksel lezzetlerimizi modern bir anlayışla Türkiye'nin ve dünyanın her noktasındaki tüketicileri ile en kaliteli şekilde bir araya getirme hedefindeyiz. Franchising sisteminin bu hususta çok önemli olduğunu ise görmekteyiz. Pazardaki lider konumuyla Faruk Güllüoğlu markasının franchisenı alacak iş ortaklarımız, sektördeki hem büyüme potansiyelinden yararlanabilecek hem de kaliteli, taze, güvenilir ve lezzetli ürün portföyümüze sahip oluyor. Ayrıca Faruk Güllüoğlu’nun 2012 yılında layık görüldüğü Superbrands (Süper Marka) olmuş imzasını gururla taşıyorlar. Yurtdışı hedeflerimizden bahsedecek olursak öncelikle faaliyet gösterdiğimiz Azerbaycan’da operasyonumuzu geliştirmeyi sonrasında ise Avrupa ve Ortadoğu’dan gelen talepleri değerlendirerek yolumuza “Master Franchising” ile devam etmeyi planlıyoruz. Ramazan Ramazan ayı ise ister kış ister yaz dönemine gelsin Türkiye için beslenme alışkanlıkları açısından belli olmazsa olmazlara sahip bir dönem olarak ön plana çıkıyor. Biz bu dönemde özellikle Faruk Güllüoğlu İstanbul konseptiyle hizmet veren mağazalarımızda lezzetli iftar ve sahur menüleriyle müşterilerimize hizmet veriyoruz. Faruk Güllüoğlu olarak şubelerimizde, tatlısından tuzlusuna, zeytinyağlılarından sıcaklarına, sıcak ve soğuk içeceklerine kadar her damak zevkine hitap edecek, birbirinden leziz iftar menüleri sunuyoruz. İftar menümüz oldukça zengin olup iftariyeliklerden zeytinyağlı tabağına karışık ızgara tabağından baklava ve meyve tabağına kadar zengin ve sağlıklı bir şekilde şekilde hazırlanmıştır. Sahur menümüz ise hem insanları bedenen rahatsız etmeyecek hem de doyuruculuğu yüksek nitelikte kahvaltı ve zeytinyağlı tabakları formasyonuyla satışa sunuluyor. Geçtiğimiz yıl ramazan ayında her gün yaklaşık ortalama 13 bin müşteriyi mağazalarımda ağırladık. Bu sene ise ramazan ayında her gün yaklaşık 20 bin müşterimizi Faruk Güllüoğlu mağazalarında ağırlamayı hedefliyoruz. Bir başka deyişle ramazan ayında 2014 yılındaki toplam ciro hedefimizin 7’de 1ini yani 10 milyon TL’lik bir ciro gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Baklava ve Güllaç Ramazanlarda yaz gelse de kış gitse de baklavaya, güllaca olan talepte önemli bir dalgalanma olmuyor, halk yine iftar sofralarını kendine has Türk tatlılarıyla lezzetlendirmeye devam ediyor. Baklava satışı ramazan aylarında diğer ayların 2 katına çıkmaktadır, halkımız bu noktada yaz ya da kış demeden kökeni Orta Asya olan bu safkan Türk tatlısını tercih etmeye devam ediyor. Yani işin özü Ramazan’da baklavanın yazı kışı olmuyor. Örneğin geçtiğimiz yıl sadece Ramazan ayında yaklaşık 130 ton baklava ürettik. Bu yıl ramazan döneminde ise baklava üretim hedefimizi 180 ton olarak belirledik. Yani sadece ramazan ayında baklava üretimimizde geçtiğimiz yıla göre % 40’a varan bir büyüme öngörüyoruz. Ramazan’a özel bir başka kültürel ürünümüz ise güllaç. Güllaç; protein, B ve E vitaminleri içeriyor. Bu vitaminler nedeniyle güllaç bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Oruç nedeniyle düşen kan şekerinin normal seviyesine gelmesine yardımcı oluyor. Ayrıca hafif bir tatlı olduğu için oruç açıldıktan sonra mideyi rahatsız etmiyor, kolay sindiriliyor. İşte bu yüzden daha çok Ramazanda tercih ediliyor. Ramazanda sindirimi kolay hararet yapmayan bol kalsiyumlu Güllaç’ı tercih etmekte fayda var. Faruk Güllüoğlu olarak 2012 yılında 17 ton, 2013 yılında ise 31 ton güllaç yedirmiştik müşterilerimize. 31 ton güllaç yaklaşık 125 bin porsiyon demektir. 2014 Ramazan’ında ise % 45’lik artışla yaklaşık 45 ton güllaç satışıyla 180 bin kişiye kendi güllacımızdan afiyetle tattırmayı amaçlıyoruz. Geçen sene güllaç konusunda bir ilki de gerçekleştirmiştik. Şeker hastalarını ve diyet yapan müşterilerimizi düşünerek, diyabetik ve diyet yapanlar için kalorisi ve şekeri azaltılmış diyet güllacı ürettik, çok ciddi ilgi gördü. Bu senede tatlıdan vazgeçmeyen ve sağlığına göre hareket etmek isteyenler için yine diyabetik güllaç üretmeye devam ediyoruz. Yeni Lezzetler Geleneksel güllaç ve baklava lezzetinin yanı sıra tatlı severlerin büyük beğenisini toplayan yenilikçi ürünleriyle de büyük beğeni topluyoruz. Faruk Güllüoğlu olarak ramazana özel bol Hindistan cevizi ile sarılı baklava yufkalarını Hindistan cevizi sütü ile şerbetleyerek hazırladığımız yepyeni baklavamız “Hindistan Cevizli Padişah Sarma”yı müşterilerimizi sunuyoruz. Sıcak yaz akşamlarında Ramazan sofralarında lezzetten ödün vermeyenlerin tercihi olacak Hindistan Cevizli Baklava ile fahiş fıstık fiyatlarına da meydan okuyoruz. Faruk Güllüoğlu bu çok özel lezzeti kilogramı 40 TL’den mağazalarımızda misafirlerin beğenisine sunuyoruz. Altı aya yaklaşan çok özel degustasyon testleri neticesinde Hindistan cevizi ile fındığı bir araya getirerek baklavanın eşsiz lezzeti ile harmanladığımız bu yeni tatlımızın yine bir ilk olan tahinli cevizli baklava gibi damaklarda iz bırakıp yoğun ilgi göreceğini inancımız tamdır. Kübban Gaziantep Mutfağı Faruk Güllüoğlu çatısı altınde yer alan 3. markamız olan Kübban, 2007 yılında bu yana Güneşli’deki mekânında faaliyetlerine yoğun bir ilgi görerek devam etmektedir. Kübban Gaziantep Mutfağı adını; Gaziantep`te yapılan, pişerken kabarıp, içi boşalan, lezzetli, yemesi hem kolay hem de keyifli olan bir ekmek çeşidinden almaktadır. 850 kişi kapasiteli Kübban Gaziantep Mutfağı’nda 35’i mutfak personeli olmak üzere 70`e yakın personel çalışmaktadır.

Anahtar Kelimeler:
Manşet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5