Öne Çıkanlar Basketbol Nevşehir türk telekom boks Hakkari

Doların hakimiyeti son mu buluyor?

ABD kökenli ünlü yatırım bankalarından Goldman Sachs'ın “Dolar, rezerv para statüsünü kaybedebilir” açıklaması gündem oldu. JP Morgan doların zayıflayacağını belirtti ancak rezerv para statüsünü kaybetmeyeceğini savundu. ABD kökenli büyük yatırım bankalarının bile doların geleceği konusunda telaşa ve tezata düşmesinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Etibank eski Genel Müdürü ve Vakıfbank eski Yönetim Kurulu Üyesi Ekonomist Mehmet Zeki Akıllıoğlu’na göre, bir paradigma değişikliğine gidilmesi gerekiyor. Mevcut sistemlerden hiçbirinin sürdürülebilir olmadığını kaydeden Akıllıoğlu, yeni bir para sistemine geçilmesi üzerinde düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Akıllıoğlu, “Bu, uzun vadede, egemen para birimleri başta olmak üzere tüm para birimlerinin, ‘yeni’  bir ‘ortak para birimi’ lehine piyasadan çekilmesi ile sağlanabilir. Burada düşünülmesi gereken, bu yeni ortak para biriminin ne olacağı konusudur” dedi.

DEVASA BORÇ YÜKÜ

Tedavüle sürülen trilyonlarca dolarlar ve ülke borçlarının devasa boyutları göz önünde bulundurulduğunda, mevcut rezerv paralar olan Dolar ve Euro ile dünya ekonomisinin devam etmesinin uzun vadede pek mümkün görünmediğini belirten Akıllıoğlu, şöyle devam etti: “Amerika Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) başta olmak üzere ülkelerin merkez bankaları pandemi sürecinde yaklaşık 5 trilyon dolar piyasaya sürdü.  Buna ek olarak, yine büyük ülkelerin, milli gelirleri boyutlarına erişen veya onu da aşan dev kamusal borçları mevcut. Japonya’da kamusal borcun GSYH’ye oranı yüzde 230. Bu oran İtalya’da yüzde 130, ABD’de yüzde 105, Fransa’da yüzde 100, İngiltere’de yüzde 86 ve Çin’de yüzde 60. Dünya ülkelerinin toplam kamusal borcu ise yaklaşık 65 trilyon dolar. Bu rakam, dünya toplam GSYH'sinin yüzde 80'i düzeyinde. Gelişmiş ekonomiler bazında ise kamusal borçluluk oranı yüzde 100'lere ulaşmış durumda. Bu artık sürdürülebilir bir sistem olmaktan çıkmıştır.”

Zeki Akıllıoğlu, olumsuz tabloya rağmen doların halihazırda dünya ekonomisindeki yüzde 60 rezerv para olma oranını koruyamasa da, ciddi bir alternatif çıkıncaya kadar, en önemli rezerv para olarak devam etme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Bunun önemli nedenlerinden biri dolara alternatif olabilecek para birimleri olan Euro, Sterlin, Yen ve Yuan'ın da, önemli miktarlarda tedavüle sürülmeleri. Akıllıoğlu’na göre bunun bir diğer nedeni de Euro ülkeleri, Birleşik Krallık, Japonya ve Çin'in yüksek borçluluk oranları ile ABD'den pek de farklı olmayan makro ekonomik görünümlere sahip olması.

MEVCUT ÜÇ ALTERNATİF

Rezerv para ile birlikte dünyada giderek daha çok tartışılan konulardan birisi, nasıl daha iyi ve adil bir para sistemine geçilebileceği konusu olduğunu kaydeden Ekonomist Zeki Akıllıoğlu şunları söyledi: “Halihazırda, Kripto Para, yeniden Altın standardı ve SWAP (yani ülkelerin birbirleri ile olan ticareti karşılıklı belirledikleri limitler ile kendi para birimlerinde yapması) rezerv para alternatifi olarak gösterilebilir. Ancak bu alternatiflerin hiçbiri kökten bir çözüm olamayacak gibi görünüyor. Dünya nüfusu 8 milyara yakın ve tüm ülkelerin senelik nominal milli geliri toplamı da yaklaşık 80 trilyon Dolar. Kripto paranın hem milyarlarca insan tarafından hem de bu yüksek seviyelerdeki ekonomik meblağı karşılayacak şekilde kullanımı için üretimi, dağıtımı ve muhasebesi pratikte pek mümkün görünmüyor. Ayrıca, bilgisayar tabanlı olduğu için, siber güvenlik riski de yüksek. Altın da, dünyanın ulaştığı senelik 80 trilyon dolar ekonomik boyutu karşılamaktan çok uzak. Yastık altı ve kayıt dışı da dahil tüm dünyadaki mevcut altın stoku sadece 8 trilyon dolar. Ülkeler arasında karşılıklı yerli para birimleri kullanılması veya karşılıklı SWAP limitlerinin artırılması ise; ikili, kısmi veya bölgesel çözümlerden ibaret kalacak, dünya geneli için kesin ve net bir çözüm olamayacaktır.

Bu seçenekler çözüm olmaktan uzak göründüğüne göre, bir paradigma değişikliğine gidilmesi ve yeni bir para sistemine geçilmesi üzerinde düşünülmelidir. Bu, uzun vadede, ancak egemen para birimleri başta olmak üzere tüm para birimlerinin, yeni bir ortak para birimi lehine piyasadan çekilmesi ile sağlanabilir. Burada düşünülmesi gereken, bu yeni ortak para biriminin ne olacağı konusudur.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.