Öne Çıkanlar Veeam cityscape CSKA Moskova istanbul kemençesi bıçaklı kavga: 2 yaralı

Güçlü dolar dünyayı kurtarır mı ?

Dün HSBC Dünya Başekonomisti Stephen King ile dünya pisayaları ve kur savaşları üzerine sohbet etme imkanı bulduk. Stephen King'in son kitabı "Para Bitince" adıyla çıktı. Bu Stephen King, onlarca korku kitabı olan Stephen King değil. Ancak bunun da senaryoları para piyasalarında korkuya neden olabiliyor. Son kitabı da öyle. Sohbet konusu dünya piyasaları olunca, zaten korku ve endişenin kaynağına dokunmuş oluyorsunuz. Çünkü dolar, euro ve yen arasında kur çekişmesi yaşanıyor. Bu çekişme bütün dünyayı etkiliyor ve önümüzdeki bir buçuk yıl da kesin olarak etkilemeyi sürdürecek. Sohbette temel iki konu vardı: Güçlü dolar dünyayı kurtarır mı? Rusya, nasıl bir tavır sergilemeye devam edecek? Biri süregelen bir finansal hareket olacak ve zor yorumlanabilecek bir cevabı var. Diğerinin cevabı kolay çünkü hiç tahmin edilemeyen jeostratejik siyasi bir hamle olacak. HSBC ekonomistleri, siyasi kararların yüzde 80 etkili olan bir ortam için tahmin yapmanın zor olduğu görüşündeler. Stephen King'in yanı sıra Gelişen Pisayasalar Başekonomisti Murat Ülgen, bankanın Döviz Stratejisti David Bloom ile HSBC Türkiye Başekonomisti Melis Metiner de sohbette hazır bulundu. Soru cevapla geçen diyaloglarımızdan derlediğim notları paragraflar halinde sunuyorum. Yorumları size bırakıyorum... . Gelişmekte olan piyasalar iyi bir hikaye yaratmışlardı ancak bu tatlı hikayenin biraz tadı kaçtı. Dünyada esen sert rüzgarlar nedeniyle makro ekonomik performanslar iyi gitmiyor.Dünya ekonomileri büyümüyor,ticaret hacmi artmıyor.Yeterince ihracat yok. Daha da önemlisi bu istikrarsız ortamda sermaye hareketlerinde de bozulmalar var.Gelişmekte olan ekonomilerin yapısal reform sorunları var. Sadece para politikaları ile faiz indirmekle bu sorunlar çözülmez. Mali politikalarla ilgili de sıkıntılar var. Kolay çözüm yok, herkesin ev ödevini iyi yapması lazım, . Türkiye ekonomisi için orta ve uzun vadede temkinli bir bakış açımız var. Gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye’nin de yapısal reformlara ihtiyacı var. Tasarruf açığı önemli sorun. Daha esnek bir emek piyasasının oluşturulması da önemli. Türkiye’nin de yapısal reformlar konusunda ev ödevini yapması gerekiyor. Karar alıcılar nezdinde bu yapısal konulara doğru teşhis konularak, detaylı bir yol haritası hazırlandı. Eğer bu yol haritası etkin bir şekilde uygulanır ve sonuçları da daha kısa vadede alınırsa Türkiye ile ilgili beklentilerimiz orta ve uzun vadede daha da iyimsere döner düşüncesindeyiz. . Yükselen piyasaları etkileyen çevresel faktörler kötüleşiyor. Bunun başlıca nedenleri doların değer kazanması, likiditenin azalması, küresel emtia fiyatlarındaki düşüş, Çin’in büyümesindeki gerileme ve gelişen ekonomilerin genelinde yaşanan hayal kırıklığı. Piyasalar şu anda, ABD ve AB’nin para politikalarının diğer piyasaları nasıl etkileyeceğini izliyor. . Yükselen pazarlarda büyüme 2012 yılından bu yana hız kaybetti. Bunun temel nedeni küresel ticaretin yetersizliği. Finans krizinden bu yana uygulanan gevşek para politikaları ve kredi şartlarının sona ermesi de yükselen ekonomileri zorlayan unsurlar. . Yükselen ekonomiler aynı zamanda rekabet kaybı yaşıyorlar. İşgücü maliyetinin artması ve işsizlik oranlarının nispeten düşük olması bunun başlıca nedenleri olarak ön plana çıkıyor. . Dünyadaki ortak görüş, yükselen ekonomilerden bir peri masalı bekliyordu; ama bu beklentinin çok fazla iyimser olduğunu gördük. Merkez bankalarının faiz beklentileri gerçekleşmedi; şimdi deflasyonla mücadele etmeye çalışıyorlar. İstihdam piyasaları değişti; maliyetler arttı. Şirketler uzun vadeli yatırım yapmak istemiyorlar. Euro bölgesinde, yük paylaşımı söz konusu değil. Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme politikası duruma yardımcı olsa da, euro bölgesindeki sorunu çözüme kavuşturamadı. . Batı dünyası “Japonlaşma” sorunu yaşıyor. Para politikaları Avrupa için hiçbir zaman bir çözüm olmadı; Avrupa’nın yapısal reformlara ihtiyacı var. .Daha güçlü bir dolar dünyayı kurtarabilir mi? Hayır, ama Türkiye’ye yardımcı olur. Dünya genelinde emtia fiyatları düşüyor. Bu Türkiye için kısa vadede olumlu bir gelişme. Petrol ve emtia fiyatlarının gerilemesi, cari açık ve enflasyonun gerilemesine yardımcı olur. . Doların yükselmesinden kar sağlayacak iki ülke Hindistan ve Türkiye. Dolar yüzde 5 oranında yukarı hareket etti. Bu oran önümüzdeki dönemde yüzde 10 daha yukarı tırmanacak. Doların yükselişi ne kadar sürer diye soracak olursak, bu deflasyon zehrinin ABD’ye ne kadar sıçrayacağına bağlı. . Döviz savaşları yaşanan sorunlara cevap değil. Çözüm için harekete geçmek; fabrika açmak, istihdam yaratmak gerekli. Bugün dünya genelinde jeopolitik sorunlar yükseldikçe, dolar yükselmeye devam edecek. Bugün döviz ticaretinin yüzde 87’sini dolar oluşturuyor. Önümüzdeki 15 ay boyunca doların hakimiyeti devam edecek; ama dünyanın çok çabuk değiştiğini de unutmamak gerekir. . Yükselen piyasalara yönelik hayal kırıklığı söz konusu. Büyük yatırım fırsatı sunan ülkelerde, hikayenin tadı kaçmış durumda. Bunun başlıca nedenleri arasında, küresel ticaretin zayıflaması, sermaye piyasalarında oynaklık; yatırım ortamının tatmin edici olmaması ve FED’in para politikasını normalleştireceği yönündeki sinyaller sayılabilir. . Tüm bu gelişmeler yükselen piyasalarda verimlilik kaybına da neden oluyor. Bunu telafi edecek bir yol lazım. Bunun kolay para politikaları olmadığını gördük. Yapısal reformlara ihtiyacımız var. İşgücü verimliliğinin artması, altyapı, teknoloji, Ar-Ge, eğitim, sağlık yatırımları şart. Reel ücret artışını verimlilikle baş başa getirmemiz gerekiyor. Sonuçta Avrupa Merkez Bankası’nın atacağı adımlar faydalanacağız ama öncelikle ev ödevimizi yapmamız gerekiyor. Enflasyonun aşağı çekilmesi şart. Bunun için tasarruf araçlarının artırılması, finansal piyasaların değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Döviz. altın, emtia ve diğerleri için herşey tahminlerden mi ibaret? Hayır, çünkü dünyada herşey çok hızlı değişiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5