banner25

Tuncay Özilhan: Somut yol haritaları bekliyoruz

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, enflasyon ve genel ekonomiye dair değerlendirmede bulundu. Türkiye’nin gıda fiyatlarındaki artışı önlemek için yeni bir tarım politikası oluşturulması gerektiğini söyleyen Tuncay Özilhan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

-Dünyada bir dönem sona erdi. Ama yerine geçenin ne olduğu henüz netleşmedi. Bizden kaynaklanan belirsizlikler ile yeni dünya düzenine ilişkin belirsizlikler iç içe geçiyor. İktidardan ve muhalefetten yeni dönem için net ve somut yol haritaları bekliyoruz. Beklentimiz eski ezberlerin tekrar edilmesi değil. İçinde bulunduğumuz çetrefil durumdan nasıl düzlüğe çıkacağımızın ortaya konulması. Ne tarafa baksak her yerde belirsizlik, öngörülemezlik ve güven eksikliği görüyoruz. Artık bildiğimiz güvenli limanları terk etmiş durumdayız.

-Türkiye’nin gıda fiyatlarındaki artışı önlemek için yeni bir tarım politikası oluşturulmalı. Dünyadaki gelişmeler ve içeride uyguladığımız iktisadi politikalarla birlikte ülke risk primi yükseliyor. Enflasyondaki artış hızı daha önce görmediğimiz düzeyde. Piyasanın işleyişine yapılan müdahaleler ekonomiyi daha da bozar. Ekonomiyi istikrarlı ve sürdürülebilir bir raya oturtabilmek için uzmanların, teknisyenlerin ve akademisyenlerin de görüşlerine kulak vermek gerek. Yatırımlar sadece düşük faiz politikasıyla sağlanmaz.

-ABD - Avrupa ile Çin - Rusya aksları arasında gerilim giderek tırmanıyor. Bu tırmanışın son durağı Rusya’nın Ukrayna’yı işgali oldu. Ukrayna savaşının nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz ama küresel mimariyi şimdiden değiştirdiğini biliyoruz. Senelerdir alışkın olduğumuz düzen, yerleşik anlayışlar, fiyat belirleme davranışları, lojistik yaklaşım değişti. 

-Teknolojik ürünlerden hammaddeye, tarım ve gıda ürünlerinden enerjiye her alandaki arz zincirleri kırıldı; tedarik sorunları yaşanıyor. 
 
-Tek kutuplu bir dünyada küreselleşme sayesinde hızla büyümüş olan Çin’in iki kutuplu bir dünyada başarılı olmaya devam edip etmeyeceğini bilmiyoruz. 

-Piyasa fiyatlarıyla ölçüldüğünde dünya ekonomisinin %60’a yakınını hala batı ülkeleri üretiyor. Gelecekte küreselleşmenin nasıl olacağı ülkelerin ekonomi politikası tercihlerini şekillendirecek. Hangi ticaret bloku içinde yer alacağımız, neyi nasıl üreteceğimiz daha da önemli hale gelecek.Neyi nasıl üreteceğimize yönelik kararlarda iklim krizi ile küresel mücadele perspektifi  de belirleyici olacak. 

-Son IPCC raporuna göre küresel ısınmayı 1.5 derecede tutabilmek için 2050’ye kadar karbon emisyonlarını küresel ölçekte net sıfıra indirmek gerekiyor.  

-Avrupa bu ortak tavrı yaptırımlardan kaynaklanan zorluklar nedeniyle gevşetmeyip daha sıkı bir bütünleşmeye doğru taşıyabilirse daha demokratik ve eşitlikçi bir dünyanın temellerini de atabilir. 

-Ancak bu ülkelerde iktidar olan sağ popülist liderler şaşırtıcı olmayan bir şekilde seçmenlerin beklentilerini karşılayamadılar ve bu dalga kısmen  geri çekilmeye başladı. Bu süreç hızlanır ve küresel çaptaki otoriterleşme eğilimi son bulursa yeni dönemde siyasetin kodları da değişir. 

-Ekonomik hayatın düzenlenmesinde piyasanın mı yoksa devletlerin mi belirleyici olması gerektiği sorusunun cevabı farklı dönemlerde farklı şekillerde veriliyor. 
İkinci dünya savaşı sonrasının ekonomide yoğun devlet müdahalesi modeli çöktükten sonra ibre piyasa mekanizmasına kaymıştı. 
-Enflasyonun yükselme eğilimine girmesi gelir adaletsizliğini daha da bozacak. Gelir dağılımının iyileştirilmesi için kapsamlı ve sonuç alıcı bir politikaya ihtiyaç var. Bu en temel belirsizlik noktalarının yanında daha güncel olanlar da var. Ekonomi politikalarını bunları dikkate almadan belirlemek olmaz. Bunların başında gıda krizi geliyor. 

-Türkiye’nin gıda fiyatlarındaki artışı önlemek ve tarım ve gıdadaki muazzam potansiyelini hayata geçirmek için yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var.  Pandemi ile birlikte gündeme gelen bir başka konu küresel tedarik zincirlerinin yeniden ele alınması meselesi oldu. Tedarik zincirleri belli kalite ve standartta ürünlerin en ucuza sağlamasına öncelik veriyordu. 

-Bu tecrübe birçok şirketi girdi temininde en ucuz fiyat yerine tedarikçiyi çeşitlendirme ve yakın coğrafyalara öncelik vermeye yöneltti. Ukrayna’nın işgali, tedarik önceliklerinin bir kez daha gözden geçirilmesini gündeme getirdi. ABD Hazine bakanının, arz zincirlerinin aynı değerlerin paylaşıldığı güvenilen ülkelere kaydırılacağı açıklaması, yeni dönemde küresel ekonomik ilişkilerin doğasında köklü bir değişimin gündeme gelebileceğini gösterdi.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1