Öne Çıkanlar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Irak kar düzce mhp

Yeni döneme ilişkin yol haritasını anlattı

Bahar Aray yazıyor – Esnaf odaları içinde tek kadın. Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının reklam kampanyalarını düzenliyor. İstanbul Reklamcılar Esnaf Odası Başkanı Gülay Şele’den bahsediyoruz. Alanında ilklere imza atmış bir kadın girişimci. Onunla hem sektörü hem de genel ekonomiyi değenlendirme şansımız oldu. Biz sorduk o yanıtladı… İşte o söyleşi…

Pandemi süreci marka ve esnafları nasıl etkiledi?

Olağanüstü bir dönem yaşıyoruz, küresel ölçekte bir salgınla karşı karşıyayız. Bu krizden birçok sektör etkilenmekle birlikte böylesine hassas ve zor bir dönemde atılacak her adım hayati önem taşıyor. Çünkü bu gibi zor dönemlerde markaların ve esnafların çok dikkatli olması, kabuğuna çekilmek yerine doğru zamanda doğru adımları atması gerekiyor.  

Gerek bireyler gerekse kurumların kriz yönetimini etkili stratejiler üzerine kurgulamalıdır. Sadece markalar değil esnaflarda doğru adımlar atmalı, gelecek konusunda temkinli ama etkili adımlar atmalı. Çünkü bu kalıcı izler bıraksa da geçici bir süreç. Dolayısıyla bunlar daha iyi günlerimiz fikri yerine krizi olabildiğince az zararla atlatıp yolumuza güçlenerek devam etmeliyiz. Zaten normalleşme süreciyle birlikte esnafımız başta olmak üzere birçok sektörün de nefes aldığını gözlemliyorum.

Pandemi hayatımızda neleri değiştirdi?

Pandemi bizleri zorladığı kadar bize çok fazla şey öğretti. Öncelikle kendimize yönelmemizi ve doğayla olan ilişkimizi gözden geçirmemizi sağladı. Pandemi ile birlikte hayatı sorgulattı, beklentilerimizi yeniden gözden geçirmemizde büyük bir rol oynadı. Pandemi ile birlikte uzun vadede kesin planlar yapmanın aslında o kadar da doğru bir yaklaşım olmadığını gördük. Çünkü hayat karşımıza sürprizler çıkarabiliyor.

Firmaların pencerinden baktığımızda da durum kişisel deneyimelrden farksız değil. Bu durum firmalar için de geçerli. Kısacası öze dönüş başladı.  Birçok firma önceliklerini ve üretim süreçlerini farklı bir noktaya taşıyarak insan odaklı mesajlarla hedef kitlesine sunmaya başladı. Uzun vadede yapılan planlar pandemi ile birlikte değişem uğradı.

Normalleşme sonrası marka ve esnaflara ne önerirsiniz?

Pandemi sebebiyle birçok sektör zorlu bir sürece girdi. Ancak markaların ve esnafımızın atladığı önemli bir konu var. Bu durumu korkulu bir rüya olarak görmektense uyanık kalmak tercih edilmeli, istenmeyen ve tercih edilmeyen durumlarla karşılaşmamak için her türlü olasılık düşünülmelidir. Çünkü tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, alışkanlıklarımızı, günlük rutinlerimizi yeniden şekillendirirken, müşteri-marka ilişkisini yeniden tanımlıyor. Bu süreçte markaların sorumlu olması, sosyal faydaya odaklanması büyük önem taşıyor.

Yaşadığımız bu kriz döneminde önemli olan bir diğer konu da görünür kalmak ve hedef kitle ile sıcak iletişim devam ettirmektir. Çünkü bu kriz iyi yönetilmediği takdirde kurum için önemli kayıplar olacağı aşikardır. Bunun yanı sıra belki de inşa etmesi uzun zaman alan güven ve etkili imaj da doğru adımlar atılmadığı takdirde ciddi zararlar görebilir. Süreç iyi yönetilmezse aynı zamanda kaliteli iş gücü işletmelerden uzaklaşır, hisse senetleri değer kaybeder ve finansal kayıplar daha da artar. Bu noktada atılacak her adım hayatidir. Bu bakış açısıyla özellikle de sosyal medya kanalları etkili bir şekilde kullanılmalı, çalışanların ve müşterilerin güvenliği için adımlar atılmalı ve bu bilgiler sosyal medya kanalları aracılığıyla açıklanmalıdır.

İlk kısılan kalemlerden biri olan reklam bu dönemde devam etmeli mi?

Normalleşme döneminin içindeyiz, sektörler duraklama dönemini geride bırakmaya çalışıyor. Bu noktada aktif olarak kaldıkları yerden devam ettikleri ve çalışıp ürettiklerini hedef kitlelerine hissettirmek zorundalar. Tabii, bunun için reklam ve tanıtım çalışmalarını görmezden gelmek büyük hata olur. Doğru mesajlarla doğru zamanda doğru yerde olduğunuz sürece hem itibar hem de satış hedeflerinize ulaşmaları çok daha kolay olacaktır.

 Reklam çalışmalarında strateji ne olmalıdır?

Zor bir dönemi geride bırakırken markalardan gelecek iletilerin doğru noktaya temas etmesi, kişilere dokunabilmesi, fayda sağlaması, sosyal yönünün güçlü olması çok önemlidir. Dolayısıyla stratejilerimizi bu hassasiyetle hazırlamalı, bu parametreler doğrultusunda reklam çalışmaları geliştirilmelidir.  Krizi fırsata çeviriyormuş izlenimi verilmemeli, iyi niyetli bile olsa marka itibarını zedeleyecek aşırı reklam yoğunluğuna girilmemelidir.

Peki krizi fırsata çevirmek mümkün müdür?

Sadece pandemi için değil; risklere karşı gerekli önlemleri almak, hazırlıklı olmak, stratejiler geliştirmek ve krizi yönetebilmek markaların her zaman gündeminde yer alması gereken bir konudur. Ancak pandemi süreci de bize artık birtakım şeylerin değişmesi gerektiğini ve böyle devam edemeyeceğimizi gösterdi. Tüm firmaların ve şirketlerin insanı doğayı ve toplumu merkeze alan bir anlayışla satış yapması gerekiyor.

Ayrıca artık araştıran, farkındalığı yüksek sadece ürün ve hizmetin rasyonel yönüyle değil duygusal yönüyle de ilgilenen, sosyal sorumluluk bilinciyle haraket eden bir tüketici grubu var. Dolayısıyla markalar, adım atarken sorumluluk bilinciyle hareket etmeli, stratejilerini insan odaklı bir şekilde yürütmeli, doğaya ve geleceğe duyarlı olduğunun altını çizmelidir. Dünya değişip geliştikçe insan odaklı üretim ve hizmet anlayışı artık her süreci domine edeceğinden olası krizlere; doğru ve insana dokunan, fayda sağlayan ama çevreyi de unutmayan stratejiler doğrultusunda karşılık verilmelidir.

Marka ve esnaf neler yapmalı?

Pandemi bize bir şeyi daha çok net gösterdi. Dijitalleşme artık bir seçenek değil, zorunluluk. Dolayısıyla tüm firmaların dijitalleşmeye ekstra önem vermesi gerekiyor.

  • Değişen bu şartlarda tüketici beklentilerine cevap verebilmek ve üretimden dağıtıma tüm süreçlerde etkin olabilmek için dijitalleşme temel kural. Bu noktada firmalar dijital alt yapılarını gözden geçirmeli, modernize edilmiş akıllı teknolojiler her zaman gündemde olmalı, inovatif adımlar atmak konusunda cesur olunmalı.

  • Sosyal medya kanalları artık sadece kurumsal hesaplar olarak düşünülmemeli. Sosyal medya hesapları firmaların dijital vitrini olarak kabul edilmeli. Doğru stratejiler geliştirilerek sosyal medya kanalları etkin bir şekilde kullanılmalı. Bu teknolojinin algoritmasına uygun reklam modelleri geliştirilmelidir.

  • E-ticaret işlemleri hem ülkemizde hem dünyada sahip olduğu potansiyeli ile hemen her sektörde önemli bir büyüme ivmesi sağlıyor. Her türlü alışverişin internet sitelerinden yapılmaya başlandığı günümüzde firmaların e-ticarete yatırım yapmaları çok yerinde bir karar olacaktır. Üstelik firmalara dönüşü kısa vadede olacaktır.

  • Biliyorsunuz ki, devlet teşviği ile kamu bankaları kredileri erteledi. Bu küçük esnaftan büyük firmalara kadar herkese nefes aldırdı. Bu noktada firmaların bu teşvikten yararlanmasını ve ilgili başvuruları yapmalarını tavisye ediyorum. Biz  İstanbul Reklamcılar Esnaf Odası olarak bizim bankalar ile görüşmelerimiz sürüyor. Üyelerimiz için çeşitli avantaj ve ayrıcalıkların sağlanması adına çalışmalar yürütüyoruz.

  • Dijitalleşmenin bir gereği olarak eğitimler de online ortama taşındı. Bu eğitimler neredeyse her konuda firmalara yol gösterecek nitelikte. Dolayısıyla ilgili herkesin eğitim ve seminerleri takip etmesini öneriyorum.

X - Bahar Aray : ARAY Strateji Founder / Brand Strategist

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.