Ailelerin bütçesinden, şirketlerin faaliyet raporlarına, devletlerin dev bütçelerinden, küresel milli hasılaya kadar uzayıp giden bir değerler zinciri içerisinde yaşıyoruz. Finansal terimleri duyduğunuzda çoğunuz için bir anlam ifade etmiyor. Oysa cebinizdeki parayla ihtiyacınız olan bir malı veya hizmeti satın alırken, bir dakika durup; o paranın cebinize nasıl girdiğini düşündünüz mü? O malı veya hizmeti satın almak için kaç saat çalıştığınızı, ne kadar kalori harcadığınızı hesapladınız mı? O mal veya hizmeti satın almak yerine paranızı finansal bir yatırıma dönüştürmenin, sizin için daha faydalı olacabileceğiniz fikri aklınıza geldi mi? Peki paranın değerinin nasıl oluştuğunu, söz konusu mal veya hizmetin fiyatını nelerin belirlediğini, o mal veya hizmeti şimdi değil de bir hafta veya bir ay sonra aldığınızda sizin için daha kârlı bir alışveriş olup olmayacağını hiç hesaba kattınız mı? Sorular uzar gider, tıpkı ekonomi biliminin sonsuz varyansları gibi.

EVET SİZ O'SUNUZ!

Ortalama bir yurttaş bir gazetenin ekonomi sayfasını eline aldığında bolca şirket haberleri görür. Zaman zaman istatistik kurumlarının açıkladığı verilerin yorumlarını görür. Merkez Bankası'nın veya hükümetin aldığı kararların iktisadi faaliyetlerini nasıl etkileyeceğine ilişkin köşe yazıları mevcuttur. Ama bunlardan ziyade insanlarımız üst banttaki döviz kurları, altın fiyatları ve faizlere daha bir ilgilidir.
Ekonomist edasıyla şöyle bir oturup konuşunca küçük bir azınlık dışında kimse sizin ne söylediğinizi tam anlamıyla kavrayamaz. Ancak siz sorup onların anlattıklarını dinleyince sadece aile bütçesini yöneten dar gelirli bir yurttaşın bile nasıl da usta bir finansçı olduğunu kavrayabilirsiniz. Bence çoğu zaman günümüz kapitalist sisteminin kötü niyetli yönlendirmeleri olmasa bu çağın toplumu gayet homo economicus!

EKONOMİSTLERE TAVSİYEMİZ

TV programları çarşı pazar haberleri yapa dursun, altın ve dövizin anlık nabzını tutsun, mikrofon uzatılan vatandaş hayat pahalılığından dert yansın... Ama unutulmasın ki, ekonominin işleyişini kavrayamamış her birey hayata bir sıfır mağlup başlar. Ekonomik terimleri bilmek, paranın dilinden anlamak, Para Politikası Kurulu'nun ince elenmiş sık dokunmuş mesajlarını anlamlandırmaktan söz etmiyorum. Paradan konuşacaksak spekülasyonu es geçemeyiz. Spekülatörlerin ağına düşüp de gece gündüz çalışıp kazandığınız üç kuruşu kaptırmak istemiyorsanız, günümüz kapitalizminde iyi kötü ekonomi külliyatını bir özet geçmenizi öneririm.
İşte ekonomist Alfred Mill'in kaleminden çıkan ve Say Yayınları tarafından yayımlanarak, Nurdan Soysal'ın Türkçe çevirisiyle dilimize kazandırılan EKONOMİ 101 eseri tam size göre.
Kitap bir ekonomist için bilgi tazemeleden ibaret ancak ihtisas alanı ekonomi olmayanlar için yormayan, sıkmayan kısa kısa notlar ve zaman zaman örneklerle ekonomik terimler, değerler ve bunların nasıl oluştukları anlatılmış. Ekonomistler için sadece bilgi tazelemekten ibaret de değil elbette. Çünkü birçok ekonomist ben de dahil TV programlarında, yazdığımız haberlerde, topluluklara karşı hitaplarımız veya eş dost sohbetlerinde konu ekonomiden açıldı mı karşımızdakilerin anlayamayacağı terimler ve yorumlarla onlara bir şeyler anlatmaya veya sorularını cevaplandırmaya çalışırız. Oysa anlattığınız değil anlaşıldığınız kadarsınızdır. Buradan bakınca bir ekonomistin işi aslında bir moleküler fizikçi kadar zordur.

ANLAMAK İÇİN ÖNCE OKUMALI

En basitinden enflasyon nedir? Tek bir enflasyon mu vardır? Bu enflasyonu kim, nasıl, neden canavarlaştırır? Asıl korkutucu olanın enflasyon değil de deflasyon olduğunu iyice öğrendiğinizde, zaten ekonominin işleyişini de çözmüş olursunuz. Yazar kitabında "Ekonomi bir bakıma felsefe yapmaktır" demiş. Ahlaki değerlerimizin ekonomiye dair karalarda etkili olmadığı yadsınamaz. Bir de bence ekonominin edebiyat kısmı var. Her matematikçi nasıl biraz da şair ise, her ekonomist de biraz hikayecidir, uzun metrajlı olanlarına romancı da diyebiliriz. Rakamlara bir hikaye katmadığınızda soyut birer nesneden ibaret kalırlar. Mesela her yıl 40 milyar dolarlık cari açığımızın nedenlerinden birinin, her yeni modeli çıktığında değiştirdiğimiz akıllı telefonlar olduğunu belirtmeden açılan bir fasıl havada kalır.
Yazar EKONOMİ 101 kitabını, "ekonomi konusunda hiçbir şey bilmeyenlerin gazetelerin ekonomi sayfalarında çıkan haberleri okuyup anlayabilmeleri, ekonomiyle ilgili sohbetlere katılabilmelerini sağlamak için" yazmış. Başarmış mı başarmış. "FED" dendiğinde "FES" anlamamak için ekonomiyi anlamanın en kolay yolu bir yerden de olsa okumaya başlamaktır. Sonra zaten yaşadıkça bir başka tanımlayama başlıyorsunuz arz-talep arasında gidip gelen faaliyetleri.

2 Haziran 2017'de Aydınlık Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5