Öne Çıkanlar Veeam cityscape Prof. Dr. Aleksandr Bulatov Rüstem Kara Eto

Ahıskalı Türklerin toplu iftar geleneği

BİŞKEK (AA) - NEZİR ALİYEV - Kırgızistan’da yaşayan AhıskaTürkler, ramazan ayında toplu iftar geleneğini sürdürüyor.

Kırgızistan'ın Çuy, Talas, Celalabad ve Oş bölgelerinde yaşayan Ahıskalı Türkler, ramazan ayı boyunca toplu iftar veriyor.

Kur’an-ı Kerim dinlemek ve aralarındaki dayanışmayı pekiştirmek amacıyla her gün bir ailenin üstlendiği iftar davetlerine, akrabalar ve komşular katılıyor.

Ahıskalı Türkler, evlerinde kurdukları iftar sofralarında etli ve sebzeli yemekleri tercih ediyor. İftar menüsü, çoğu zaman etli mantı, etli hınkal, etli pilav, etli dolma ve etli patates çorbasından oluşuyor.

- 150 Ahıskalı Türk zemzem suyuyla orucunu açtı

Çuy bölgesindeki Kant şehrinde yaşayan Atamşa Dursunov'un her yıl olduğu bu yıl da evinde verdiği iftara yaklaşık 150 kişi katıldı.

İftar vaktinin yaklaşmasıyla 24 kişilik 6 masada yerini alan Türkler ve komşu Kırgızlar, 40 yaşındaki imam Muhammed Durgulov’un okuduğu duanın ardından oruçlarını Umre ziyareti sonrası getirilen zemzem suyuyla açtı.

Büyük kazanda pişen yemeği tabaklara servis eden Atamşa Dursunov’un eşi Gülnara Dursunova, “11 ayın sultanı ramazan ayını sabırsızlıkla bekledik. Ramazanda orucumuzu tutuyoruz. İftar vermek için sıramızı bekliyoruz. Evlerimizde iftar sofrası kuruyoruz. İftar sofralarımıza akrabalarımızı ve komşularımızı davet ediyoruz. Bu mübarek ayımız coşku ve mutluluk içinde geçiyor” diye konuştu.

Evin salonunda, akşam namazını kılan Türkler, yemeklerini yedikten sonra İmam Durgulov'un okuduğu Kur'an-ı Kerim’i dinledi.

İftar, Kur'an tilavetinin ardından edilen dualarla sona erdi. İftara katılanlar, evin sahibine teşekkür ederek köy camilerinde teravih namazını kılmak için ayrıldı.

- “Babadan oğula devam eden gelenek”

Toplu iftar geleneğinin birlik ve beraberliğe vesile olduğunu anlatan Atamşa Dursunov, “Ahıskalı Türklerin evlerindeki toplu iftar geleneği, babadan oğula devam eden bir gelenektir.” dedi.

İftar vermeyi babasından öğrendiğini söyleyen Dursunov, “Herkes evinde yemek yiyebilir. Ama birlik içinde yapılan duanın ve iftarın büyük sevabı vardır.” ifadesini kullandı.

Dursunov, toplu iftar sofralarında vatandaşların dinine daha da yakınlaştığını, Kur'an-ı Kerim dinleme fırsatı bulduğunu, ana dili olan Türkçeyi konuştuğunu ve adet ve geleneklerini yeniden canlandırdığını kaydetti.

Yasinbek Buranov da toplu iftar geleneğinin gelişerek devam ettiğini belirterek “Eskiden nüfusumuz azdı. Toplu iftar sofrası evin bir odasında kuruluyordu. Şimdi İslam dinini öğrenenlerin, oruç ve namaz ibadetlerini yerine getirenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Böylece toplu iftar sofrasına katılanların sayısı da çoğalıyor” diye konuştu.

Ceffer Aydarov ise toplu iftar geleneğinin devam ettirme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

- "Geleneğimizi binbir tür engelle yaşattık"

Gürcistan'ın Ahıska bölgesinden Kırgızistan'a sürgünü çocukken yaşadığını ifade eden Ümmet Osmonov, Sovyetler Birliği döneminde dinini yaşamada, iftar sofralarını kurmada ve davet etme konusunda yaşadığı zorlukları AA muhabirine anlattı.

Osmonov, "Ahıska'dayken babam ve annem oruç tutuyordu. Namaz da kılıyordu. Köyümüzde iftar da veriyorduk. Bu geleneğimiz o tarihten beri devam ediyor. Geleneğimizi binbir tür engele rağmen yaşattık." diye konuştu.

Osmonov, Sovyet döneminde sürgün öncesi ve sonrasında ramazan aylarında namaz kılmanın yasak olduğunu belirterek "O dönem namaz kılmak ve oruç tutmak yasaktı. Biz de pencerelerimizi kapatarak teravih namazımızı kılıyorduk. Çünkü yerleşim birimlerinde devriye gezen güvenlik güçlerinin öğrenmesi durumunda tutuklanma endişesini yaşıyorduk. İşte bizim böyle günlerimiz vardı." dedi.

Gürcistan’ın güneyinde Türkiye sınırına yakın Ahıska bölgesinde yaşayan 86 bin Müslüman ve Türk kökenli Sovyetler Birliği vatandaşı, İkinci Dünya Savaşı sırasında dönemin Sovyet hükümeti tarafından 14 Kasım 1944’te Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan’a sürgün edilmişti. Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'a yerleştirilen Ahıska Türklerinin, bulundukları yerden ayrılmalarına ve yakınlarını ziyaret etmelerine 1956'ya kadar izin verilmemişti. Orta Asya'ya yerleştirilen, "Osmanlı Türkleri" olarak da bilinen Ahıska Türklerinin, Stalin'in ölümünden sonra ana yurtlarına dönmek için yaptığı girişimler sonuç vermemişti.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5