Öne Çıkanlar ekonomi moda dünya Trabzon mersin

Atıl arazilerin tarıma kazandırılması çalıştayı
banner17

ANKARA (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye'de 24 milyon hektar tarım alanından 2 milyon hektarının atıl durumda olduğunu belirterek, "2 milyon hektar tarıma kazandırıldığı takdirde, yıllık ortalama 13 milyar liralık bir gelir artışı sağlamak mümkün." dedi.

Pakdemirli, Orman Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen "Atıl Tarım Arazilerinin Üretime Kazandırılması ile Arazi Bankacılığının Kurumsal Altyapı Çalıştayı"nın açılışında, Türkiye'nin gıda konusunda sadece bölgenin değil, dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline gelecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.

"Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur." sözünü anımsatan Pakdemirli, "Bakanlığımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'nın, 'Tarımsal üretimde kullanılmayan, çeşitli nedenlerle ekilemeyen ve boş bırakılan atıl tarım arazilerinin, etkin ve verimli kullanımı amacıyla bir metot oluşturulsun, bir yöntem ve politika ortaya konulsun.' direktiflerini hayata geçirmek için kolları sıvadı. Nitekim, bu çalıştay sonucunda da eminim ki çok değerli sonuçlara ulaşmış olacağız. Çalıştayla tarım arazilerinin, yeter gelirli tarımsal işletme büyüklüklerine ulaştırılması ve işletme ölçeğinin optimum büyüklüğe getirilmesi amacıyla izlenecek yol ve yöntemleri tespit etmeyi umuyoruz." diye konuştu.

Pakdemirli, artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılayabilmek için daha fazla verimli tarım arazisine ihtiyaç olacağını belirterek, "Günümüzde sürdürülebilir arazi yönetimi, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması açısından son derece önemlidir." ifadesini kullandı.

- "Gıda ihtiyacının yüzde 95'i topraktan"

Milli ekonominin temelinin tarım olduğuna işaret eden Pakdemirli, gıda ihtiyacının yüzde 95'inin topraktan karşılandığını bildirdi.

Pakdemirli, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, insan-toprak bağını güçlendirmek, tarım arazilerinin verimli olarak kullanılmasını sağlamak için çeşitli politikalar uygulandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Ülkemizde 24 milyon hektar tarım alanının yüzde 8,3'ü yani 2 milyon hektarı atıl durumdadır. Bu tarım alanlarının aynı zamanda yüzde 25'lik kısmı da sulama imkanına sahip arazilerden oluşmaktadır. Bu da yaklaşık 500 bin hektarlık araziye denk gelmektedir. 2 milyon hektar tarıma kazandırıldığı takdirde, yıllık ortalama 13 milyar liralık bir gelir artışı sağlamak mümkündür."

- 2023'e kadar 8,5 milyon hektar toplulaştırma

Tarım arazilerini korumak ve yasal boşluğu gidermek amacıyla 2005 yılında Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nu çıkardıklarını anımsatan Pakdemirli, bu düzenlemeyle 655 bin hektar tarım alanının amaç dışı kullanımının engellendiğini dile getirdi.

Pakdemirli, bugüne kadar toplam 6,1 milyon hektar, 2018 sonu itibarıyla da 496 bin hektar alanda daha toplulaştırma çalışmasını tamamladıklarını vurgulayarak, 2023 yılına kadar 8,5 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmalarını tamamlamış olacaklarını ifade etti.

Arazi bankacılığı gibi modellerin Türkiye'de hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini anlatan Pakdemirli, şöyle konuştu:

"Söz konusu arazilerin üretim yapılabilir hale getirilmesiyle ölçek ekonomisine uygun tarım işletmeleri oluşacak, tarımsal üretim miktar ve kalite yönüyle daha güvenli ve güvenilir hale gelecektir. Uygulamayla arazilerin tarımsal niteliğini korumak amacıyla el değiştirebilme imkanları da ortaya konulacak. Bununla birlikte tarım arazilerinin mobilitesi yani alım, satım, kiralama gibi özellikleri artırılacaktır. Böylece tarım arazilerinin kullanıcısı tarafından daha etkin kullanılması, tarım arazileri piyasasında arz ve talep dengesinin düzenlenmesi yoluyla yaklaşık olarak ülkemizde bulunan 2 milyon hektar atıl tarım arazisinin üretime kazandırılması sağlanmış olacaktır."

- "Arazi bankacılığına ihtiyaç var"

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü Hasan Özlü de tarım arazilerinin küçük ve parçalı oluşuyla atıl kalmalarının tarımdaki en önemli sorun olduğuna dikkati çekti.

Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesini önleyen yasal düzenlemenin 2014 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Özlü, "Tarım arazilerin mirasla devri, kiracılık, ortaklık, arazi alım satımı gibi uygulamaların yapıldığı arazi bankacılığı olarak tanımlanan etkili bir kurumsal yapıya ihtiyaç duyulmaktadır." dedi.

- "İyi analizle doğru çözümler bulunmalı"

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, çoraklaşma, erozyon ve toprağın verimsizleşmesine kadar uzanan çok ciddi sorunlar yaşandığına işaret ederek, bunların çözümü için iyi etütler, planlamalar yapılması, iyi analizle doğru çözümler bulunması gerektiğini söyledi.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergin Dursun da tarımsal üretim yapılan arazilerin yanlış uygulamalar, erozyon ve tarım dışı amaçlarla kullanılmasıyla her geçen gün azaldığına dikkati çekerek, "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı önlenmeli, buralar atıl bırakılmamalı, aşırı ilaç ve gübre kullanımı nedeniyle oluşan kirlilikler önlenmeli." diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5