Öne Çıkanlar ekonomi AT Cedi Osman patriot Vali Ali Hamza Pehlivan

Baklavanın alâsı Tarsus'ta mıdır

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhaneddin Kocamaz ile Mersin üzerine sohbetimizi Tarsusi kahvesi ile yaptık. Narenciye Festivali için gitmişken şehrin yeni başkanına hayırlı olsun, dedik. Tarsusi kahvesi çay bardağında servis ediliyor. Duble olsun diye Tarzı Hususi olarak böyle sunuluyor ama zamanla Tarsusi adını alıyor. Kocamaz, Tarsuslu olunca ve 20 yıl burada başkanlık yapınca söz hep oraya kayıyor. Mesela, baklavanın hasının, alâsının Tarsusta olduğunu söylüyor başkan. Cevizli Tarsus baklavasının 15 yıl İzmir Fuarında birincilik aldığını da öğreniyoruz. Ancak ustanın çocukları baba mesleği yerine üniversitede kariyer yapmayı seçince, meslek unutuluyor. Antep Baklavası da bu boşluktan istifade ederek şöhret buluyor.Gaziantepliler bu iddiaya ne der bilinmez ama şimdi Kocamaz'ın baklavadan önemli dertleri var. Mersin, Türkiye'nin en önemli liman şehirlerinin başlarında geliyorr. Türkiye'nin en büyük ikinci havalimanı Tarsus ilçesi sınırlarında yapılma amacı da Mersin'in liman özelliği sebebiyle bir zorunluluk halini almıştı.Üç yıl önce başlanan havalimanı inşaatı durmuş halde. Burhaneddin Kocamaz, havalimanının baştan yanlış bir proje olduğunu söylüyor. Öncelikle tarım arazisine uygun bir yer seçilmesinin yanlış olduğunu belirtiyor. Tarsus'ttaki 10 bin dönüm arazinin dörtte biri nar bahçesi, beşte birinin de portakal bahçesiymiş. Geri kalanın da çoğu farklı ürünlerin ekildiği verimli tarlalardan oluşuyormuş. Bürokrasi kör bir inatla burada ısrar etmiş ve bakanlık yanlış yönlendirilmiş. Bahçelerin dönüm fiyatları da kamulaştırma ile birlikte katlanarak artmış. Dönümü 5 bin liralık bahçeler önce 12 bin liraya, ardından 18 bin liraya çıkmış. Eğer mahkemeye intikal etmişse dönümü 24 bin lira olan kısımları olmuş. Başka bir havalimanı işletmecisi Mersin'e geldiğinde havalimanı için "29 yıllığına bana verseler bile ben bunu almazdım" demiş. Bu tesisler için makul süre 49 yıl olmalı halbuki Çukurova Bölgesel Havalimanı 9 yıllığına verildiğini hatırlatmış. İhale yanlış yapılınca birinci yılın sonunda şirket zora giriyor. Artık havalimanı inşaatı durmuş vaziyette. Ne olacağı belli değil ama giden toprak geri gelmiyor. Dahası köylüler, çiftçiler sattıkları arazinin parasını tükettiler şimdi perişan haldeler. İşin bir de liman tarafı var. Limana ilgi yoğun ve artarak da devam ediyor. Mersin'de tarımın ekonomideki ağırlığı yüzde 20 ama limanın ekonomik değeri daha fazla. Mersin Serbest Bölgesi iki ayrı yerde ama tek yönetim altında faaliyet gösteriyor. Şişe Cam'ın üç ayrı fabrikası bulunuyor. Düz cam tesisleri, dünyanın kendi alanındaki en büyük tesisi durumunda. Paşabahçe yanı sıra grubun bir de Kromsan tesisi bulunuyor. Toros Gübre'nin fabrikası da aynı şekilde bölgenin güçlü tesislerinden biri. Ancak Toros'un imar planında liman genişleme alanı olarak görünen yerleri de aldığını ve geri almak için dava açılmış. Büyükşehir de bu davayı destekliyor. Çünkü limanda yeri olan herkes ek arazi istiyor. En son Kastamonu Entegre 450 dönüm yer almış. Ayrıca Hayat Kimya için de ayrı bir yer alınmış. Liman oteli zorunlu kılıyor. 8 ayrı otel yatırımı için başvuru yapılmış. Divan otelleri en hızlı adım atanların başında geliyor. Otel deyince Türkiye'nnin ilk gökdeleni kabul edilen halen Radisson Blu olarak hizmet veren 45 katlı otelini unutmamak gerekiyor. Otelden bakınca Mersin'in hali hiç de iyi görünmüyor. Yapılaşma hatalarının yanı sıra sıhhi olmayan güneş ısıtma sistemleri de şehri çirkinleştiriyor. Başkan Kocamaz, kentsel dönüşümün şart olduğunu söyleyerek kısa vaddede güneş ısıtma sistemleriyle ilgileneceklerini hatırlatıyor. Nasıl bir çözüm bulunacağı kesin belli değil ama en azından renk karmaşısını gidermek için tek renge dönüşebileceği bekleniyor. Mersin bir tarım şehri olduğu için Kocamaz, büyükşehirlere verilen tarım destekleme imkanlarını da devreye sokacaklarını anlatıyor. Buna göre, endüstriyel portakal üretimi ve zeytin işlemede örnek tesisler kurulması sözkonusu olacak.Aynı şekilde ürünlerin değerlendirilmesi için belediye olarak soğuk hava depoları kurma projeleri var. Çünkü büyük göç alan Mersin'de kış aylarında işsizlik oranı yüzde 29'a çıkıyor. Son olarak da Suriyeli mülteciler Mersin'e gelerek dengelerin daha da bozulmasına sebep olmuş. Resmiyette 48 bin olan Suriyeli mülteci sayısının yüz bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Şehirde 5 Suriyeli okulu açılmış durumda. Bunlardan üçü Arapça ikisi Türkçe müfredat takip ediyor. Suriyeliler tarafından 170 şirket kurulmuş şehirde ve Suriyeli İşadamları Derneği bile var. Mersin deyince akla cezerye, tantuni ve narenciye bahçeleri geliyor. Bu kadar sorun arasında bu güzel değerleri öne çıkarmak zor olsa da şehrin yöneticileri bu değerlerin unutulmaması gerektiğini düşünüyor. Dün yazdığım portakallı baklava da bu arayışla ortaya çıkanlardan.

Anahtar Kelimeler:
Fikri TürkelBaklavaTarsus
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5