ANKARA (AA) - ZUHAL DEMİRCİ / MOHAMAD MISTO - Mescid-i Aksa'nın vaizlerinden ve 1948 Filistin İslami Hareketi lideri Şeyh Raid Salah'ın yardımcısı Şeyh Muhammed Arif, İsrail'in ezanın hoparlörle okunmasını yasaklayan yasa tasarısıyla ilgili, "İsrail meclisinden bu tasarının geçme olasılığı yüksek fakat şunu bilsinler ki bütün müezzinler hapse de girse biz evlerimizi camilere dönüştürür, Filistin'de ezanların susmasına hiçbir zaman izin vermeyiz." dedi.

Şeyh Arif, AA muhabirine, söz konusu tasarıyı değerlendirdi. Tasarının İsrail meclisinden (Knesset) geçme olasılığının yüksek olduğunu belirten Şeyh Arif, tasarının ezanın yasaklanması meselesinden öte İsrail'in diğer dinlere saldırısını da kapsadığını ifade etti.

Ezan konusunun kendileri için çok önemli olduğu vurgulayan Şeyh Arif, tasarının meclisten geçmesi ve bütün müezzinlerin hapse girmesi durumunda bile evlerini camilere dönüştürerek, Filistin'de ezanların susmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

- "Raid Salah sadece bir hareketin değil, bütün Müslümanların temsilcisidir"

1948 Filistin İslami Hareketi lideri Şeyh Raid Salah'ın "Kudüs ve Mescid-i Aksa'da şiddete teşvik ettiği" suçlamasıyla İsrail'in güneyindeki Bi'ru's-Seba hapishanesinde mayıs ayından bu yana tek kişilik hücrede tutulduğunu hatırlatan Arif, Salah'ın sadece belirli bir hareketin değil, bütün Müslümanların temsilcisi olduğunu vurguladı.

İsrail'in Filistin halkını kendilerine karşı kışkırtmak istemesi sebebiyle Salah'a hapis cezası verdiğini söyleyen Şeyh Arif, İsrail'in dini değerleri çiğnemeye yönelik yaptığı uygulamalara Salah'ın şiddetle karşı çıktığını dolayısıyla her türlü kötü muameleye tabi tutulduğunu anlattı. Arif, "Şeyh Raid Salah'ı Mescid-i Aksa'yı savunmaya çalışırken öldürmek istediler. Son olarak da onu hücre hapsine aldılar. Şeyh Salah, bu hayatın imtihan ve sabırdan ibaret olduğunu bildiği için sabırla davranıyor." diye konuştu.

Arif, İsrail'in Knesset'teki Arap milletvekili Cemal Zehalika'nın, Salah'ı ziyaret etmesine izin vermediğini ve yönetimin zaman zaman keyfi davranarak, Salah'ın birinci dereceden yakın akrabaları ile görüşmesine izin verdiğini dile getirdi. Ziyaretlere izin verilmemesinin sebebini de "Salah'ın halk üzerindeki etkisinin engellenmek istenmesi" şeklinde yorumlayan Arif, "İsrail, ziyaretlere izin verilmesi durumunda Salah'ın etkisinin sürmeye devam edeceğini düşünüyor. Dolayısıyla onun ziyaret edilmesine izin vermiyor." dedi.

- "Araplar doğudan batıya, kuzeyden güneye suskunlar"

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde Filistin meselesinin görüşülmesinin ardından BM Ortadoğu yetkilisinin konseyde yaptığı açıklamada, Doğu Kudüs'te gün geçtikçe artan yeni yerleşim planlarının endişe verici olduğu ve "Filistin devletinin kurulma ihtimalinin daha önce hiç olmadığı kadar tehlike altında" olduğu yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Arif, şunları kaydetti:

"BM'nin ya da herhangi bir kurumun aldığı kararlar İsrail'i etkiliyor mu acaba? BM, hatta bütün dünya öfkesini açıklasa bile İsrail'in umrunda değil. İsrail işgalci bir devlettir. Bunu her zaman yaptı ve şimdi de yapmaya devam ediyor. Devlet ve barış sürecine gelince; herhangi bir barış süreci var mı? Barışın olup olmayacağını da İsrail belirliyor çünkü üstün konumda ve bunun sebebi de Arapların suskunluğu. Araplar doğudan batıya, kuzeyden güneye suskunlar."

- "İsrail'de çıkan yangınlarla ilgili Filistinlileri suçlamak kabul edilemez"

İsrail'in birçok bölgesinde geçen hafta çıkan yangınların kendiliğinden oluştuğunu ve söz konusu yangınların bir failinin olmadığını söyleyen Arif, bu hususta Filistin halkını suçlamaya yönelik iddiaları ise kabul edilemez buldu.

Ülkedeki yangın söndürme faaliyetlerine destek amacıyla İsrail'in Filistin'den yardım istediğini hatırlatan Arif, "İsrail ülkede çıkan yangınların söndürülmesi için Türkiye'den de yardım istedi çünkü Türkiye büyük bir ülke. Ben eminim ki Türkiye bu konuya insani bir mesele olarak baktığı için yardımda bulundu." dedi.

- "Filistinlilerin tek nefesi, tek umudu Türkiye"

Şeyh Arif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Filistin için çok büyük yardımlar yaptığını belirterek, "Yıllardır Arap dünyası ve diğer Müslümanların Gazze'ye yaptığı yardımı Türkiye sadece iki ayda yaptı. Önceden Arap devletlerinden ve Müslüman ülkelerden bir umudumuz vardı ama şu anda Filistinlilerin tek nefesi, tek umudu Türkiye." ifadelerini kullandı.

Türk halkının Mavi Marmara gemisiyle 2010 yılında Gazze'ye yardım götürmek için canını verdiğini dile getiren Arif, "Türkiye'deki dernek ve vakıfların yaptığı yardımı bize kimse yapmadı. Araplar bunları görsün de utansın. Bizim Türkiye'den ümidimiz büyük, beklentilerimiz de çok fazla ve bizler ümidimizin kaynağı olan bu halkın ve hükümetin her zaman yardımımıza koşacağına eminiz." değerlendirmesinde bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.