Mısır'da yakınları cezaevinde bulunan ailelerin uzlaşı umudu

KAHİRE (AA) - HÜSEYİN EL-KABBANİ - Mısır'da Temmuz 2013'teki askeri darbenin ardından yakınları cezaevlerine giren aileler, son dönemde gündeme gelen "yönetim ile muhalefet arasında uzlaşı" tartışmalarının ardından kendilerine yapılan haksızlıkların yok sayılmayacağı "adil bir çözüm " beklentisi içerisine girdi.

Başta darbeyle görevinden uzaklaştırılan ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) yöneticileri olmak üzere muhalifler hakkında verilen idam kararlarının birbiri ardına iptal edilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Af Komisyonu'nun kurulması, "yönetim ile muhalefet arasında uzlaşı sinyallerinin ilk adımları" yorumlarına neden oldu.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin geçen ay "genç mahkumlar" hakkında af konusunu görüşmek üzere Usame el-Gazali Harb liderliğinde bir komisyon kurulduğunu açıklamasının ardından 82 genç hakkında af kararı çıkarması yakınları cezaevinde bulunan binlerce aileyi daha da ümitlendirdi.

Yakınlarının bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını isteyen ailelerle bazı insan hakları kurumları tarafından bu ay içinde cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin cumhurbaşkanlığı affından yararlanabilmesi için ilgili mercilere yüzlerce başvuru yapıldı.

- Mevcut rejimin hesap vermesi şartıyla uzlaşıya "evet"

Mısır'daki "Zorla Kaybedilenler Birliği" Sözcüsü Avukat İbrahim Mutevelli, Temmuz 2013'te başkent Kahire'de düzenlenen gösterilerin ardından "zorla kaybedilenler" arasında oğlu Amr'ın da bulunduğunu söyledi.

Mutevelli, "Tutukluların veya zorla kaybedilenlerin yakınlarını çok iyi anlıyorum. Çünkü ben de onlardan biriyim. Uzlaşının sağlanmasını veya herhangi başka bir çözümün bulunmasını tabii ki arzu ediyorum. Ancak haklarımızın gasbedilmemesi, bu durumun hiçbir şekilde pazarlık konusu haline getirilmemesi ve mevcut rejimin hesap vermesi şart." dedi.

İhvan ile rejim arasında muhtemel bir uzlaşının fayda sağlayabileceğini ancak hukuk dosyalarının siyasi dosyalarla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Muteelli, "Rejimler ister darbeci, ister İslamcı, ister liberal olsun, uzlaşıya gerek olmaksızın insan haklarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeli." diye konuştu.

- "Uzlaşıyı kabul etmeyenlerin çoğu yurt dışında yaşayanlar"

Mısırlı mahkumların dava dosyalarıyla ilgilenen araştırmacı-gazeteci Ahmed Ebu Zeyd ise pek çok ailenin "yakınlarına karşı işlenen suçların da yok sayılacağı" endişesiyle yönetimle uzlaşmaya yanaşmadığını öne sürdü.

Söz konusu ailelerin uzlaşıyı reddetmelerinin bir başka nedeninin de meşru olmayan rejime karşı devrime duydukları inanç olduğunu belirten Ebu Zeyd, "Aslına bakarsanız tutuklu yakınlarından çoğu yönetim ile bir uzlaşıyı kabul etmiyor. Af konusunda başvuruda bulunan ailelerin sayısının bini geçmediği göz önüne alındığında, on binlerce ailenin bu yaklaşımı reddettiği anlaşılıyor." dedi.

Mısır İnsan Hakları ve Özgürlükleri Koordinasyonu Müdürü ve aynı zamanda hukukçu olan İzzet Ganim ise ülkede yaşayan tutuklu yakınlarının uzlaşıdan yana olduğunu savundu.

"Rejim ile İslamcılar arasındaki krizin sona ermesini isteyenlerin büyük çoğunluğu ülkede yaşayan tutukluların yakınları. Uzlaşıyı kabul etmeyenlerin çoğu ise yurt dışında yaşayanlar." diyen Ganim, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hukukçu olarak ailelerle görüştüğümüzde şunu görüyoruz: Büyük çoğunluğu yakınlarının cezaevlerinden çıkmasını kabul ediyor ancak bunun şerefleriyle, kendilerine herhangi bir şart koşulmaksızın gerçekleştirilmesini ve bu tutuklulukların bir süre sonra tekrarlanmamasını istiyor."

Mısır tarihinde binlerce tutuklunun serbest kalmasını sağlayacak bir ulusal uzlaşının bulunmadığını kaydeden Ganim, "Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek dönemlerine her zaman belirli sayıda kişi için af çıkarıldığını, ancak yasaların genel af çıkarılmasına engel teşkil etmediğini" dile getirdi.

- "Tutukluların serbest bırakılmasını isteyenleri kimse suçlayamaz"

Siyasal İslam konusunda uzman akademisyen Kemal Habib de tutuklu sayısındaki artışın yol açtığı trajediye dikkati çekerek, "Yaşanan trajedi, birçok kişiyi uzlaşıya itiyor ki bu da gayet normal bir durum." dedi.

İhvan'dan "ideolojik revizyon yapması ve uzlaşı için aracı isimler önermesini" isteyen Habib, rejime de "binlerce kadın ve genç mahkumu serbest bırakması, İslami eğilimleri bulunanların mallarına el koymaktan vazgeçmesi, ulusal uzlaşıyı öngören toplumsal adalet kanununu canlandırması ve medyada yürütülen olumsuz kampanyaları durdurması" çağrısında bulundu.

İhvan'ın önde gelen isimlerinden Hamza Zevba, bir haber sitesinde yayımlanan makalesinde, "Uzlaşının herhangi bir grubu değil, yakınlarını kaybedenlerin, yaralananların ve cezaevinde bulunan tutukluların ailelerinin elinde" olduğunu kaydetmişti.

Yakınlarını cezaevlerinden kurtaracak "adil bir uzlaşı" beklentisi içerisinde bulunan ailelere ilişkin Zevba, "Sayıları bin, iki bin değil on binleri bulan tutukluların serbest bırakılmasını isteyenleri kimse suçlayamaz." ifadelerini kullanmıştı.



Anahtar Kelimeler:
MısırMursiUzlaşı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.