banner25

Propolisin COVID-19’a Karşı Etkili Olduğu Tespit Edildi
banner17

Propolis Güçlü Antiviral Özelliği ile COVID-19’a Karşı da Etkili

Fitoterapi ve Apiterapi Uzmanı Doç. Dr. Engin Celep “Yeni çalışmalar propolisin Covid-19’a karşı da antiviral etki gösterdiğini ortaya koyuyor. Propolis, doğadaki en güçlü antioksidan ve içerdiği zengin fenolik, flavonoid bileşenler sayesinde aynı zamanda güçlü bir antiviral. Propolisin çok çeşitli virüslere etkisi ile ilgili bugüne kadar yapılmış çok sayıda çalışma var ve son dönemde yapılan çalışmalar Covid-19’a karşı da etkili olduğunu gösterdi.” dedi.

Doç. Dr. Engin Celep “Araştırmalar özellikle propolisin içinde bulunan polifenollerin, Covid-19’un bağlandığı enzimlerin reseptörlerini kapatarak, virüsün bağlanmasını engellediğini gösteriyor. Bu sayede propolis doğrudan Covid-19 üzerine antiviral bir etki göstererek, virüsün hücre içine girmesini ve orada çoğalmasını engelleyebiliyor. Sao Paulo Ünivesite Hastanesi’nde hem kronik hastalığı olan (diyabet, tansiyon, astım, kalp hastalığı) hem de Covid-19’a yakalanmış hastalarda, propolisi tedaviye destekleyici olarak eklediklerinde, tedavi süresinin kısaldığı, iyileşmenin hızlandığı ve enfeksiyon sonrası görülen akut böbrek yetmezliği gibi istenmeyen etkilerin de azaldığı tespit edildi. Çalışmalar, propolisin düzenli kullanımda koronavirüsün akciğere tutunma ihtimalini önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor. Propolis enfeksiyonlara karşı vücudun bariyeri gibi ama düzenli kullanmak çok önemli” diye belirtti.

Doç. Dr. Engin Celep, yukarıdaki çalışmalara benzer şekilde Anadolu propolisinin COVID-19 üzerine etkileri ile ilgili iki bilimsel çalışmanın sürdüğünü ve bu çalışmalardaki ilk sonuçlara göre, propolisin COVID-19'a karşı beklenen olumlu etkilerine dair ipuçların yakalandığını ifade etti. Anadolu Propolisi ile yapılan bu çalışmalar yayın haline getirildiğinde, tüm detayların aktarılacağını dile getirdi. Celep;” Anadolu propolisi, coğrafyamızdaki önemli bir kısmı endemik, 11.000'in üzerinde tür barındıran zengin bir bitki örtüsüne sahip olmasından dolayı diğer ülkelere göre çok daha zengin bir fenolik profiline sahip. Bu nedenle antioksidan, antiviral, antibakteriyel, antifungal ve antienflamatuvar etkinliği de daha yüksek. Doğru hazırlanmış kaliteli bir Anadolu propolisi özütü, viral enfeksiyonlara karşı hem koruyucu hem önleyici olabilir. Özellikle düzenli olarak kullanımı çok yarar sağlayabilir.” dedi.

Propolis Çok Faydalı Ama Hangi Propolis?

Doç. Dr. Engin Celep; “Arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladığı tamamen doğal bir arı ürünü olan propolis, içerdiği özel bileşenler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, vücutta oluşan enflamasyonu önler, tümör oluşumunu engeller, karaciğeri korur. Ayrıca diyabet, kalp sağlığı ve nörolojik hastalıklara karşı da tedaviyi destekleyici etki gösterdiği bilimsel çalışmalarda ortaya konulmuştur. Ama piyasada propolis adıyla satılan her ürün aynı değildir. Propolisin bir kodeksi yani yasal düzenlemesi olmadığı için, denetimi tam olarak yapılamamaktadır. Bu nedenle de piyasada çok fazla sahte ve etkinliği olmayan ürünler vardır. Tüketici propolis alırken çok dikkatli olmalı. Mutlaka Anadolu Propolisi tavsiye ediyorum, zira piyasada çok fazla sahte Çin propolisi ile üretilmiş ürünler mevcut. Hiçbirinin etiketinde de Çin propolisi ile üretildiği belirtilmiyor. Propolisin hem kovanda doğru üretilmesi hem de doğru özütlenmesi çok önemli. Tek başına su veya zeytinyağı gibi bitkisel yağlar ile özütlenmesi mümkün değil. Özütlemede mutlaka yardımcı madde olarak, etanol, glikol veya gliserol kullanılması gerekli. Aksi halde ham propoliste bulunan etken maddeler özüte geçmiyor. O durumda da propolisin faydasından bahsetmek mümkün olmuyor. Tüketiciler propolis özütü alırken etiketleri iyi okusun, su veya yağ bazlı ürünlerde propolisin etken maddeleri yok denecek kadar az. Özütlenirken etanol, glikol veya gliserol kullanılmış ürünleri tercih etsinler. Ayrıca konusunda uzman mühendisler tarafından, uygun alt yapı ve donanım ile teknolojik olarak özütlenmiş, balmumu ayrıştırılmış, saf fenolik flavonoid bileşenleri, polifenolleri her şişesinde standart miktarlarda bulunan, analizleri yapılmış, gıda güvenliği ve kalite sertifikalarına sahip ürünleri tercih etsinler.” diye belirtti.

Doğru Propolis Üretimi Nasıl Olur?

Propolisin doğru özütlenmesi kadar, doğru üretilmesi de çok önemli. Peki doğru propolis üretimi nasıl olmalı?

BEE’O Propolis’in Kurucularından Ziraat Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı Taylan Samancı’ya sorduk.

Samancı; “Türkiye, Dünyanın üçüncü arıcılık ülkesi ve Ülkemizde 8,2 milyon arı kovanı ve 82.000 arıcı bulunmaktadır. Dünya üzerinde bulunduğu konum itibari ile de endemik bitki örtüsü çeşitliliği, diğer ülkelere kıyasla 3 kat daha zengindir. Zengin coğrafyamız sayesinde de arıcılık ve arı ürünleri üretimi konusunda yüksek potansiyele sahip bir ülkeyiz. Ülkemizde başta propolis olmak üzere, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal gibi arı ürünleri de üretilmektedir. Burada önemli olan doğru üretimdir yani pestisit uygulanmayan doğal bir çevrede, kovandan sofraya izlenebilir üretim. “Sözleşmeli Arıcılık Modeli” ile bu mümkün. Sözleşmeli arıcılık modelinde; yerinde denetim yapılıp, arıcılara ekipman, malzeme ve eğitim desteği sağlanır. Arıcıya alım garantisi verilerek “Adil Ticaret “oluşturulur. Arıcılar ürünü nasıl satacağı endişesi gütmeden, üretime ve kaliteye odaklanabilir. Böylece yüksek kalite ile doğal ürünler elde etmek mümkün.” dedi.

Samancı İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapılan bilimsel bir çalışmadan bahsetti. “İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapılan bir projede, Dünya’nın farklı ülkelerinden elde edilen 126 propolis örneği incelendi ve Anadolu propolisi ile etken maddeleri kıyaslandı. Bu çalışmada Anadolu propolisinin, diğer ülkelerde üretilen propolislere kıyasla 3 kat daha zengin antioksidan maddeler içerdiği ve daha zengin bir fenolik profiline sahip olduğu belirlendi. Bu durum Anadolu coğrafyasındaki endemik bitkilerden kaynaklanmaktadır. Anadolu propolisinin içeriğinde yüksek oranda; Kafeik Asit Fenetil Ester (KAFE), Kafeik Asit, Kuarsetin, Galangin, Apigenin, Epikateşin, P-kumarik asit, Krisin ve Pinosembrin gibi 15 farklı fenolik ve flavonoid bileşen bulunur.” dedi.

banner18
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1