Öne Çıkanlar türkiye ABD ankara teknoloji izmir

Türkiye’den bir Başarı Hikayesi
banner17
Günümüzde en çok konuşulan konuların başında sağlıklı bir yaşam ve bunun için beslenme ile yaşam tarzında dikkat edilmesi gerekenler yer alıyor. Gün yok ki kötü üretim ve yaşam şartlarını içeren korkutucu senaryoların karanlık dünyasına çekilmeyelim. Ancak madalyonun diğer tarafındabazen gözden kaçırdığımız aydınlık hikayeler de yer alıyor. Bunların biri de Türkiye’nin margarin sanayisine ait.
 
1990’lı yılların ortasında trans yağın kardiyovasküler risk taşıyabileceği söyleniyor. Ardından Dünya’da bilimin ışığında gelişim için çalışmalar başlatılıyor. Bu, yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve ciddi yatırımların yapılması anlamına geliyor. Böylelikle daha AB’de ve Amerika’da trans yağ sorunu çözülememişken, Türkiye’nin bu konuda eşine az rastlanır bir başarı hikayesinin tohumları atılıyor.
 
Türkiye margarin sektörü de 2000’li yılların başından itibaren bu dönüşüm yolculuğuna çıkıyor ve attığı adımlarla bu konuda Dünya’daki öncü ülkelerin başlarında yer alıyor. Bu yolculuk Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) liderliğinde, sektördeki oyuncuların bilimsel gerçekler ışığında ve ortak hareket bilinciyle hareket etmesi ile gerçekleşiyor. Henüz ülkemizde bu konuda hiçbir yasal düzenleme yokken, sektör tamamen gönüllü olarak tüketicilere en yüksek kalitede ürün sunmak gayesiyle bu gelişim yolculuğuna çıkıyor. Yapılan büyük yatırımlar ve Ar-Ge çalışmaları sonucunda 2006 yılı sonunda eski kısmi hiderojenasyon yöntemi terk ediliyor, dolayısıyla 2007 yılından itibaren ülkemizde “trans yağsız” dönem başlıyor.
 
Ürünlerin içeriğindeki trans yağ oranı, Dünya’daki bilimsel literatüre göre güvenli sayılan seviye olan yüzde 1’in altına düşürülüyor. Bunu tüketicilere anlatabilmek amacıyla, MÜMSAD’ın girişimleri sonucunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı izniyle, yüzde 1’in altında trans yağ içeren ürünlere “trans yağ yoktur” logosu konuluyor.
 
Dünya’dan örnekler
 
Trans yağ ile ilgili dönüşüm süreci, benzer konularda öncülükleriyle tanınan AB, ABD, Kanada, Avustralya’da da gündemde yer alıyor.
 
  • Uzun yıllardır trans yağ için konulacak limiti tartışan AB’de yüksek olasılıkla yasal düzenlemelere konulacak limitin yüzde 2, yani Türkiye’dekinin iki katı olması bekleniyor.
  • ABD’de uzun tartışmalar sonucunda, proses kaynaklı trans yağın oluşumuna neden olan “kısmi hidrojenasyon” yöntemi güvenli listesinden çıkartılarak Ağustos 2015’de yasaklanıyor ve sektöre 3 yıllık bir geçiş süresi veriliyor. Yani ABD’de federal bazda trans yağsız dönem bu yıl Ağustos ayından itibaren yürürlüğe girecek.
  • Yapılan araştırmalara göre Dünya’da en yüksek trans yağ tüketimi olan ülkelerden biri olan Kanada’da trans yağın elimine edilmesi girişimleri uzun zamandır devam ediyor. Bugün gelinen noktada Kanada’da da ABD’den 3 ay sonra, Eylül 2018’de “kısmi hidrojenasyon” yönteminin kullanılmasının yasaklayan düzenleme yürürlüğe girecek.
  • Ülkemizdekine benzer bir örnek Avustralya’dan geliyor. Avustralya Kalp Vakfı 1996 yılında başlattığı “tick” kampanyasıyla margarinlerdeki trans yağın elimine edilmesi sürecine giriyor. 2005 yılından itibaren Avustralya’da ambalajlarında Avustralya Kalp Vakfına ait olan “tick” işaretine sahip olan ürünlerde trans yağ oranı yüzde 1’in altına çekiliyor.
 
Türkiye’ye dönecek olursak:
 
Trans yağın elimine edilmesi yarışında Türkiye Dünya’nın önünde koşuyor. Ülkemizde trans yağsız dönem 2007’den itibaren başlıyor ve 2008 yılından itibaren marketlerde satılan margarinlerde “trans yağ yoktur” logosu yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye, hiçbir yasal düzenleme yokken sektörün inisiyatifiyle trans yağın elimine edilmesi konusunda bilimi takip ediyor ve bu konuda ABD’nin ve Kanada’nın 11 yıl önünde yer alıyor. Trans yağın elimine edilmesinde öncü olan Avustralya’nın dokuz yıllık süreci gibi, Türkiye’de de altı yıllık bir sürecin ardından, Avustralya’dan iki yıl sonra aynı noktaya ulaşılıyor. Henüz Birlik bazında bir yasal düzenlemesi olmayan AB’de tartışılan ise Türkiye’deki limitlerin iki katı.
 
Trans yağ yoktur logosu, bu konuda öncülük yapan Sivil Toplum Kuruluşu MÜMSAD’a tescili. Bu sorumluluğun gereği olarak MÜMSAD 10 yıldır yürüttüğü Oto Kontrol Projesi Kapsamında rastgele örneklemeyle marketlerden aldığı margarin ve margarin içeren ürünlerin trans yağ seviyelerini Üniversite Laboratuvarlarında analiz ettiriyor. Analiz sonuçları bugüne kadar hiçbir üründe yüzde 1 seviyesinin üzerine çıkılmadığı gibi, her geçen yıl bu seviyelerin daha da aşağıya düşürüldüğü gösteriyor. 2018 yılı analiz sonuçlarına göre kase margarinlerde ortalama trans yağ seviyesi yüzde 0.14, paket margarinlerde ise yüzde 0.21 seviyelerinde, yani yüzde 1 yasal limitin oldukça altında seyretmesi de bu başarılı yolculuğun en güzel ürünü.
 
 
 

MÜMSAD Hakkında:
 
Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD); başlıca margarin, bitki ve meyve çayları, kuru çorba, dondurulmuş ürünler sektörünün temsilcileri olan firmaları bir çatı altında toplayarak, sektörün gelişmesi için tüm gayretlerin organize olmasını, üreticilerin ve tüketicilerin bilinçlendirilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
 
MÜMSAD, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, sağlık dünyası ile iş birliği içinde hareket etmekte, tüketicileri bilinçlendirmek üzere yerel kampanyalar düzenlemekte ve medya çalışmaları yürütmektedir.
 
MÜMSAD’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını Metin Yurdagül, Genel Koordinatörlüğünü Ebru Akdağ yürütmektedir.
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5