banner25

Merhaba Sevgili Okur,

Bedenimiz de ruhumuz da iyi yaşamayı hak ediyor değil mi!

Bizlerde daha iyi yaşayabilmek için, daha iyi beslenmeye çalışıyoruz. Sağlıklı bir vücut için, güçlü bir bağışıklık sistemi hepimizin isteği ama yalnızca bağışıklık sistemimizin güçlü olması değil isteğimiz, kendimizi ruhen de iyi hissetmek, aynaya baktığımızda daha iyi görebilmek de istiyoruz. Bunların hepsini bir bütün olarak kendimizde gördüğümüzde sağlıklı ve uzun yaşam için kapılar aralanmaya başlıyor.

Tüm bunlar için en önemli faktörün yeterli ve dengeli beslenme olduğunu da biliyoruz.

Lakin neyi ne kadar tüketmeliyiz kısmında sanırım soru işaretlerimiz var.

İşte tam da burada renklerle beslenme bize yol gösteriyor. İnsanların sağlıklı beslenmesinde farklı renklerdeki bitkisel ürünlerin tüketilmesi üzerine kurulmuş bir beslenme sistemi bulunmakta, bu sisteme de gökkuşağı tarzı beslenme adı verilmektedir.

Aslında formül basit; Renklerle beslenme, bu beslenme tarzının temelinde bitkilerin renklerine göre sınıflandırılması esastır. Bitkilere renk veren bileşikler fitokimyasallardır.

Fitokimyasallar bitkilere yalnızca renk vermekle kalmaz, tat, hoş koku ve aroma da verirler. Fitokimyasallar ise insan sağlığı için oldukça önemlidir.

Renklerin tüketimdeki etkisinin yanı sıra insan psikolojisi ve satın alma isteği üzerinde de etkisi büyüktür.

Renklerle beslenme 6 gruptan oluşur;

Kırmızı, sarı, yeşil, mavi, mor, turuncu ve beyaz olmak üzeredir. Sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmek istiyorsanız, öncelikle bu altı farklı renge günlük beslenmenizde yer vermekle başlayabilirsiniz.

Beslenmenize dahil edebileceğiniz Kırmızı renkte pek çok gıda vardır; Domates, çilek, vişne, kiraz, kırmızı elma, karpuz, ahududu, bar, kırmızı biber, pancar, barbunya, kırmızı kinoa ... Bu renk grubundaki gıdalar likopen ve antosiyaninler içerir.

Araştırmalar likopenin prostat, göğüs ve cilt kanserlerine karşı güçlü bir koruyucu etkisi olduğunu göstermiştir. Likopenin en faydalı kullanımı ise, bir miktar yağ ilave edilerek pişirilmesidir.

Antosiyaninler ise; Alzheimer ve kalp hastalığı riskine karşı koruyucudur.

Turuncu renkliler; Havuç, balkabağı, portakal, kavun, mandalina, tatlı patates, zerdeçal, kayısı, mango, cennet hurması, nektarin bu grup meyve ve sebzelerdir.

Turuncu besinler beta-karoten içeriği ile kemik sağlığının korunmasında, göz sağlığında, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli etkiye sahiptir. Ayrıca, turuncu renkliler bio- flavanoidler içeriği ile kanser riskini azaltır, sağlıklı bir cilde sahip olmamızı sağlar, kalp krizi riskine karşı koruyucu özellik taşır.

Sarı renk besin grubunda ise; limon, zencefil kökü, muz, ananas, sarı elma, armut, sarımercimek beyin, kalp ve damar sistemini koruyabilecek, göz ve cilt sağlığına olumlu etkisi olan lutein ve zeaksantin bileşiklerini içermektedir.

Ananasta ise bromelain enzimi, yüksek miktarda bulunmaktadır ve bu enzim, yağ metabolizmasında önemli rol oynamaktadır.

Ispanak, yeşil elma, brokoli, brüksel lahanası, yeşil zeytin, avokado, kivi, marul, salatalık, biber, taze soğan, roka, bakla, bezelye, semizotu yeşil gruba örnek besinlerdir.

Bu grupta bulunan süper besin diyebileceğimiz avokado, dikkate değer ölçüde besin ögesi içeriğine sahiptir, yine yeşil besin grubundaki zeytinde bulunan ethidroksitirosol, oleuropein, oleokanital gibi bileşikler kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcıdır.

 Güçlü bir bağışıklık sistemi, cilt sağlığını koruma, kanserle mücadeleye destek ve kalp ve damar sistemi için yeşil grubunu tüketmeyi atlamayın.

Beyaz besinler alisin flavanoidlerini içermektedir. Pırasa, turp, sarımsak, mantar, soğan, kereviz, karnabahar, kakao, hindistan cevizi, kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut), tahıllar (buğday, arpa, çavdar), tahin, yağlı tohumlar (ceviz, fındık, keten) beyaz besin grubundadır.

Çok güçlü antibakteriyel özellikler içeren alisin, pek çok enfeksiyon üzerinde etkilidir.

En sona en zengin içerik özelliği olan mavi- mor besin grubundaki sebze ve meyveleri sakladım. Mavi – mor besinler resveratrol içermektedir. Mor besinler cildin nem dengesini sağlayarak cilt sağlığını da korur ve sağlıklı yaşlanmaya yardımcı olur. Üriner sistemi koruduğu, kan akımını düzenleyerek yüksek tansiyonu önlediği, dolaşım sistemini koruduğu ve kalp hastalıkları riskini de azalttığı bilinmektedir.

Güçlü antioksidan etkileri sayesinde vücut direncini artırarak bağışıklık sistemini güçlendirir, en önemli etkilerinden biri de hafızayı güçlendirmesidir. Çok güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir. Bu etkileri sayesinde hücreleri korur, kanser hücrelerinin sayısını azaltır ve özellikle prostat kanseri gibi bazı kanser türlerinin önlenmesinde aktif rol oynar.

Gelelim bize bu kadar özelliği ile şifa olacak olan mor besinlere; Patlıcan, böğürtlen, frenk üzümü, mürdüm eriği, yaban mersini, kırmızıturp, kırmızı lahana, mor havuç, siyah zeytin, hurma bunlara örnektir.

Hadi, hep birlikte her gün Gökkuşağının altından geçmeye hazır mıyız? Mutluluk garantili:)

Tabağınızı renklendirin, hayatınız renklensin!

Hepinize sevgi dolu, sağlıklı günler dilerim




 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.