Öne Çıkanlar Trabzon cumhuriyet Bursa moda CANAN

Dünya Gıda Günü'nde Açlık ve Sürdürülebilirliği konuştular
banner17
Elif Attepe yazıyor - Ülke genelinde Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden bir tanesi de Gıda Mühendisleri  Odası İstanbul Şubesi tarafından Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen program, başta akademik çevreler olmak üzere mesleki birlikler ve öğrenci birliklerinin de yoğun ilgisi ile gerçekleştirildi. 2 oturumdan oluşan sempozyumun açılış konuşmasını Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zafer Şenyurt yaptı. Şenyurt Konuşmasında, 16 Ekim Dünya Gıda günü vesilesiyle bu yıl FAO’nun belirlediği  ‘sıfır açlık’ temasının yanı sıra gıda ve tarımda yaşanan sorunların ve çözüm yollarının tüm yönleriyle ele alınması gerektiğine inandıklarını, bu nedenle bu yıl iki ayrı sempozyum düzenlediklerini ve etkinliklerin bir hafta boyunca süreceğini ifade etti.  Şenyurt’un ardından kürsüye çıkan FAO Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, ’tüm paydaşların bu önemli günde birarada bulunmasından mutluluk duyuyoruz, bugün dünyanın bir bölümünün açlıkla, bir bölümünün obeziteyle mücadele ettiğini görüyoruz ve gelecek için hep birlikte adım atarak bu sıkıntıların üstesinden gelebiliriz, 2030'a kadar bu süreci organize edebilirsek 2030'da sıfır açlık hedefine ulaşabiliriz, unutmayalım ki; eylemleriniz geleceğimizdir.’  dedi. 
Programın ‘Geçmişten Günümüze Açlık ve Gıda Güvencesi’  konulu 1. Oturumu, tarım editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirildi. FAO Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık,  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Ekşi ve Gıda Mühendisleri Odası Genel Başkanı Kemal Zeki Taydaş'ın konuşmacı olduğu oturumdan satırbaşları ise şöyle,
* Dr. Ayşegül Selışık; ‘2030’da sıfır açlık hedefimiz var, açlıkla mücadele için üretimin artması gerekiyor, FAO verilerine göre bu oran %50 dolaylarında. Bu süreçte özel sektöre, kamuya ve STK’lara da önemli roller düşüyor, biz FAO olarak tüm kurumlarla ve STK’ lar ile işbirliğine açığız ve her kesimle bilgi birikimi ve deneyimlerimizi paylaşabiliriz.’,
*Kemal Zeki Taydaş; ‘Biz Gıda Mühendisleri Odası 1996'da kurulduk ve o günden beri üyelerimiz ile birlikte Dünya Gıda Gününü kutluyoruz, bu anlamda toplumsal bilinçle hareket eden herkese ve her paydaşa teşekkür ederim. Bugün açlığı ve gıda güvencesini konuşuyoruz,  gıda hakkı herkesin başlıca hakkıdır ve bu gıdanın sağlığa zararlı olmaması gerekir, açlık konusunda ise acil eylem planı devreye sokulmalıdır,  dünyada üretilen gıdanın 1/10’ u israf ediliyor başta bununla mücadele edilmeli ayrıca ABD gibi ülkeler ihtiyaçtan fazla üretimi biyodizel gibi bioyakıt elde etmek için yapmaktadır oysaki bu fazla üretim ile açlık önlenebilir.’,
* Prof. Dr. Aziz Ekşi; ‘2030'da sıfır açlık hedefi maalesef kağıt üzerinde olan ve gerçekçi bulmadığım bir kavram bunun yapılabilmesi için öncelikle halkların ve ülkelerin iradesinin oluşması ve birleşmesi gerekir. Açlık oranının azaldığı ile ilgili veriler geliyor önümüze ancak bu düşüş nüfus artışından dolayıdır yani aslında reel’de bir azalma yok, bu oran neden düşürülemiyor çünkü Batı kendi üretimini artırıyor çiftçisini destekliyor ancak bunu geri kalmış ülkelere taşımak yerine bu ülkeleri kendine bağımlı hale getiriyor. Ülkeler gönüllü yardım yapsa gelişen ülkelerdeki açlık problemi çözülebilir. Bunun haricinde gıda adaleti hareketi ve köylü hareketi etkin olarak uygulanmalıdır.’,
* Dr Ayşegül Selışık;  ‘Gıdada israf önemli bir sorun, israf edilen gıda ile aç insanları duyurabiliriz, FAO kaynaklarını her zaman ihtiyacı olan yerlere yönlendiriyor, 2030 hedefi için farkındalık yaratır ve paydaşları birleştirebilirsek hep birlikte amaca ulaşabiliriz, öncelikli çalışma tarım 4.0 olmalı, bu çiftçiye ulaştırılırsa tarımsal üretimin verimliliği artacaktır, sürdürülebilir tarım için bu sistemleri entegre etmeliyiz.’,
*Kemal Zeki Taydaş; ‘ Siyasi otoriteler yoksulları gıda yardımı nesnesi olarak görüyorlar yoksullar gıda yardımının nesnesi değil öznesidir,  kamu bu fikir doğrultusunda yoksullara yardım etmelidir.’,
*Prof. Dr.  Aziz Ekşi; ‘Üretimin planlaması kadar tüketim planlaması da önemli, bugün tarladan sofraya değil, sofradan tarlaya döngüsünü konuşmamız gerekiyor, sağlıklı beslenebilmek için insan günlük 40 temel besin öğesini almak zorundadır bunu da hesaba katarak yeni planlamalar yapılmalı, üretim bu yeni sistem doğrultusunda planlanmalıdır.’ dedi.
Sempozyumun 2. Oturumu ise ekonomi gazetecisi Mustafa Sönmez moderatörlüğünde gerçekleştirildi.  Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Abdullah Aysu,  Öğretim Üyesi  Dr. Bülent Şık ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman’ ın konuşmacı olduğu ‘Sürdürülebilir Gıda Politikaları’  konulu oturumdan satırbaşları ise şöyle,
* Mustafa Sönmez; ‘ Sürdürülebilirliği konuşabilmek için öncelikle ekonomiyi konuşmamız lazım, bu yıl TÜİK’ e göre enflasyon rakamı  %25 ancak gıda enflasyonu %27,  bu rakamın yıl sonuna kadar %30- 35'i bulma ihtimali var, enflasyonun en büyük nedeni tarımsal üretimin çökmüş olması ve ithal ürünlere bağımlılık, önümüze kriz diye gelen şey de aslında borçların ödenememesi, işte sürdürülebilirlik burada tıkanıyor zaten.’,
 *Prof. Dr. Aziz Konukman, ‘ 466 milyar dolar borcun %70’ i özel sektöre ait bu çok vahim bir durum, bu borcun herkes tarafından üstlenilmesini bekliyorlar, aynı gemideyiz metaforu ile krizi her katmana yaşatıyorlar, küçük köylü zaten toprağını kaybetti  ve bu topraklar bahsedilen özel sektörün elinde, ofisler desek fiyat regülasyonu için çalışması gerekiyor fakat yetersizler,  STK’ lar ise kapitalizmin temsilcileri tarafından yönetiliyor,  ben bunlara sermaye tabanlı kuruluşlar diyorum.’,
*Abdullah Aysu, ‘Osmanlı döneminden beri köylüler adına verilen kararlar doğrultusunda bugün içinde bulunduğumuz durumu yaşıyoruz,  Köy Enstitüleri kapatıldı köylü' nün haberi yok, toprak reformu yapıldı  köylü' nün haberi yok,  2. Dünya Savaşı döneminde tarımdan elde edilenler ile hep sanayi desteklendi  bu değerler  hep sanayiye aktarıldı  tarıma geri dönmedi ,  24 Ocak kararları ile başlayan süreçte ise devlet ile tarımın bağı tamamen koptu, tarım kendi başına bırakılsaydı kendi sanayisini oluşturur böylece başarılı olurdu ancak biz bunu yapamadık,  insanı, hayvanı, toprağı aç bir ülke olduk  aslında Dünya Gıda Günü bu nedenle Dünya Açlıkla Mücadele Günü olmalı. Ayrıca üretici kooperatifleri kadar tüketici kooperatiflerinin  kurulması da önemli  bu iki birlik karşı karşıya gelmeli, böylece küçük büyür,  büyüdükçe büyük pazarlara açılabilir yani asıl çözüm kooperatifçiliktir.’,
*Dr. Bülent Şık, ‘İklim krizi nedeniyle artan sıcaklıklar böceklerin metabolizmasını hızlandırıyor. Hızlanan metabolizma nedeniyle böcekler hem daha çok yeme ihtiyacı duyuyor ve hem de daha çok çoğalıyorlar. Her iki durumda da böceklerin yediği gıda maddelerinin miktarı artacaktır. Bu ise tarımsal üretimde böcekler nedeniyle kaybedilen ürün miktarının artması anlamına geliyor.’ dedi. Şık konuşmasını, ’Açlık sorunu nereye doğru gidiyor sorusu dünya nereye doğru gidiyor sorusuna bağlı. Ve her iki soru da biz nerede duruyoruz sorusuna kapı aralıyor.’  diyerek tamamladı.
Program sonunda tüm konuşmacılara plaket verildi. İki haftaya yayılan etkinliğin son programı 20 Ekim’ de Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’ nde gerçekleştirilecek.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1