Öne Çıkanlar moda ekonomi Eyüpsultan türk food istanbul

“Dünya iklim değişikliğinin tehdidi altında”
banner17

Üniversitelerin düzenlediği konferanslarla 51. söyleyişi gerçekleştiren Mehmet Reis; yaşamda sürdürülebilirlik çalışmalarına ile dikkat çekerek Küresel iklim değişikliğinin tüm canlılar üzerindeki etkilerini öğrencilerle paylaştı.

Küresel iklim değişikliği zorunlu göçe sebep oluyor

Yaşamda sürdürülebilirliği sağlayabilmek için bugünden yarınlara dikkatle bakmak gerektiğini belirten Mehmet Reis, “Sizlere küresel iklim değişikliğinin etkilerinden, zorunlu göçten, tarımın sürdürülebilirliğinden ve gıdanın geleceğinden söz etmek istiyorum. Sera gazı salınımları, gıda atığı, çevre kirliliği ve çarpık kentleşme iklim değişikliğine neden oluyor.  İklim değişikliği ise aşırı hava olaylarını oluşturuyor. Bu durum tarım alanlarının azalmasına, bitki hastalıklarına, verim kaybına, daha fazla su ihtiyacına, ekim ve hasat sezonlarında değişikliklere neden oluyor. Tarım; toplumun beslenmesi, sanayinin hammadde ihtiyacını karşılaması, dünyanın toplam işgücünün üçte birine temel geçim kaynağı sağlaması açısından büyük önem teşkil ediyor” dedi.

Konuşmasında zorunlu göçe dikkat çeken Mehmet Reis,”Tüm canlıların yaşamını tehlikeye sokacak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini geçmişe göre daha sık ve uzun süreli yaşamaya başladık. İklim bağlantılı riskler, sınırlı olan doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde yönetilmesini zorlaştırıyor. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan aileler, doğal kaynakların azalması, yaşam şartlarının zorlaşması nedeniyle yaşadıkları yerleri terk ediyor” dedi.

Küresel ısınma erozyonu daha da artırıyor

Konferansta Doğal Hayatı Koruma Vakfı raporuna da değinen Reis sözlerine şöyle devam etti: “Her yıl denizlerimize karışan plastik atık miktarı yaklaşık 8 milyon ton. Deniz canlıları tarafından yutularak sindirilen 5 milimetreden küçük parçalar besin zinciri içinde insanlara kadar ulaşarak ciddi sağlık riski yaratıyor. Denize atılan sigara izmariti 5 yıl, plastik torba 20 yıl, plastik bardak 50 yıl, misina ise 600 yıl çözülmeden doğada kalıyor. Tüm karasal yaşam toprağa bağlıdır ve yaşam toprakta filizlenir. Ekilebilir arazilerimizin en verimli olan üst kısmı erozyon ile yok oluyor. Topraklarımızın yüzde 86’sında erozyon görülüyor. Tarıma elverişli 1 santimetre kalınlığında bir toprak tabakası, ortalama olarak 100 ile 1000 yıl arasında oluşuyor. Küresel ısınmanın erozyonu daha da artıracağı ortada bir gerçektir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5