Öne Çıkanlar şırnak avrupa birliği trump Brezilya kültür

Pandemide güvenli üretim marka başvurularını arttırdı

Tüketiciler son dönemde fiyat politikasından çok güvenli üretime dair süreçleri yapmış oldukları tercihlerin merkezine koymuş durumda. Bu durum gıdadan kimyaya, makineden ambalaj sektörüne kadar üretimin birçok alanında kendisini daha fazla hissettirmeye başladı. Bu kapsamda Franchising ve Markalı Bayilik Fuarı’nda Adres Patent ve Güvenilir Ürün Platformu tarafından ‘Pandemide Markalaşma ve Türk Markaları Dünyaya Açılıyor’ paneli gerçekleştirildi. Panelde konuşma yapan Adres Patent Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Patent Hareketi Başkanı Av. Ali Çavuşoğlu, yaklaşık 20 yıl önce marka başvuru sayılarının 20 bin civarında olduğuna işaret ederek, bu rakamın hızlı bir artışla 120 binlere kadar yükseldiğini kaydetti. 2019 yılındaki toplam marka başvurusunun 2020 yılı ekim ayında yakalandığına işaret eden Çavuşoğlu, “Kasım ve aralık ayında ise 50 bin başvuru bekliyoruz. Bu rakamları yakalarsak, seneyi yaklaşık olarak 160 bin başvurusu ile kapatmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

2029’da hedef 1 milyon patent

Türkiye’deki toplam patent sayısının 280 bin civarında olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Patent alanında Osmanlı döneminde çıkarılan İhtira Beratı Kanunu’nun 150’inci yılı olan 2029’da Türkiye’de 1 milyon patenti yakalamayı amaçlıyoruz. Sanayi odalarımız ve üniversitelerimizin desteği ile 2029’da bu hedefleri yakalayacağımızı umuyoruz” şeklinde konuştu. Biontech firmasının 2008 yılında kurulduğunu anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti: “Bu firmanın 1 yıl önce Amerikan borsasındaki değeri, hisse başı 18 dolarmış. Şu anda toplamda 86 dolara çıkmış durumda. Şirketin bulmuş olduğu bir aşının patentini alması ve bunun da herkes tarafından kabul görmesi değerini 5 kat artırdı. Şu anda bir patentle büyüyen firmayı canlı canlı görmekteyiz. Diğer taraftan firmanın toplamda yaklaşık 900'den fazla patenti var. Bu firmanın binlerde çalışanı yok ya da 100 binlerce metrekarelik bir alanda faaliyet göstermiyor. Yapılan patent ve invoasyon çalışmaları firmanın değerini artırdı” açıklamasını yaptı.

Marka hukuki engellere karşı korur

Marka ve markalaşma sürecinin emek istediğini dile getiren Ali Yüksel – Hilmi Özalp Hukuk Bürosu’ndan Av. Çiğdem Çınar Arıkan şunları söyledi: “Bir markayı oluşturduğunuz zaman 5 veya 10 yıl değil uzun vadede en az 50 yıl olarak düşünmeniz gerekiyor. Belki de miras olarak bırakabileceğiniz en kıymetli eşyanız markanız olacak. Günümüzde markalar bir bina veya bir arsa yatırımından daha fazla bir değere sahip. Apple veya Coca-Cola firmasına baktığınız zaman bunlar artık maddi varlıklarından çok markaları ile daha fazla öne çıkıyorlar. Diğer yandan markalar sadece tescil edildikleri ülkelerde koruma sağlarlar. İhracat yapmış olduğunuz diğer ülkelerde de koruma elde etmek istiyorsanız ya patent ve marka vekilleri ile yurt dışı başvuru işlemlerinizi başlatır ya da o ülkedeki patent ofisi üzerinden başvuru işlemlerinize başlarsınız. Özellikle tescili almış olduğunuz marka sizi ürününüzle ilgili karşılaşmış olduğunu hukuki engellere karşı korur.”

“Güvenli üretime bağlı olarak marka başvuruları da artış gösterdi”

Güvenilir Ürün Platformu Genel Başkanı Celal Toprak, önümüzdeki dönemde güvenilir üretim konusunun daha fazla öne çıkacağına işaret ederek, “ Pandemi birçok insanın tercihinide değiştirmiş durumda. Önümüzdeki dönemde öne çıkacak kavramlardan birisi de güvenilirlik olacak. Bu kapsamda fiyat, ikinci planda olacak. Bizde güvenilir ürün platformu olarak bu konunun altını kalın harflerle çizmek istedik. Buna ilave markalaşma konusunda atılan adımların da güvenli üretimle doğru orantılı bir şekilde artığını görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Güvenli üretimle birlikte markalaşmanın da önemi arttı”

Markalaşma konusunda atmış oldukları adımların büyüme konusunda etkili olduğunu dile getiren İrfan Usta Lahmacun Kurucusu İrfan Temel, amaçlarının ilk etapta İstanbul’un her ilçesinde bir restoran açmak olduğunu söyledi. Güvenli üretimle birlikte markalaşmanın da arttığını dile getiren Temel, “Tüketiciler son dönemde fiyat politikasından çok güvenli üretim ve markalaşma alanındaki faaliyetlere daha fazla önem vermeye başlıyor. Bu kapsamda markalaşmanın öneme daha fazla artmaya başladı” diye konuştu.

2021’de 40 restoran açmayı planlıyor

Kısa vadede yurt dışı ve yurt içi yatırımlar yapacaklarını anlatan Temel, “Bir buçuk sene içindeki hedefimiz en az 40 franchise vermek. Bu yıl tüm dünyada yaşanan pandemiden dolayı ağırlığımızı merkezimiz olan tarihi Feraye köşküne verdik. Pandemi döneminde bile restoranlarımız umduğumuzdan çok daha fazla ciro yaptı. Özellikle paket serviste rakiplerimizle ciddi oranda fark yarattık. Franchise vereceğimiz kişilere çataldan kürdana kadar biz tedarik ediyoruz. Mimari proje bize ait olacak dekorasyon bütünlüğü önemli çünkü. Usta tedariki ve eleman temini konusunda da iş birlikçilerimize yardımcı oluyoruz. Yine ustaların eğitimi bizde olacak. İş güvenliği sözleşmesini biz hazırlayacağız. Hedefimiz 2021 yılının ilk yarısında 7 olan restoranımızın sayısını 40’e yükseltmek” ifadelerini kullandı.

Güvenli üretim ve markalaşma daha fazla önem kazandı

Esperro Franchise ve İş Geliştirme Müdürü Selçuk Balkan, pandemi ile birlikte franchise bedeli almama kararı aldıklarını ve pandeminin konseptlerinde önemli değişikliklere neden olduğunun altını çizerek, “Konseptlerde kapalı ve dar alanlardan açık ve geniş alanlara yönelme var. Şu an sadece paket servis ve al götür uygulamaları yapabiliyoruz ve bu durumun ne kadar süreceği belli değil bu nedenle beklemek yerine sürece en hızlı şekilde nasıl adapte olabiliriz diye kendimize sorduk. Senin olduğun her yerde sloganı ile özellikle mobilize konseptler geliştiriyoruz ve FR adaylarımızdan gelen inovasyon taleplerini değerlendiriyoruz. Diğer yandan pandemi ile birlikte güvenli üretim ve markalaşma konuları da daha fazla önem kazanmaya başladı. Gerçek kriz hiçbir şey hayal edemiyor olmanızdır. Kendi işinizin patronu olmayı hayal etmekten vazgeçmeyin, bu kötü günleri hep beraber aşacağız” diye konuştu.

Markalaşma yurt dışına açtı

David People Markalar Koordinatörü Can Sepkin yurt dışında özellikle Arap Emirlikleri ve Orta Doğu ülkeleri ile bayilik görüşmelerinin devam ettiğinin altını çizerek, “Kahve Osmanlı tarafından dünyaya duyurulmuş olmasına rağmen hem ürün hammaddesini dışarıdan temin ediyoruz hem de kahve tüketimi yurt dışında daha fazla. Güçlü rakiplerin olması ve yasal süreçlerin hızlı tamamlanmaması piyasaya girişi zorlaştırıyor. Burada kaybetmiş olduğunuz süreci avantaja çevirebilmek adına markalaşma alanında yapmış olduğunuz atılımlar son derece önemli. Bu durum sizin rakiplerinize karşı 1-0 önde başlamanıza da zemin hazırlıyor. Öte yandan bayilik verirken çok net kurallarımız var örneğin açacağımız bayilerin kilometre olarak birbirini etkilemeyecek mesafelerde olması lazım aksi durumlarda bayilik vermiyoruz” bilgisini verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.