Öne Çıkanlar dünya tekirdağ almanya jandarma ito

Virüs dijitalleşmenin önünü açtı

Suriyelilerin Türkiye'deki yerel ev sahibi topluluklara sosyo-ekonomik katılımı için kapsamlı, yenilikçi ve kapsayıcı destek sunmak, her iki taraf için girişimciliğin geliştirilmesi ve Türkiye'deki girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini hedefleyen ENHANCER (Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi) Projesi kapsamında yapılan online etkinlikler devam ediyor. Etkinlik Avrupa Birliği tarafından 26.4 milyon avro bütçe ile finanse edilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Kalkınma Ajansları ve Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) tarafından yürütülen projeye ilişkin bilgi veren ENHANCER Kıdemli Proje Direktörü Pınar Yapanoğlu'nun açılışı  konuşması ile başladı.

Etkinlikte söz alan IBM Orta Doğu ve Afrika Dijital Strateji Danışmanı Asma Shabab göçmenlerin deneyimlerini ekonomiye kazandırmanın mümkün olduğunu belirterek, bunun için de dijitalleşmeye uyumun önemine vurgu yaptı.
Covid 19 salgını ile birlikte dijital dönüşümün giderek daha da hız kazandığını belirten Asma Shabab şöyle devam etti:

“Örnek vermek gerekirse annem öğretmen neredeyse emekliliğe yaklaştı ama birden zoom kullanmaya başladı. Yeni insanlara açıldı. Artık göçmen topluluklar da daha fazla fırsata sahip. Artık dijital ortamda daha büyük kitle ile bağlantı kurabiliyoruz. Zaten, salgınların tarihine ve ekonomik durgunluk dönemlerine bakarsanız bu dönemlerde her zaman inovasyon ve girişimciliğin arttığını görüyoruz."

GİRİŞİMCİLİĞİN GÜNCEL TANIMI

Coronathon Türkiye Girişimi Sözcüsü ve Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Direktörü Dr. Oğuzhan Aygören de girişimcilikle ilgili şu önemli bilgileri paylaştı:

“Girişimcilik  sadece göçmenler için değil tüm ülkelerde ekonominin büyümesi için ihtiyaçtır. Bu anlamı ile girişimcilik tanımını yaparken ‘girişken olmak, tuttuğunu koparmak, risk almak, yaratıcı düşünebilmek ve fırsatları görebilmek, yakalayabilmek’ ifadelerinin de kullanılması gerekir. Bütün bunları topladığımızda girişimcilik dediğimiz şeyin şirket kurmanın ötesinde bir beceri olduğunu düşünüyorum. Bence girişimcilik konusunda göçmenler avantajlı. Çünkü onlar ayakta kalma mücadelesi veriyorlar.”

Apple’in kurucusunun Suriyeli,  “Zoom” programının kurucusunun da Amerika’daki Çinli bir göçmen olduğunu vurgulayan Dr. Oğuzhan Aygören, “Bunları başarmak elbette bir mülteci için kolay değil. Bu her mültecinin yapabileceği bir şey değil. Şu anda Türkiye en fazla göçmene sahip ülke. Göçmenler arasında gençlerin ve çocukların sayısının çok fazla olduğunu görüyoruz. Burada enerji var. Bu enerjinin hayata geçmesi eğitimle mümkün. Ben özellikle göçmenlerin eğitimi alanında büyük fırsatlar olduğunu düşünüyorum. Eğitimi geleneksel anlamı ile örgün eğitimi kastetmiyorum. Girişimcilik becerileri edinme anlamında bir eğitim olabilir” diye konuştu.
 
DİJİTAL GÖÇEBE

Girişimcilikte kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşu faktörlerine değinen Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, pandemi ile birlikte dijital göçebe kavramının oluştuğunu belirterek, “Artık nerede bulunduğunuz önemli değil. Türkiye’nin herhangi bir yerinde yaşayan insan Amerika’daki bir hocadan eğitim alabilir. Artık hepimiz dijital bir göçebeyiz. Ancak, pandemi süreci dijital erişimde de eşitsizliği beraberinde getirdi. Teknolojik altyapısı ve donanımı olmayan insanlar bunlara ulaşmak konusunda sıkıntı yaşadı. Oxford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre bu süreçten en olumsuz etkilenen kesim göçmenler ve mülteciler oldu” dedi.

Pandeminin dünyayı eşitlendiğini belirten Hazır, bu süreçte Türkiye’nin göçmenler konusundaki iyi uygulamaları ile dünya örnekler oluşturabileceğini ifade ederek, “Bu nedenle mülteciliğin ve göçmenliğin artık uzun vadeli olarak hayatımızda olacağını unutmadan sürdürülebilir bir göç politikası oluşturmak gerektiğini düşünüyorum. Yeni normalimiz bu olacak” değerlendirmesini yaptı.
 
BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Kahramanmaraş’ta kurduğu tekstil firması ile başarı öyküsü yazan Hussam Eddin Tatari CEO’su Hussam Eddin ise duygularını dile getirirken Türkiye Cumhuriyeti hükümetine teşekkür ederek sözlerine başladı.

Suriye’den göç ederken paradan ziyade bilgileri ile geldiklerine vurgu yapan Hussam Eddin, kurdukları tesisle tekstilde ilk 50 şirket arasına girdiklerini, üretimlerinin yüzde 50’sini ihraç ettiklerini belirterek, “Biz deneyimlerimizi sunduk ve Türk paydaşlarımızla paylaştık. Covid salgınının ardından da çalışmalarımızı dijital ortamda genişletmek için Suriyeli ihracatçılar ile birlikte bir grup kurduk. Şu anda uzaktan eğitimle arap ülkelerinde faaliyet gösteren bir firma ile işbirliği yapıyoruz ve dolayısıyla başarı için herkese fırsat vermeye çalışıyoruz” dedi.

Hussam Eddin, göçmenlerin girişimciliğinde ve topluma entegrasyonunda önemli bir işlev üstlenen ENHANCER’ın başarısı için de çalışmak istediklerini sözlerine ekledi.

Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD), 17 Üye Devlet ve 250'den fazla personeli olan uluslararası bir kuruluştur.  Dünya çapında 90'dan fazla ülkede faaliyet gösteren göç yolları boyunca verimli işbirliği ve ortaklıklar oluşturmak için çalışmalarında bölgesel bir yaklaşım benimsemektedir. ICMPD, üye devletleri, Avrupa Komisyonu, BM ve diğer kurumların yanı sıra bağışçılardan fon almaktadır. 1993 yılında kurulan ICMPD, BM gözlemci statüsüne sahiptir ve AB kurumları ve BM ajansları dahil 700'den fazla ortakla işbirliği yapmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.