banner25

EN OKKALI HABERİ CANLI YAYINDA VERDİ
banner17

Elif Attepe yazıyor...Şekeri, ısısı, kahvesi oranlı olmalı…dile kolay karşılığında 40 yıl hatırı paylaşmak var ne de olsa…evet Türk kahvesinden bahsediyorum 500 yıllık geçmişiyle Türk kültürüne kazık çakmış, Türk sıfatını gururla tüm dünyada taşıyan bir kültür…evet ürün değil kültür çünkü yanında servis edilen lokumundan sunum şekline, özel fincanından sohbetine kadar bir ritüeller dizisi gibi…kız istemede damatların tuzlusunu içmek zorunda kaldığı, bol köpüklüsünü pişiren gelinin hamarat olarak adlandırıldığı, taziye evine gidilirken ihtiyaç olur diye bir paket yanımızda götürdüğümüz, dibindeki telveyi çevirip fallar kapattığımız, dost sohbetlerinde inanmayarak ama falsız da kalmayarak geleceklermize baktığımız kültürümüz…Türk kahvesi…UNESCO ‘İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ ne girmiş bu kültürü, konuya gönül vermiş Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı ile yaptığımız canlı yayında konuştuk. Benim şansıma Murat bey bomba gibi bir haberi de ilk defa canlı yayında verdi. Aşağıdaki detaylara geçmeden önce kahvelerinizi hazırlayın en okkalı, bol şekerli, çok keyifli bir sohbete başlıyoruz…

1988 yılında, 22 yaşında iken babamın rahmetli olmasıyla iki kuzenim ve ben Arzum yönetimine dahil olduk. Hayatımın dönüm noktalarından biri olarak kabul ettiğim bu dönemde markalaşma sürecinin biraz daha profesyonelce götürülmesinde ciddi çaba harcadık. Ailemizden devraldığımız şirketimize, birinci ve ikinci kuşak olarak hep birlikte ivme kazandırdık. Hiçbirimiz markanın önüne geçmedik, her zaman markayı ön planda tuttuk. O yıllardan bu yıla işe yaklaşımım hep bu yönde oldu, Arzum markası hep ön planda olmalıydı

Türk kahvesinin yeri benim için ve Arzum için çok önemli. 500 yıllık çok değerli bir kültürümüz. Türk kahvesinin dünyaya yayılımındaki en önemli bariyer makineleşmeydi. Bu konuda 100 yıl kadar bir gecikme yaşandığını düşünüyorum. Bu bariyerin aşılmasıyla hem Türkiye’de hem de yurt dışında Türk kahvesi tüketimi oldukça yüksek oranlarda arttı. Türk kahvesi, 2013 yılında UNESCO tarafından “somut olmayan kültürel miras” olarak tescillendi. Bu tarihi adım ile birlikte Türk kahvesinin global pazarlara açılmasında makineleşmeyle birlikte önemli bir avantaj sağlandı. Biz de Arzum OKKA ailesi ile bu bariyeri ortadan kaldırmayı hedefledik ve başarılı olduk. Şu anda dünyanın 35 ülkesinde Arzum OKKA’larımız var. Tabii sadece makineleşmeyle sınırlı kalmıyor. Bu kültürü anlatacak, yeni pazarlarda yeni bir yaşam tarzı olmasını sağlayacak birçok tanıtım çalışması da gerekli. Arzum olarak bu konuda da elimizden geleni yapıyoruz. Dünyada günde yaklaşık 2,2 milyar fincan kahve içilmesine rağmen Türk kahvesi, pazardan sadece yüzde 10 pay alabiliyor. Hedefimiz, Türk kahvesi tüketiminin yüzde 20 paya çıkması.

Makineleşme süreci fikri yemek sonrası geldi

Bir gün yabancı misafirimizle birlikte lüks bir restorana yemeğe gittik. Yemekten sonra Türk kahvesi içmek ve misafirimize de ikram etmek istedik. Ama mutfak uygun olmadığı için Türk kahvesi yapamadıklarını söylediler. Fakat espresso, cappuccino gibi kahvelerden istersek yapabiliyorlardı; çünkü onların makinesi vardı. Mutfaktaki ocaklar Türk kahvesi pişirmek için uygun değildi. Diğer ucuz plastik makineler de sorun çıkardığı için kullanılmıyordu. İşte orada kullanılışlı ve pratik bir elektrikli cezve üretme fikri aklımıza geldi.

Ürünümüz ilk çıktığında diğer plastik olanlara göre 5-10 misli pahalıydı. İlk başta herkes bu fiyata satılamayacağını söylese de hem restoranlarda hem evlerde yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Tabii o günlerden bugünlere daha da geliştirerek elektrikli cezveyi üretmeye devam ettik.

Toplam 35 ülkeye ihracat yapıyoruz. Şunu söyleyebilirim ki, öncelikli olarak kültürümüze hizmet eden ve hayatımızı kolaylaştıran ürünler dünyada kabul görüyor. Türkiye pazarı zaten Arzum’u kabul etti ama dünyada Türk kahve makinesini sattırabilmek çok daha önemli ve büyük bir başarı bizim için. Dünyada 30 milyon adet kahve makinesi satılıyor, Türk kahve makineleri toplamda 2 milyon adedi zor buluyor.

UNESCO Türk kahvesini Türkiye’ye ait bir kültürel değer olarak tescil etti

2008 yılında Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’nin yönetim kuruluna girdim. Yaptığımız çalışmalarla UNESCO’ya gittik. 2013 Aralık ayında UNESCO Türk kahvesini ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ kategorisinde, Türkiye’ye ait bir kültürel değer olarak tescil etti. Bu, UNESCO’nun sıvı içecekler grubunda tescil ettiği ilk üründü. Tüm bu gelişmeler, Türk kahvesinin dünyaya tanıtılması adına çok önemli. Biz tüm ritüelleri ile birlikte kahvemize sahip çıktıkça, gerekli farkındalıkları yarattıkça dünyada da değeri artıyor. ‘Turkish coffee’ denildiğinde ve onunla bağlantılı bir ürün sunulduğunda daha çabuk kabulleniliyor. Çünkü senin kültürünün markası ve senin hikâyen. Bu da markaya değer katıyor. Eğer Türk kahvesini dünyaya tanıtabilirsek bundan herkes kazanacak. Örneğin kahveyi içtiğim porselen fincanlardan, tepsiye, lokum üreten firmaya ürünleri dünyada kullanılmaya başlanacak. Türk kahvesi diğer tüm kahvelerden farklı olarak daha ince çekiliyor. Bu kahveyi üreten firmalar, çekirdekleri bu kadar ince çekebilen tüm değirmenciler. Yanında lokum ve su geliyor. Lokumcularımız, o küçük su bardaklarını üreten firmalarımız herkes kazanacak. Türk kahvesi ile birlikte tüm bu ürünler dünya pazarında talep görecek.

CANLI YAYINDA BOMBA GİBİ HABER: ARZUM’UN HALKA ARZ BAŞVURUSU ONAYLANDI

Kökleri 1966’ya dayanan, inovatif ürünleri, tüketici odaklı yaklaşımı ile Türkiye küçük ev aletleri sektörünün öncü firmalarından olan Arzum, faaliyetlerinin büyük bölümünü yurt içinde yürütüyor ve başta Ortadoğu ve Avrupa olmak üzere birçok yurt dışı pazara ürünlerinin ihracatını gerçekleştiriyor. Arzum’un halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu’nca onaylandı. 17 ve 18 Aralık tarihlerinde talep toplanacak halka arzda pay başına fiyat aralığı 15,50 TL - 17,00 TL olarak belirlendi. Ortak satışı yoluyla gerçekleştirilecek halka arzda SDA International SARL’a ait payların yüzde 41,31’i arz edilecek. Arzum’un halka arzına Yapı Kredi Yatırım liderliğinde 21 üyeden oluşan bir konsorsiyum aracılık ediyor. Halka arz oranı yüzde 41,31 olarak planlanan Arzum’un ek satışla birlikte halka arz oranı yüzde 47,51’e kadar çıkabilecek.

Halka arz, her zaman vizyonumuzda olan bir konuydu

Arzum’un önünde de gerek yurt içi gerek yurt dışı pazarlarda pek çok fırsat var. Halka açılma, bu markanın devamlılığı açısından her zaman vizyonumuzda olan bir konuydu. Bugüne kadar iki özel sermaye fonu ortağımız oldu. 5 kez özel sektör tahvili ihracı gerçekleştirdik. Kurumsal yatırımcılarımız da performansımızı yakından gözlemledi. Uyguladığımız kurumsal yönetim ilkeleri ve şeffaflığımız sayesinde kültürel olarak da halka açık bir şirket gibi yaşamayı kanıksadık. Geldiğimiz noktada yatırımcılarımızla buluşmak için doğru zamanda olduğumuza inanıyoruz”.

banner18
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1