Öne Çıkanlar suudi arabistan Irak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu düzce mhp

Kayseri’den çıktı dünya şirketi oldu

Fatma Nur Önar yazıyor – Plastik sektör denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri Abdullah Teberdir. Sektörün en başarılı projelerine imza atan Teber, ikinci kuşağı aktif olarak şirkete alarak da başarılı bir geçiş hikayesi yazdı. Teber toplumsal olaylara da duyarlı bir iş adamı olarak Yeşil Ekonomi Ödülü aldı. Abdullah Teber’in hikayesini biz sorduk o anlattı. İşte o söyleşi…

-Tebplast Plastik ve Kalıp Sanayi A.Ş’yi kurarak ticarete ilk adımınızı attınız. Bu süreç nasıl oldu? ve neden plastik-kalıp sektörünü seçtiniz?
Abdullah Teber: 1950 Kayseri Pınarbaşı doğumluyum. İlkokulu köyüm Beserek de ortaokul ve liseyi Kayseri’de üniversiteyi, Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinde okudum. 1972 /73 Öğretim yılında mezun oldum. Zaman kaybetmeden özel sektörde iş hayatına atıldım. Bir, iki yılın sonunda bakanlıktan aldığım dört yıl burs borcumu ilgili kurumlara ödedim yani iş hayatına kimseye borcum olmadan başlatmış oldum. Otomotiv endüstrisinde faaliyet gösteren iş kollarında çalıştım 1976 yılında kısa dönem askerlik yaptım. 1978 yılına geldiğimizde küçük bir iş yeri kurmak suretiyle iş hayatına başlamış oldum. Avantajlarım çok iyiydi zira çok iyi bir teknik okuldan mezun olmuştum. Aynı zamanda otomotiv sektöründe çok güçlü olan bir firmada çalışmak suretiyle tecrübe de edinmiş, açıkçası bir miktar parada biriktirmiştim bunlar Tebplast Plastik Sanayini kurmam için yeterliydi, bende öyle yaptım. Tebplastı1980  yılında şahıs firması olarak kurdum. Neden plastik ve kalıp, aslında başlangıç oto yedek parça üretim ile başladım. Zaman,  gelişmeler çevre, iş dünyası bizi buralara getirdi. Doksanlı yıllara geldiğimizde toplam on şirket olmuştuk. Yaklaşık beş işkolunda faaliyet göstermeye başlamıştık.

-Tebplast A.Ş.’yi dünyanın en büyük şirketlerinden İsveç-Rosti ile birleştirdiniz bu kararı vermenizi sağlayan etmenler neler oldu? Bu teklifi İsveç-Rosti’ye siz mi sundunuz, birleşme süreci nasıl gelişti?
Abdullah Teber: İş hayatımızda Önemli bir kararda,  İsveçli Rosti ile yapmış olduğumuz ortaklıktır. Ortaklığımızı özetleyecek olursam; Rosti Dünya ülkelerinde yatırım yapmaktadır. Türkiye’de de yatırım yapmaya karar verir. Bizim iş kolumuzda özellikle araştırmalarını sürdürülmektedir. Aracı firmalar vasıtasıyla bizi bulurlar ortaklık görüşmeleri yaklaşık bir yıl sürer ve görüşmeler uzun da sürse bugünkü ortaklığımızı gerçekleştirmiş oluruz. Rosti Gurubu sadece İsveç’te değil dünyada da büyük bir kuruluştur tabii ki dünyalı bir şirketin Size ortaklık teklif etmesi çok önemli bir olaydır. Biz bu tekliften son derece mutlu olduk zira güçlü bir şirket dünyanın bir çok ülkesinde yatırımları olan bir şirkette aynı masada oturuyorsunuz.

- Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulmasında kurucu üyeliği yaptığınız dönemde Organize Sanayi Bölgesindeki yeşil alanın korunması için yaptığınız çalışmalarla yeşil ekonomi ödülü almıştınız. Şuan da yeşil alanı arttırma ile ilgili çalışmalarınız var mı? Bu çalışmalarınız nelerdir?
Abdullah Teber: Ülkemizin ekonomisine ciddi katkıları olan Beylikdüzü Organize Sanayi’nin kurulmasında yeşil alanları koruma konusunda çok ciddi ve titiz davrandık. Hiçbir zaman yasaların öngörmediği alanlarda inşaat yapmayı aklımızın ucundan bile geçirmedik. Tam tersi de yeşil alanları çoğaltmak için çalışmalar yaptık. Sitemizin uygun olan her noktasını ağaçlandırdık. Kısaca yaşanır ve üretim yapılabilen bir dünya yarattık. Yeşil alanlarımızı muhafaza etmeye özen gösteriyoruz. 

-Tebplast A.Ş olarak Türkiye ekonomisini ve ihracatı nasıl değerlendiriyorsunuz? Dışa açılmak isteyen KOBİ’lere tavsiyeleriniz nelerdir?
Abdullah Teber: Ülke ihracatını desteklemek için yapılması gereken çok önemli şeyler var ama en başta ilgili bakanlığın bu konuda izin müracaat politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Her ilde huzura özellikle sivil toplum kuruluşları başta sanayi ve ticaret odaları bu konudaki politikalarını aynı şekilde göze geçilmesi gerekir aksi takdirde KOBİ dediğimiz küçük işletmelerin yalnız başına ürünlerini satabileceği pazarlar olmasına rağmen dünyanın  birçok ülkesinde irtibat kuramadıkları için bu iş her geçen gün KOBİ’lerin üretim teknolojileri ve kalitesi değişmekte gelen dünya pazarlarına ulaşabilmeleri için mümkün mertebe bu firmaları devlet ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yardım sağlamak gerekiyor. İhracatı artırmadığı sürece KOBİ’lerin gelişmesi yavaş şehir edecektir.

-İş insanı kimliğinizin yanında şuan Gelecek Partisi ile siyasetçi kimliğinizde oluştu. İş dünyasından siyasete geçmek aklınızda var mıydı? Bu kararı nasıl verdiniz?
Abdullah Teber: Ülkemizde iş insanı siyasetin içinde ya pasif ya da aktif olarak vardır. Bende Yaklaşık on beş yıldır insan haklarına hakka hukuka inanan kendilerinin de bunları prensip edinen partileri desteklemek üzere siyaset yapmaktaydım. Bu nedenle aile olduğumuzu gördüğüm ve 152 arkadaşla birlikte eski başbakanımız Profesör Doktor Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında Gelecek Partimizi kurduk. Gelecek Partimizi kurmada biran tereddüt etmedik şu an büyük kurultayımızı yapacak durumdayız. İlk seçimlerde inşallah hedefimiz iktidar olmak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.