“Ispanak yemeyin!”. Bu uyarıyla geçen bir sürecin içinde bulduk kendimizi. Whatsapp mesajları ve son dakika tweetleri ile hepimizi boksör Rocky’e dönüştürecek olan besinimizi yemememiz gerektiğini söylediler. Ispanak efsanesi ile yetişmiş olan koca bir nesil şöyle bir geriye baktı bunlar olurken. Arka arkaya gelen ıspanak zehirlenmesi haberlerini okurken, Temel Reis, Safinaz ve Kabasakal karakterlerinin ıspanak çevresinde geçen maceralarını hatırladık. Yarım ağız tuttuğu piposu ve konserve ıspanağı ile bilinçaltımızda yer eden Temel Reis’in (Orijinal adı: Popeye) üzerimizde bıraktığı etki nesilden nesile aktarıldı.


Büyük Buhranın alternatif besini

İnternette ufak bir araştırma yaptığınız zaman bilinçaltımıza yerleşmiş olan bu ıspanak mitinin aslında gerçeği yansıtmadığını anlatan birçok yazıya rastlamanız mümkün. Ispanak, Amerika Birleşik Devletleri’nin 1930 yılında Büyük Buhran ile mücadele ettiği zamanlarda ete alternatif olarak pazarlamaya çalıştığı bir besindi. Bunun sebebi de alım gücünün düşmesi sonucu halkın et ürünlerine ulaşamıyor olmasıydı. Ispanağın da demir açısından güçlü olduğuna inanıldığı için bir halkla ilişkiler faaliyeti yürütüldü. Bu faaliyetin adı da Popeye yani Temel Reis oldu. Halk, ıspanak yemeye bu sevimli karakter ile teşvik edilecekti. Verilmeye çalışılan bir diğer mesaj da konserve yemeklerinin güvenilir olduğuydu. Hatırlayacak olursanız Temel Reis ıspanağı hep konserveden çıkararak tüketirdi. Amerika’daki besin alışkanlığının bugün konserve bazlı olduğunu düşünecek olursak bu halkla ilişkiler faaliyetinin başarıya ulaşmış olduğunu rahatlıkla görebiliriz.

Bir noktanın getirdikleri

Peki ıspanak gerçekten de demir açısından zengin miydi? Suyun yönünün değiştiği yer tam olarak burası işte. Bu inanışa sebep olan, sadece bir nokta ( . ) Nasıl mı ? Amerikan hükümetinin ıspanağın demir yüklü olduğuna inanmasının sebebi 1870 yılında Emil von Wolff’un yaptığı bir araştırmanın sonucuydu. Ispanakta demir olduğu doğruydu ama miktarı yanlış kayıta geçmişti. İddia edildiğine göre, Wolff’un 100 gramlık ıspanakta 3.5 miligram olarak hesapladığı demir miktarı, ortaya nokta koyulmadan 35 miligram diye yazıya geçirildi. Temel Reis işte o andan itibaren piposunu tüttürmeye başladı. 20. yüzyıldan itibaren ıspanak üreticilerine gelir sağlayacak sürecin başlangıcı işte buydu. Hata 1937 yılında düzeltildi ama Temel Reis mitinden vazgeçmeyen halk ıspanağın mucize demir kaynağı olduğuna inanmaya devam etti. Belki de çizgi film ile ekonomik hareket hızlandığı için otoriteler bu gerçeğin fazla dillendirilmemesini tercih etti. 1981 yılında British Medical Journal’da yayınlanan bir makalede ıspanak mitinin gerçeği yansıtmadığı bir kez daha kapsamlı şekilde anlatılmaya çalışıldı ama dünya geneline yayılmış olan kanı yine değişmedi.

Mitlerin dayanılmaz çekiciliği

Peki neden mitlere inanmayı bu kadar seviyoruz? Gerçekler orada apaçık dururken alışkanlıklarımızda neden ısrar ediyoruz? Bunun cevabını da sosyologlar ve iletişim uzmanları veriyor. Temel Reis ile popüler kültür haline gelen ıspanak efsanesinin hepimizi duygusal olarak etkilemesi olağanüstü bir durum değil. Graeme Burton, Media & Society (Medya & Toplum) kitabında insanların taviz veremediği mitleri şöyle açıklıyor: “Mitler bir illüzyon ve sahtelik ile alakalıdırlar. Mitlere, onlar doğru olmasalar bile inanmayı isteriz. Onlar arzu giderme araçlarıdırlar. Mitler, hayatın sorunlu gerçeklerinden kaçmak için dışarıya çıkış basamağı görevindedirler” . Görüldüğü üzere çocukluk yıllarımızdan itibaren duygusal bağ kurduğumuz Temel Reis dünyasından bu sebeple çıkamıyoruz ve ıspanağın demir zengini olduğuna inanmakta ısrar ediyoruz. John Storey’in Cultural Theory and Popular Culture (Kültürel Teori ve Popüler Kültür) kitabında ise toplum tarafından çok tutulan alışkanlıkların aslında başkaları tarafından karar verilip oluşturulduğu fikrine yer veriliyor. Bu da “günlük hayatın tasarımı” (construction of everyday life) olarak tanımlanıyor ve popüler kültür aslında politiktir saptaması yapılıyor.

Ispanak meselesinin aslında ne kadar topluma işlediğini bu son zehirlenme haberleriyle daha iyi anladık. Hemen hemen her evde ıspanağın nasıl yıkanması gerektiği, zehirlenme olayının perde arkasında nelerin olduğu ve ıspanak yemeye ne kadar ara verileceği konuşuluyor. Hatta böreğin arasına dahi girmeyi başarmış olan bu besinin börekçilerde dahi bir süre tüketilmemesi gerektiğini söyleyenler var. 1870 yılındaki bir nokta hatasından börek salonlarına kadar ulaşan bu besine yine de saygı duymak lazım. Çünkü vitamin ve mineral açısından zengin bir yiyecek olduğu da açık bir gerçek. Bu zamana kadar demir oranı üzerinden yapılan yanlış bilgilendirme bizi bu besinden soğutmasın. Zira Temel Reis, Safinaz ve Kabasakal karakterlerinin yarattığı dünya, yanlış demir oranına rağmen baş tacı olmayı sürdürecek. Her şeye rağmen mitleri sevmeye devam edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5