Yüzyıllar öncesinden gelen bir yolculuktu bu.. Öylesine sarp, öylesine zahmetli, öylesine uzundu ki.. Yolda rast geldikleri ona bir zaman yoldaşlık eder, sonra kendi yollarına giderdi. Bu o yaşanası hayatın bir kuralıydı. Çünkü aynı hayat iki kişinin olamazdı, herkes kendininkini yaşamak zorundaydı... Elbiseleri buna göre biçilmişti.

Yüzyıllar sürdüğünü sandığı yolculukta ona eşlik edenlerin sureti değişiyordu, kimi uzun, kimi kısacık kalıyordu onunla. Sadece hiç değişmeyen, daima yanında olan biri vardı ki, onu bilmek için arkasını döndüğünde anladı gerçeği. Kendisiydi o..
"Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Bir de arkasını dönmüş bakmış ki ne görsün; Bir arpa boyu yol gitmiş" meğer..

*-*-*-*-*-*-*-*-*

Bu yol yalnızca senin,
başkaları seninle yürüyebilir,
fakat hiç kimse senin için yürüyemez...
Sen yolunu bil yolcu...

Mevlana

NOT: Burada yayınlanan yazılar yazarın kendisine aittir. Başka bir isim altında kullanılamaz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5