banner25

Önce şimdinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, o günlerin Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’den dinlemiştik. Yerel kalkınmayı anlatmıştı. Bunun Seferihisar için tarım anlamına geldiğini ifade etmişti. O müthiş ekmek bu projeden çıktı, kurutulmuş mandalina da öyle… Projenin devamında yenilenebilir enerji projesinin kooperatif yoluyla yapılacağı kurgusu ortaya çıktı. Sonra o Tunç Soyer İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi ve yerel kalkınma büyük şehre taşındı. Başkan Soyer “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu ile başlattı bu defa çalışmalarını…

Çiftçiyi ve üreticiyi tohumdan fidana, tarım makinalarından kaliteli yeme kadar her alanda destekledi. Süt işleme ve et entegre tesisleri için büyük adımlar attı. Ve İzmir Büyükşehir’in önderliğinde bal, zeytin, süt ürünleri, fidan, çiçek, bezelye, bakla, enginar gibi ihtiyaçlarını üretici kooperatiflerinde karşılar hale geldi. Ve bünyesinde Tarım Daire Başkanlığı kurarak Türkiye’de bir ilke imza atan İzmir Büyükşehir Belediyesi, “yerelde kalkınma”yı bir model haline getirdi. Türkiye’de sakin kent kavramını kitleselleştiren ve bütün yerel yönetimlerin hayali haline getiren Tunç Soyer bir de yerelden kalkınma modeline belediyelerin gündemine getirdi.

İyi ki de getirdi. Sadece bizim gözlemlediğimiz bazı gelişmeleri sizlerle paylaşalım.

Geçtiğimiz günlerde Karadeniz Ereğli’de düzenlenen 22. Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Festivali’nin ana gündemlerinden biri yerel kalkınma oldu. Kentin en önemli gazeteci örgütü Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği (ERMED) Festival kapsamında “Yerel Kalkınmada Medyanın Rolü” başlıklı çok önemli bir etkinlik düzenledi. Türkiye’nin önde gelen ekonomi gazetecilerinin katıldığı bu önemli etkinliği açılışını Belediye Başkanı Halil Posbıyık yaptı. Ereğli’nin nesi meşhur diye sorulduğunda kentteki bazı isimler “tabiî ki Başkanı” diyor… İşte o başkan yerel kalkınma ile ilgili şu önemli noktaların altını çizdi:

“Ereğli bereketli topraklarını, dünya çapında özelliği olan çileğini yeni dönemde öne çıkaracağız. Erdemir gibi dünya devi bir sanayi tesisimiz var. Ama bu yetmiyor. Yerel kalkınma için mutlaka tarıma ve ona bağlı turizme yönelmeliyiz. Bunun çalışmalarını yapıyoruz.”

Çalışmalardan bazılarını Belediye Meclis Üyesi Yılmaz Partlak yerinde göstererek şu sözlerle anlattı:

. Pide Ereğli için çok önemli. Biz farklı yapıyoruz. Ve kente gelen turistler bu lezzeti anlatıyor gittikleri yerlere…

. Çilek bizim için olmazsa olmaz. Bu konuda kaybettiğimizi mutlaka geri almalıyız. Reçel gibi ürünlerle 12 ay çilek anlayışını yaşatmalıyız.

. Biz Herkül’ün hemşerileriyiz. Buna uygun tarımsal çalışmalar yaparak bunu yerinde göstermeliyiz. Uygun topraklarımız mevcut.

. Balık bizim olmazsa olmazımız. Bunun bütün dünyaya anlatılmasını sağlamalıyız.

.  Yöresel evlerde her hafta ‘Gastronomi Etkinlikleri” düzenlemeliyiz.

. Sanat Sokağı’daki yöresel ürünlerin daha fazla kitleselleşmesi için teknoloji kullanmalıyız.

Toplantıyı düzenleyen ERMED Başkanı Doğan Gönüllü bu konuşmalardan sonra yerel kalkınma etkinlikleri devam kararı aldıklarını ifade etti ve yerel yönetimden bu konuda destek istedi.

Buna bir ek daha yapalım. Bir süre önce yapılan Saros Ekonomi Zirvesi’nde bütün yerel yöneticilere yerel kalkınmayı gündeme getirdi. İpsala’nın pirinci, Saros’un balığı, bölgenin Satır Eti gibi marka olacak ürünler öne çıktı. Toplantıda EGİAD Başkanı Hakan İnci yerel yöneticilere büyük iş düştüğünün altını çizdi ve yerelden kalkınmayı gündeme getirdi.

Ve son olarak yerel kalkınma konusunda bir başka büyükşehirde çok önemli gelişmeler oluyor. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler başta fındık olmak üzere yerel kalkınma noktasında önemli adımlar atıyor. Tam bir mühendis çalışması sürüyor Ordu’da… Başkan Hilmi Güler önce fındık altı hayvancılık adımı ile yumurta konusunda Ordu’yu çok önemli bir noktaya taşıdı. Bütün bu gelişmeleri Başkan Güler şu sözlerle anlatıyor:

“Ordu’muzun en büyük kaynağı fındık ve tarım. Bunun için ORTAR’ı kurduk. Biz şu an dünyanın en güzel çikolatalarından Kybele markaları çikolata üretiyoruz. Amerika bizden franchising istiyor. Şimdi bunu İstanbul’a ve diğer taraflara satışını yapmayı düşünüyoruz.”

Ve son olarak gerçekleşen hayalini anlattı Hilmi Güler. Yakıt olarak kullanılan fındık kabuğunu Aktif Karbon Tesisi kurarak çok farklı bir noktaya taşıdıklarını şu sözlerle anlattı:

“Bu çalışma ile 2.5 lira olan fındık kabuğunun 5 dolarlık bir ürünü dönüştürme gayreti içindeyiz. 600 bin ton fındığın 300 bin tonu kabuk. Aktif Karbon Tesisi’nde ilk etapta 22 bin ton fındık kabuğundan 2 bin 200 ton aktif karbon üretilecek. Fındığı fındık olarak satarsanız 2 milyar dolar para kazanıyorsunuz, çikolata yaparsanız 8 milyar dolar para kazanıyorsunuz. Biz bunun içinde çikolata da seri üretime geçmeyi hedefliyoruz. 600 bin ton fındık oluyor, 300 bin ton kabuk oluyor. Eskiden yaktığımız kabuktan artık aktif karbon üretmek istiyoruz.”

Evet, İzmir’de başlayan farklı kentlerde konuşulan Ordu’da somutlaşan yerelden kalkınma hamlelerin de yeni gelişmeler böyle… Bu gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Çünkü Türkiye’nin çıkışı buradan olacak. Durum bunu gösteriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1