Yeme İçme ve özellikle Kahvaltı sektörü kadınların eliyle daha da büyüyor. Sektörde çalışan kadın sayısı gittikçe artıyor. Evinde geleneksel ev yemekleri yapan Anneler şimdi artık iş hayatında ve ağırlıklı olarak da yeme içme sektörüne giriyorlar. Her akşam ailesine yemek yapan kadınlar şimdilerde mekanına gelen müşterilerine yemek yapıp aile bütçesine ciddi katkı yapmaya başladılar. Yurtdışında da Kadınların yeme içme sektöründe ağırlığı gittikçe büyüyor. Elbette ülkemize de yansımaları oluyor. Son yıllarda kadınlarımıza yönelik pozitif ayrımcılık yapılmasından dolayı da Kadının iş hayatında gücü artmaya başladı.

Kadınlarımız evlerimizde zaten her işi mükemmel yapıyorlar. Bir müteşebbis olarak iş dünyasına giriş yaptıklarında da bence kesinlikle başarılı olurlar ve oluyorlar. Özellikle yöresel ürün ve yiyecek sektöründe çok daha beceri ve yeteneklerini gösterebiliyorlar diye düşünüyorum. İşte bunun kanıtı olarak da bugün size tam bir başarı öyküsü olan bir anne kızın hikâyesini anlatacağım. İzmir Çeşme’den başlayan ve İstanbul Nişantaşı’na kadar uzanan bu hikâyeden çok etkileneceksiniz.

Sektör Kadınların Elinde Yükseliyor

Yeme içme sektöründe kadın olmanın büyük avantajı var. Nedeni ise Kadın gerçekten evinde de misafirleri ağırlayan, detaycı olan, daha titiz olan, hijyene önem veren kişidir. Bir kadının başarılı olması bence çok önemlidir. Hele ki günümüzde kadınları sosyal hayatın içerisinde sadece bir anne figürü olarak görmeye alışmış bir toplumda, annenin iyi bir iş kadınına dönüşmesi ve kızıyla beraber mükemmel işler yapması diğer kadınlarımıza da örnek teşkil ediyor. Ben bunu çok önemsiyorum. Kadın iş hayatımıza girmeli ve başarılı olmalı. Kadınların başarılı girişimlerini de yazmaya devam edeceğim. Anadolu kadınlarının da iş hayatının içinde çok başarılı olabileceğini düşünüyorum. Bunu Nurten Anne ’nin başardığını gördüm. Bir Anadolu kadının neler başarabildiğini bu vesileyle tekrar şahit oldum. Kendilerini tebrik ediyorum ve kızının da anneye destek vermesini de çok olumlu görüyorum.

Mutlu Olmak İçin Çok Şeye Gerek Gerek “Bir Kahvaltı Olsun Yeter”

Özellikle de sevdiklerimizle birlikte uzun uzadıya vakit geçirdiğimiz ve hiç bitmesin istediğimiz pazar kahvaltıları, bir sevdadır çoğumuzda. İyi hazırlanmış bir kahvaltı, tüm haftanın yorgunluğunu atar üzerimizden ve bizleri yeni bir haftaya hazırlar. En önemli öğünlerden birisi olan kahvaltının, kişinin güne zinde başlamasına ve tüm günü verimli geçirmesine de neden olur. Bu konuda uzman doktorların beyanatlarına göre, güne istekli başlamada ve elverişli bir biçimde sürdürmede yenilen sabah kahvaltısının miktarı ve içeriği büyük önem taşıyor. Başlangıçtır çünkü kahvaltı ve adının içeriğinde manasını bulan kahve öncesi yenilen günün ilk yiyeceğidir. Tüm günü etkileyen altın değerinde bir ana yemektir. Ve bence en önemlisi uzun süren açlık sonrasında alınan ilk öğündür.

Başarılı Bir İş İnsanı Portresi Sinem Tuncer

Bir öğretmen ailenin kızı Sinem Tuncer. ABD eğitim görmüş ve memleketine dönmüş. Ailesiyle birlikte Çeşme’de işlettikleri butik otelde çalışmaya başlamış. Ancak İstanbul’a gözünü dikmiş, bir fırsatını bulsam da gitsem diye. Önüne bir fırsat çıkmış ama ailesi maddi gücünün yetersizliğinden dolayı olumsuz bakmışlar. Biz destek olamayız demişler. İşte Kadın gücü burada başlıyor. Büyük bir cesaret örneği gösteren Sinem Hanım, İstanbul’da belki farklı metotlarla kendine yer edinmeyi başarmış. Ve Ailesinin kurduğu bu markayı çok ilerilere taşımayı başarmıştır. Başarı hikayesi alt kısımda detaylıca anlatılmaktadır. Ailesinin köyünde ürettiği bir bazlamadan başlayan bir hikaye. Altı üstü bir bazlama diyebilirsiniz veya hemen hemen herkesin evinde yapılıyor da diyebilirsiniz, nesi özel de diyebilirsiniz, ama işte belki basit gibi gördüğünüz bir bazlamadan şimdi 5 adet kahvaltı salonuna dönüşmüş muhteşem bir işletme görüyorsunuz. Bu da tamamen Sinem Hanımın başarılı şirket yönetiminden kaynaklanmaktadır.

Bence Başarılı Bir Kadının Arkasında Onu Destekleyen Bir Annesi Vardır.

Sinem Tuncer işin başında Anne Nurten Tuncer ise işin mutfağında. Çeşme Bazlama Kahvaltı ‘da hoşça bir vakit geçiriyorsunuz onun da bedelini ödüyorsunuz. Ama bence keyifli bir zaman geçirmenin bir bedeli yoktur, olamazda. Anne ocağında içmiş olduğunuz bir tas çorbadan aldığınız lezzeti çok lüks restoranlarda bile alamayabilirsiniz. Samimiyet ve doğallık keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor. Bu durum bizim Anadolu misafirperverliğidir. Çeşme Bazlama Kahvaltı ’da bu anne evinde almış olduğunuz hazzın bir benzerini almaktasınız. Çünkü tüm ürünler bir anne ve kızın elinden çıkmaktadır. Kahvaltı yaparken mutfaktan bir annenin gelip hoş geldin oğlum dediğinde kahvaltıda almış olduğunuz keyif ikiye katlanıyor. Çünkü yediğiniz lezzetlerin arkasındaki yatan gücün Nurten Anne olduğunu biliyorsunuz. Hani ünlü bir şefin restoranına gidersiniz ya, yemeklerini yiyorsunuz ve o yemeklerden müthiş bir lezzet alıyorsunuz ve yemekleri hazırlayan gelip ben yediğiniz yemekleri hazırlayan şef deyip elinizi sıktığında, şef ile tanışmanın hazzı yemekten almış olduğunuz lezzet ile bütünleşiyor ve apayrı bir keyif alıyorsunuz. Beraber bir fotoğraf çekerek de bu anı bir hatıra olarak kaydediyorsunuz. İşte aslında Nurten Anne ’nin de yapmaya çalıştığı budur. Kendi elleriyle hazırlamış olduğu çeşitli ürünleri sunarken ayrı bir keyif alıyor. Ve bunu sizinle paylaşıyor. Başarısı da bu şekilde geliyor.

Kadınlar her yerde olduğu gibi yeme içme sektöründe de özellikle son dönemde çok başarılı işler ortaya koyuyorlar. İster şef ister işletmeci olsunlar, kadınların yönetiminde çok sayıda parlak mekân bulunuyor. Gastronomi dünyasında kadın şefler ve Gastronomiye ilham Veren Kadınlar olarak çalışmalar yapıldığını duydum. Bu çalışmalar sayesinde sektörde daha çık kadının adını duyacağımızı düşünüyorum.

Anne Kahvaltısı

İşte Çeşme Bazlama tamamen bir anne elinden çıkmış ürünlerden oluşan bir kahvaltı. Kendi elleriyle hazırladığı reçelleri, bazlamayı ve buna benzer birçok ürünü sofrasında bulunduran, sürekli menüyü yenileyen ve gelenleri sanki evine gelmiş gibi ağırlayan bir kahvaltı salonundan bahsediyorum. Hatta Nurten Anne mekana gelenlere, sanki evine gelmiş gibi, giderken ellerine tutuşturduğu hediyelik reçellerle bir misafir ağırlama moduna girerek uğurlamaktadır. Kendim bizzat şahit oldum. Müşteri giderken sanki misafir evden ayrılırken yaptığı ritüel gibi Nurten Anne ’ye Allahaısmarladık demeden kahvaltı salonundan ayrılmıyor. Ticari olarak bunu pek anlamayabiliriz. Yani bir anne misafir olarak evine gelen insanlara hediye verebilir. Ama bir ticari müesseseye gelen ve orada kahvaltı yapana da hediye verilir mi diyebilirsiniz. Bence bu müşteri sadakatini doğurduğu için çok samimi bulduğumu söylemeliyim. Bunu gören müşteriler bundan ayrı bir keyif almakta parasını ödeseler bile orada sanki misafirlikte ağırlanmış gibi kendilerini hissetmekteler.

Çeşme Bazlama Kahvaltı

En başta söylemem gerekirse esmer buğday unundan yapılmış bazlama ’ya hayran kaldım. Güne zengin kahvaltı seçenekleriyle başlamak, çok seveceğiniz yöresel lezzetlerden oluşan çeşit çeşit ürünlerle kahvaltı yapmak ve her damak zevkine hitap eden seçeneklerle dolu bu yöresel kahvaltı eşliğinde güzel sohbetler yapmak. İşte Çeşme Bazlama Kahvaltı, sanki köyünüzde, sobanın üzerinde kızartılan ekmekle yapılan nefis yöresel kahvaltı gibi. Burada eksik olan tek şey, bağdaş kurup o nefis yöresel kahvaltıyı tadına vararak yemek. Bir anne tabiri olan “doymadan kalkmak yasak” mottosuyla hareket ediyorlar. Bittikçe masadaki kahvaltı ürünlerini sürekli takviye ediyorlar. İstediğiniz kadar yiyebilirsiniz hiçbir sınırı yok. Masada bildiğiniz çaydanlık var. Ve çaydanlık sürekli sıcak bir şekilde altında yanan ateşiyle duruyor. Nişantaşı’nda bir kahvaltı sokağı düşünün. Karşılıklı 2 şubenin önünde kahvaltı sırası bekleyenlerin oluşturduğu yoğunluk ve canlılık bu sokağı diğerlerinden farklı kılıyor. Daha sonra sokak sakinlerine haksızlık olmasın diye sokağa konulan masalar içeri alınsa da belki adına mutluluk sırası diyebileceğiniz uzun kuyruklarda bekleyen lezzet severler.

Anne Kızın İnanılmaz Başarı Öyküsü

Hayata güzel bakabilmek, ondan güzel şeyler umut etmek ve çok çalışmak çok çalışmak işte başarının bence kilit sırrı. Çeşmeden başlayan bir hikaye. Öğretmen olan Nurten Annenin hikayesi bu. İlk zamanlar eşiyle beraber başlattıkları eski taş evlerinden olma Butik otel ve daha sonraları kendi el emeği göz nuru ürünleriyle kahvaltı mekânlarının en iyileri arasında olan mekana giden yolculuk. Tabi emin adımlarla. Çeşme Bazlama Kahvaltı markasının hikâyesi Çeşmeli Tuncer ailesine dayanıyor. Anne Nurten Hanım ve baba Yaşar Ahmet beyin her ikisi de öğretmen. Baba bir süre sonra öğretmenliği bırakıyor, ticarete atılıyor ve market açıyor. 1992 yılında Çeşme’de bir taş evi butik otel yapıyor ve o işletmeyi çalıştırıyor.

Ailenin iki kızından Sinem, bu taş evin bahçesinde büyüyor. Bir yandan da sürekli çalışan bir anne babanın kızı olarak yaz aylarını Aydın’da babaannesinin yanında geçiriyor. Babaannesi, köyde yaptığı bazlamalarla ünlü biri olarak biliniyor. Sinem hanım lise yıllarında Amerika’ya giderek eğitim hayatını orada sürdürüyor. Anne ve baba bu esnada taş oteldeki kahvaltılarıyla ünleniyor. Nurten Anne, elleriyle yaptığı reçelleri ve ailesinden öğrendiği bazlama ve gözleme tarifleriyle kısa zamanda kulaktan kulağa yayılan bir üne sahip oluyor. Okuldan sonra çalışma hayatına ABD’De atılan Sinem, 2011 yılında Türkiye’ye geri dönerek özel bir şirkette çalışma hayatına devam ediyor. Ailesi bir süre sonra Sinem’in kendileriyle çalışmasını istiyorlar. Sinem bu teklifi bir şartla kabul ediyor: 1992’den beri yatırım yapılmayan taş eve ve çok sevilen kahvaltı servisine yatırım yapılması. Aile bu teklifi kabul ediyor ve 2013 yılında beraber çalışmaya başlıyorlar.

Otelin kahvaltı salonu yalnızca otel müşterisine değil, dışardan gelenlere de açık, 120 kişi kapasiteli taş evin bahçesindeki kahvaltı servisi kısa zamanda çok popüler oluyor. Bu esnada Sinem, mekanın adını değiştiriyor, markalaşma yolunda kurum kimliği oluşturmak için bazı önemli adımlar atıyor. 2013 yazı bu değişim eşliğinde çok verimli geçiyor. Sinem Tuncer, bu verimi 12 aya yaymak ve İstanbul’a taşımak istiyor. Tuncer ailesi bu noktada maddi destek sağlayamayacağını, Sinem’i manevi olarak desteklediklerini söylüyorlar. Sinem İstanbul macerası için maddi bir destek çözümü ararken, bir arkadaşının Karaköy’deki mekanına “paylaşımlı mekan” önerisiyle gidiyor. Kabul edilen bu öneri, Çeşme Bazlama Kahvaltı markasının dönüm noktalarından biri olarak sayılıyor. Gündüzleri belirli saatlerde Sinem ve annesi Nurten Anne, Çeşme’de servis ettikleri meşhur kahvaltılarını bu mekanda sunmaya başlıyor. Yalnızca günün belirli saatlerinde kahvaltı servisi verdikleri ve bu sebeple de her gün yeniden dekorlarını yerleştirdikleri yorucu ama keyifli bir çalışma sistemine başlıyorlar. İlgi yoğun oluyor, kapılarında kuyruklar oluşmaya başlıyor. Bu esnada kadronun genişletilmesi gerektiğini düşünen Sinem Tuncer İSMEK ve semt pazarları gibi noktaları dolaşarak, ekiplerine katılmak isteyecek ve gözleme yapmayı bilen ev hanımlarına ulaşmaya çalışıyor. Çabaları kısa zamanda sonuç veriyor ve Çeşme Bazlama Kahvaltı ailesi genişlemeye başlıyor.

Bu noktada Sinem Tuncer, kendileriyle beraber büyüyecek yol arkadaşları bulma amacını da gerçekleştirmeye başlıyor. Hem anne kahvaltısının havasını bozmayacak hem de profesyonel bir işletmede çalışarak kendini geliştirecek yepyeni üyelerle Çeşme Bazlama Kahvaltı personelinin sayısı günden güne artıyor. Çeşme Bazlama Kahvaltı markasının sırrı hem bu anne kahvaltısı havasını bozmamasında hem de sunduğu ürünlerin tazeliği ve lezzetinden ödün vermemesinde saklı. 2015 yılında başlayan Karaköy günlerinde, Nurten Anne her hafta otobüsle İzmir’e giderek taze ürünleri İstanbul’a taşıyor, kahvaltı sofralarına kendi yemeyeceği hiç bir şeyi koymuyor.

Karaköy’e sığamayan marka, kendine ait bir mekan arayışına giriyor. Sinem’in Türkiye’ye kesin dönüş yaptığı günlerden bu yana yaşadığı Nişantaşı, yeni mekan arayışındaki ilk durak oluyor. Ayrıca Sinem bir arkadaşının işletmesinin mutfağında staj yaparak tek başına bir dükkânı nasıl işletebileceğine, bir mutfağın nasıl çalıştığına dair pek çok bilgi ediniyor. 2016 yılı başında Nişantaşı’ndaki mekan arayışları esnasında Nurten Anne ve Sinem, yine bir dükkanı paylaşımlı olarak kullanım imkanı buluyor. Karaköy’den farklı olarak bu kez haftanın belirli günlerinde o mekanda sabit kalma fırsatı yakalıyorlar. Perşembe Cuma ve Cumartesi günleri, Çeşme Bazlama Kahvaltı artık Nişantaşı’nda misafir ağırlamaya başlıyor.

Büyüyen Çeşme Bazlama Kahvaltı ailesi, hem kendi çalışanlarına hem de tedarikçilerine pek çok imkan sağlamaya devam ediyor. O güne dek tarlasından çıkan belirli oranda ürünü markaya satan çiftçiler, artık tüm tarlayı Çeşme Bazlama Kahvaltı markası için eker duruma geliyor. Çeşme Bazlama Kahvaltı, 2018 yılı Eylül ayında Nişantaşı’nda ikinci şubesini açıyor. 2019 yılının ocak ayında ise 3. şubesini yine Nişantaşı’nda Haziran ayında ise yeni şubesini Çeşme’de Alaçatı Port’ta açıyor. Mücadeleyi hiç bırakmayan bir anne kızın, bugün 150 kişiyi aşkın kadrosuyla büyük bir aileye dönüşen markası Çeşme Bazlama Kahvaltı ayda 15.000’i aşkın misafiri ağırlıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yusuf bal 11 ay önce

Abi harika bir başarı hikayesi