banner25

Henüz Türkiye’de Kadın Kooperatifi diye bir hukuki statü yok. Ama Kadın Kooperatifleri adı ile toplantılar, fuarlar, sergiler, çalıştaylar vb. organizasyonlar sürekli düzenleniyor. Popüler bir konu olduğu için sürekli gündemimize geliyor, getiriliyor.  Aslında Türkiye’de sadece kadın kooperatiflerinin değil kooperatifçiliğin tam anlamıyla işlevsel bir tanımı ve statüsü yok. Kim kooperatifçiliği nasıl görmek isterse öyle tanımlıyor ve anlatıyor. 3 farklı bakanlık izni ile kurulurken daha farklı bakanlıklarda farklı uygulamalarla kooperatifçilik faaliyetlerine müdahale ediyor. Fırsat eşitliği ve özerklik yapısına uymayan bu müdahaleler ileride doğabilecek sorunlara zemin hazırlıyor aslında. Ortaklarının eğitim ve gelir seviyesi gerekçe gösterilerek modern yaşamın gereği olan yasal güncellemeler bir türlü hayata geçirilemiyor. Yasalar uygulanamıyor. Uygulanması için belirlenen tarihler hep ileri öteleniyor.

Oysa 2010’lu yılların başı Kadın Kooperatifleri ve Kadın Kooperatif Ortaklığı tüm kadınlar için büyük fırsattı. O senelerde kadına yönelik şiddetin önlenmesi için birçok proje hayata geçirilmişti. Özellikle AB’ den büyük fonlar sağlanmıştı.

Kadın Kooperatifleri, bugün gelinen noktada kimileri için fırsat olmaya devam ederken, kimileri ve toplum geneli için tehdit haline geldi. 2010 yılında fikri bana ait olan Kadın Kobi Projesi içerisinde önerdiğim ve 2013 yılında Çanakkale'de kısa film çekimleri yapılan Kadın Kooperatifleri çalışmaları 2014 yılı içerisinde ilk kooperatifin kurulmasıyla taçlanmıştı. Herkes çok heyecanlanmış, hayallerini kooperatif ortağı kadınlar ve destekçileri ile birlik ve dayanışma içerisinde gerçekleştirebileceklerine inanmışlardı. İlk kooperatifin kurulması sonrası gözlemlediğim sorunlar gün geçtikçe endişelerimin artmasına neden oldu. Önerilerimin ardından uyarılarım dikkate alınmayınca üstelik makam, mevki, maddi hiçbir çıkarım olmadığı halde kendimi yaratılan polemikler içerisinde görmeye başlayınca manevi tatmin beklentimi ve ceketimi alıp herhangi bir katkım olamayacağını anladığım Kadın Kooperatifleri yapısından uzaklaştım.

Ütopik Kadın Kooperatifleri fikrimden uzaklaşsam da en ideal kalkınma modelinin kooperatifçilik olduğuna inancım hep devam etti. 2018 yılında ortaklarının büyük çoğunluğu teknokent firması sahiplerinden oluşan bir kooperatif kurduk. Gündem yine Kadın Kooperatifleri olunca ve kurulmaları teşvik edilince kayıtsız kalamadım, sorumluluk alma görevi hissettim ve yine sahaya indim. Sonuç; yine hüsran. Bugünlerde, birkaç iyi örnek dışında kooperatifçilik ilke ve değerleriyle çalışan kooperatif görememenin acısını içimde hissediyorum.

Gelir, kariyer, siyaset vb. öncelikleri olanların elinde oyuncak haline geldi kadın kooperatifleri. Gelecekte sadece kooperatifçilik için değil genel Türk toplum yapısı içinde tehdit oluşturacak bu popülist yaklaşım tarzına çok geç olmadan tedbir almak gerekiyor. Kooperatif ortağı olmayan kişiler eğitim ve danışmanlık hizmeti veriyor. Gerekli izinler alınmadan ruhsatsız imalathanelerde üretim yapılıyor. Bu kooperatiflerden üretim süreçleri denetlenmeden ürünler alınıp satılmasına aracılık edilerek, tüketici hakları göz ardı ediliyor. Kısmi makine, donanım destekleri verilerek, finansal bilgisi yetersiz olan kadın kooperatiflerinin borçlanması adeta teşvik ediliyor. İlk denetimde ciddi cezalar uygulanacak taahhütlerin altına kooperatif yöneticisi kadınların imzaları attırılıyor.

Maalesef bugün Kadın Kooperatifleri 2014 yılında bıraktığım yerin çok daha gerisinde.

Türkiye’de kooperatifçiliğin zincirlerinden kurtulup gerçek anlamda ilke ve değerlerinin uygulandığı bir ülke haline gelmesinde kadının rolü önemsenmelidir. Kadınlara dayatılan dezavantajlı grup muamelesi bu rolün işlevselliğine leke düşürmektedir. Kooperatifler içerisinde bu dayatmayı kabullenmeyip eşitlik ilkesiyle hareket eden başarılı kadınların sayısının artması kooperatif başarısı yanında aile ve toplum huzurunu da sağlayacaktır. Aile ve toplum huzuru, kadın kooperatiflerini destekleme vaadinde bulunurken bu vaatlerin tutulmasında karar verici pozisyonda olmayacak kişilerin göz önünde bulundurması gereken önemli bir konudur. Türkiye kooperatifçilik ve kadın politikalarının desteklenmesi için yeni bir şans yakalamıştır. Bu şansı iyi değerlendirmek için bizlere düşen, kadınları ve kooperatifçiliği iyi tanımak ve dürüst hareket etmektir.

Ne kadınlara ne de kooperatifçiliğe kıymayalım lütfen! - Murat KÖYSÜREN  08.11.2021  Ankara

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1