Ahmet Coşkunaydın
Ülkemizde, insanlar okumayı ve kitabı sevmezler önyargısını boşa çıkaran bir örnek var. Bu örnek İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait Atatürk Kütüphanesi. Bir diğer adı da Atatürk Kitaplığı olan bu merkezde, kolayca tahmin edemeyeceğiniz sayıda, yani tam tamına 500 bin, yazılı eser, belge, kitap, ansiklopedi, harita ve de koleksiyon bulunuyor.

Kitaba, araştırmaya, öğrenmeye ve ders çalışmak isteyen öğrencilere haftanın 7 günü 24 saat veren Atatürk Kitaplığı'nda, kimi zaman boş yer bulabilmek için sabırla, bir yerin boşalmasını ve sıranızı beklemek durumunda kalabiliyorsunuz.

Bu bilgi hazinesinde, gece ders çalışanlara saat 24:00 civarında, hazır çorba aracı gelerek, isteyene ücretsiz, çorba, ekmek ve su ikramında bulunuyor. Bunu bilen öğrenciler, söz konusu zamanda, çalışmalarına ara vererek, ikram olarak sunulan sıcacık çorbalarını içerek, sabaha kadar sürecek ders çalışmalarını, ya da araştırma  ve okumalarını sürdürebiliyorlar.

Çok içten bir ortama sahip olan kütüphane için, sıra beklenebildiğini söylediğimizde, buna kimse inanmıyor. Bunu yaşamak ve görmek için, bu bilgi hazinesine yolunuzu düşürmelisiniz.
 
Atatürk Kitaplığı'nın başlattığı, bu olumlu girişimin, diğer benzeri kuruluşlarca da örnek alınması, insanlarımızı, kütüphanelerle, kitaplarla yeniden barıştıracağı ve onları bir araya getireceği kuşkusuzdur...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5