Günlük gazete, Haber Kanalları, Haftalık Ekonomi Dergilerinden sonra bu defa da bir internet medya grubu olan ‘Gazete Ekonomi’ ve ‘Kanal Ekonomi’ mecralarıyla 16 yıllık Türk Basını yolculuğuma devam ediyorum.Daha önce ki Muhabirlik, Editörlük, Servis Müdürlüğü, Yazarlık ve TV Programcılığı deneyimlerimi burada harmanyalarak ‘çifte kavrulmuş’ yazıları sizlere sunacağım…

İlk yazı olması nedeniyle tüm okuyuculara yeni bir Merhaba diyerek başlayayım. Bu yazıyı 24 Temmuz Basın Bayramı’na yetiştirmeyi umuyordum fakat İstanbul dışı iş ve aile programları nedeniyle bugüne kaldı. Türkiye ekonomisine benzer bir rötar yaşadık.  Fakat bundan sonra ekonomiyi de, eko politiği de, ekonomiye dair makro ya da mikro ne varsa bu köşede basit bir dille anlatmaya çalışacağım. Malum son 2 sene önceye kadar ‘ ekonomi’yi e-kö-nö-mi diye telaffuz eden kişiler bugün ekonomi uzmanı gibi gündemi yorumlamaya çalışıyor ve insanları bir şekilde yönlendirme potansiyelleri varsa; Bizi bu bilgi, yorum ve analizleri yazıp yayınlamamız da memlekete bir borcumuz olarak bakıyorum…
 
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün hedef olarak belirlediği muasır medeniyetler seviyesini maalesef tam olarak ulaşamamaş olsa da gerek ekonomik, gerek politik gerek ise askeri olarak her zaman dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olmayı bir şekilde başardı. AB’ye giremedik ama NATO’nun veto hakkı olan bir kaç ülkesi arasına girdik, Milli Gelir ya da Kişi Başına Düşen Gelir Adalet Dengesinde son sıralarda yer alsak da 200 kadar BM’ye kayıtlı ülke arasında G-20 içinde bir şekilde yerimizi korumayı başardık… Ve fakat malumun ilamı dedikleri gibi artık Türkiye’nin bir makas ayrımına geldiğini görüyoruz. Bu makas değişimiyle birlikte NATO’nun yerini  ŞİÖ, AB ve OECD’nin yerini gelişmekte olan ülkeler, yani BRICS alabilir. Bununla ilgili ilk yorumumu 2-3 sene önce canlı yayında yapıp BRICS’in sonuna bir T eklenebilir, O T ise Türkiye’yi sembolize eder dediğimde bu, siyasi iktidar tarafından da yinelenmişti. Siyasi ve ekonomik bu makas değişimlerinin sağlaması herkesin son zamanlarda yakından takip ettiği Rus S-400 füzeleri ve Amerikan F-35 uçaklarıyla ilgili Türkiye’nin yaşadıkları ve verdiği reflekslere bakılıp da okunabilir aslında…

Olayın bir de yurtiçi boyutu var ki o daha da karmaşık gibi. Türkiye’yi 17 yıldır tek başına yöneten bir siyasi iktidar var. Bu süreçte AK Parti, tarım/hayvancılık, sanayi, finans gibi alanlardan ziyade inşaata dayalı bir ekonomiye geçmeyi tercih etti. Ve şimdi enflasyon, yüksek faiz, işsizlik gibi makro problemlere svaş açarak yeniden tarım, sanayi, savunma ve bilgi teknolojileri ana ekonomik gündem olarak belirledi.  Burada da makas değişikliğine gidildi yani. Fakat İktidar Partisinin de Devletin de 1 Numarası olan Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın önümüzdeki 4 yıl için belki de bunlardan daha önemli bir sorunu var;  23 Haziran Genel Seçimlerinde Türkiye’nin kalbi sayılan İstanbul’un ve Başkent Ankara’nın kaybedilmesinin hesaplaşması…

Sanayicisinden işadamına, finansçısından yabancı yatırımcısına kadar tüm ekonomik aktörlre şimdi dört gözle ekonomik olarak önünü net görebilmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem kabinede hem de partisinde yapacağı operasyonu bekliyor. Fakat aldığımız kulis bilgilerine göre bu durum Erdoğan ve yeni bir parti hazırlığında olan Ahmet Davutoğlu-Ali Babacan&Abdullah arasında satranca dönmüş durumda… Yeni parti kurmak isteyen EX AK Partililer, Erdoğan’ın bir iç temizlik yapıp oradan kopan kadroları kendi bünyelerine katacak. Erdoğan ise bu beklentiyi bildiği için kabine ile parti merkez ve taşra teşkilatlarında temizlik sürecini askıya almış durumda. Bize gelen bilgiler bu yönde. Ama gelen bir bilgi daha var, aslında herkes, herkesi çok iyi biliyor. Ve yakında Türkiye ekonomisi de, siyaseti de önemli gelişmelere gebe. Yakın zamanda bunlara da tanık olacağız. Bir sonra ki yazıya kadar hoşçakalın…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5