Maskedeki başarının perde arkasını Zeki Kıvanç anlattı

Ülkemizde iş dünyasının iki büyük örgütü bulunuyor… Biri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) diğeri TİM yani Türkiye İhracatçılar Meclisi… Her ikisinin de başkanları ayrı ama tabanları neredeyse aynı firmalardan oluşur. TİM sadece olayın ihracat kısmı ilgilenir bu alanda uzman bir kuruluştur.

TOBB ise herşeyle…

Size bu bilgileri neden verdim… her iki kuruluşun da yönetimleri de ayrı isimlerden oluşur. Bir istisna hariç… Zeki Kıvanç her iki kurumunda yönetiminde yer alan tek isim olarak belki de tarihe geçme şansını yakaladı.

Kivanç tekstil sektörünün önemli oyuncularından biri olmanın yani sıra Adana Sanayi Odası başkanlığı görevini de yürütüyor.

Başka şapkaları da var. Ancak anlatacağımız konu baskı… Koronavirüs ile ilgili sıkıntılı günlerde maske ihtiyacı had safhaya çıkmıştır.
Tekstil sektörünün kalbininn attığı Adana’da başkan Kıvanç sektörün oyuncuları ile bir toplantı yapar. Maske sonuçta tekstilcilerin yapacağı bir üründür.
Düğmeye basılır ve maske üretimi bütün hızıyla başlar. İşte Türkiye’nin maskede yol aldığı hatta bazı ülkelere maske gönderdiği, dahası dünyada örnek gösterildiği süreç böyle başlar. Ama sürecin geçmişi de var… İşte Zeki Kıvanç’ın ağzından maskenin hikayesi…

- Bürokrasimizle birlikte çalıştık. İçerisinde maske kumaşının da yer aldığı tekstil ürünlerinin Türkiye’de üretimini destek kapsamına aldırdık. Böylece maske kumaşı üreten tesislerimiz kapanmaktan kurtuldu, işletmelerini büyütüp geliştirdiler. Hem iç piyasanın ihtiyacını giderdiler hem de ihracatçı oldular. Ülkemiz bugün dünyanın ikinci büyük nanwoven kumaş üreticisi oldu. Bugün bu kararımızın ne kadar doğru olduğunu gördük. Şu an dünyadaki birçok ülke parasıyla maske temin edemiyor. Gelişmiş ülkeler birbirleri arasındaki ticarette gemilerde yüklü olan maskelere el koydu. Şu süreçte bize paramızla hiçbir ülke ne maske ne maske üretmemiz için kumaş verirdi. ABD ve İtalya’dan beter bir duruma gelebilirdik. Süreç bize yerli üretimin değerini bir kez daha hatırlattı. Terörle savaşı kendi İHA ve SİHA’larımızla yendiğimiz gibi koronavirüs savaşında da kendi ürettiğimiz maskelerin yararını gördük. Artık her üründe hedefimiz yerlileştirme olmalı.

FIRSATÇIYA HESAP SORULACAK

Şu anda Türkiye’nin dünyanın ikinci büyük maske kumaşı üretim kapasitesine sahip bulunuyor. Ve bu süreçte bazı firmalar fırsatçılık da yapmak istedi. Herkes onları tanıyacak ve bu fırsatçılara yarınlarda hesap sorulacak. 11 kuruşluk maskeleri iki liraya satmak isteyenleri bu ülke unutmayacak. Ve Türkiye bu süreçte halka ücretsiz maske dağıtma başarısı gösteren ülke olarak tarihe geçecek.

MEDİKALDA ÖNE ÇIKARIZ

Peki Türkiye dünyanın maskesini üretip bu konuda dünyada marka olabilir mi!.. Zeki Kıvanç sektörün başkanı olarak bu soruya “evet” yanıtını veriyor.
Ama biz sektörün daha içinden bir isme Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz’e soruyoruz… Aldığımız yanıt ilginç…

- Türkiye bu alanda çok önemli bir şansa sahip. Dünya sadece maske değil medikal konusunda yeni bir döneme giriyor. Bu alan öne çıkacak. Türkiye üretim potansiyeli herkesi dikkatini ve ilgisini çekiyor. Çin eskisi kadar güven vermiyor. Gelecekte Türkiye’nin öne çıkacağı sektörlerden biri medikal alan olacak.

İŞTE ZEKİ KIVANÇ'IN KANALEKONOMİ INSTAGRAM HESABINDAN YAPTIĞI MASKE AÇIKLAMASI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.