Evet, hem tatil hem bayram süresince artan sosyalliğimizin bir dalı olan “misafirlik”ten bahsetmek istiyorum.
 
Beni misafirlik hakkında yazmaya teşvik eden sebeplerden biri, bu süreçlerde yaşadığım ve gördüğüm güzel anlardır. Yaşantımızdaki misafirlik konusunu ciddi anlamda önemsiyorum. Bu konunun önemi, bizim insanlık yolundaki gerçek ray hatlarımızdan biri olmasıdır. Aynı nasıl ki yolculukta ve alışverişte birbirimizi daha iyi tanıyacağımız gibi, misafirlikte de birbirimizi daha iyi tanırız.
 
Yolculuk ve alışverişteki gibi misafirlik çizgisinde de ilgili taraflar ne dereceyse, o ortamın ve kişilerin hakkı da karşılığı da o derecedir; hatta benim için, o haneye edeceğim dua da o hâl üzeredir; çünkü neredeyse gittiğim her hanede mutlaka dua ederim hane sahiplerine ve haneye. Ne hissettiysem onu dilerim haklarında… Huzursa huzur dilerim, bereket gördüysem bereket… Gülüp söylediysem neşe dilerim, gördüğüm değerle muhabbet… Hanedekilerin edecekleri duaları tahminde bulunup, o duaları da içimden geçiririm bir bir… Onları hissederek…
 
Henüz yaşadığım duygularda etkilendiğim en önemli şeyi de belirtecek olursam, gittiğim bu misafirliklerdeki karşılaştığım sıcaklık paha biçilemez. Âdeta benden çok onlar mutlu; ki beni memnun mutlu edenler de onlar zaten. Demek ki verdikçe almak, almadan vermek böyle bir şey… Böyle insanlarda vardığım netice, kalplerindeki saf üstünlüktür. Kalp saflığı, insanı ulvi derecelere taşıyor ve her anlamda veren el, alan elden üstün oluyor.
 
İnsan, misafirdir zaten. Kendisini emanet hisseder gittiği yerde. Misafirler, Allah’ın emaneti değil midir? Toplumsal değerlerimizin sağlam temellerinden biri biliriz misafirliği. Allah’ın bizlere açtığı ve içerisinde yer aldığımız bir birlikteliğin fotoğrafı biliriz.
 
Hâl hatır için, ziyaret için, sıla-i rahîm için, görmek ve hasret gidermek için gideriz sevdiklerimizin yanına, sevenlerimize.
 
Misafir geldiğinde de evimizin kapısı gibi gönlümüzün kapısı da açıktır; açılır ya da her ne halde olursak olalım. Misafirin yüzü, bizim ev sahipliğimizin notudur. Açtığımız manevi soframızdır… Bizi izleyen sahibimiz Allah’ın, kalbimize inceden gülümseyişidir misafirin gülümseyişi.
 
Ayrıca, misafirin icabeti, bir hikmettir. Hikmetle gelen âli, nikmetle gelen imtihandır… Hikmete eza olan ev sahibi zelil, emanetçiye Allah’ı unutturan misafir ise perişan olarak sürecini belirlemektedir.
 
Dileriz, iyi ev sahibi, iyi misafirlerden oluruz ve buluruz…
 
Misafirin duası makbuldür. Onun duası, onun gönlüne ikram ettiğimiz kendimizin yansıması olacaktır.
 
Dua edelim… Dua kazanalım inşallah…
 
Belkıs Tunçay
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5