Çünkü Yunanistan siyasileri çok akıllı!
Kendilerini çıkarları doğrultusunda sorunun bir parçası yapmayı da çok iyi biliyorlar
Doğu Akdeniz de ki yaşanan olaylar çok katılımlı ve çok kapsamlı, aynı zamanda da çok çetrefilli uluslar arası bir sorun…
Diğer yandan ise herkesin ağzını sulandıracak derece, doğal gaz ve petrol yataklarının var olduğu düşünülen geniş bir denizalanı!
Bu deniz bölgesinde sahildar olan ülkeler ise
KKTC(sadece biz tanıyoruz)
Türkiye (NATO üyesi Kıbrıs garantörü)
GKRC (biz tanımıyoruz, AB üyesi ve oy hakkı var)
Suriye( Rusya müttefiki)
İsrail (ABD tam destekçisi)
Filistin ve Gazze(kargaşa içinde tutulan bir bölge)
Mısır ( Güney doğu Akdeniz de tamamında sahildar bir ülke)
Libya ( orta güney Akdeniz de kısmen ortak son ülke)
Yunanistan (Girit, Rodos ve Meis adaları ile orta ve kısmen de doğu Akdeniz de hak iddia eden, NATO, AB üyesi ülke. Ayrıca Yunanistan ile Ege denizinde çok karmaşık sorunlarımız olan bir komşumuz)
Tüm bu saptamalardan sonra doğu Akdeniz deki filmi başa saralım mı?
Hem de tam tamına 17 yıl öncesine…
Libya ile siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz iyi düzeyde idi
Mısır ile bırakın ilişkileri devlet başkanı düzeyinde ziyaretlerimiz oluyordu
İsrail ile nerede ise kankaydık, aramızdan su sızmıyor, ortak doğu Akdeniz de kurtarma tatbikatları yapıyor(!)hatta ABD İsrail lobisi en büyük hizmet nişanını, başbakanımıza büyük bir törenle veriyordu…
Suriye ile adeta akraba gibiydik.
Oğul Esat ve ailesi yaz tatillerini bile Bodrum da geçirir olmuşlardı.
Hatta güney Suriye sınırımızda ki Başbakan Menderes döneminde döşenen mayınları temizleyerek, aradaki kucaklaşmayı daha da coşkulu hale getirmek için kolları sıvamıştık…
Dostluklarımız o kadar içten ve ileri düzeydeydi ki bu mayın temizleme işini İsrailli uzmanlara yaptırmak için iktidar ön ayak olmuştu!
O dönemde hayatta olan bir emekli albay, o mayınların döşendiğinde ben görev almıştım ve tüm planlar elimde isterseniz ben hiç bir ücret almad,an temizlerim demişdi de, anında en üst düzeyden büyük bir azar işitmişti... 
Yani anlayacağınız filmin başında doğu Akdeniz ve sahildar ülkeler ile büyük bir bağ vardı ve bu bölge adeta bir aşk denizi idi!
Yunanistan’ın ise bölgede esemesi okunmuyordu…
Şimdi tekrar filmin sonuna gelelim ve tekrar doğu Akdeniz de ki durumumuza, yalnızlığımıza ve Yunanistan ile GKRY kimlerle, neler yaptığına bir bakalım;
Deme ki doğru imiş
Lafla peynir gemisi, doğu Akdeniz de bile yürümüyormuş!
Yunanistan’ın bir uyanıklığını ve ince devlet deniz siyasetinin diğer yüzünü de ortaya koyalım mı?
Yunanistan doğu Akdeniz de kendini ve GKRY öne çıkarıp, sorunu, çok uluslu ve çok çıkarlı bu denizlere taşıyarak aynı zamanda, Ege denizinde oldubittiye getirdiği on sekiz ada ve adacık konularını da, gündemden düşürüp, sahiplenmenin mutluluğunu yaşamaktadır.
Sözün özü;
Temel kural elbette devletlerarasında ebedi dostluk değil, çıkarlar önemlidir  
 
Uluslar arası ilişkilerde, devlet adamları hatta askerler, ne kadar güzel konuştukları ile değil, olayların sonucunda ülkelerine neler kazandırdıkları ile övünürler ve tarihe geçerler!
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5