Kendimizi Kaf dağının tepesinden aşağılara bakmaya o kadar alışkanlık haline getirmişiz ki sıradan yaşamsal sorunlarımıza eğilmek bir yana onları görmüyoruz bile…

Bizim için varsa yoksa büyük meseleler!

Dünya sorunları

Ülke ekonomisini düze çıkarma

İnsan hakları

Çevre yıkımı

Terör

Eğitim

Adalet

Kadın erkek eşitli

Hele, hele iktidarın yanlışlarını düzeltmeye kalkmamız hatta toplum olarak cidden buna da inanmamız, geçmişte kat edilen yola baktığımızda trajikomik bir durumdur!

Gelin bu büyük ve boyumuzu aşan bu sorunları bir süre olsun bir tarafa geçici olarak bırakalım ve basit bir sorunu çözmeye çalışalım mı?

Eğer bu basit sorunumuzdan netice alır ya da doyurucu bir cevap bulursak? Bu güven ve moralle, tüm toplumsal sorunları bir seferde çözmekle kalmaz, bir daha böyle çağ dışı sorunların ortaya çıkarılmasının da önünü almış daha gerçekçi bir söylemle, demokratik bir toplum olmanın da ilk adımını atmış oluruz!

Üstelik bu ilk çözeceğimiz sorun, sadece bir gurubu ya da bir bölgeyi değil, tüm toplumu yani seksen iki milyon ülke insanını kapsıyor.

Aynı zamanda da Suriyeli göçmenler başta olmak üzere, Türk'İ cumhuriyetlerden, Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna, Afganistan, Afrika’nın tüm bölgelerinden ülkemiz de kaçar, göçer yaşadığı ve çalıştığı bilinen insanlarla birlikte, nerede ise doksan milyon insanın biyolojik denge sorununun çözümünden söz ediyoruz…

Şimdi hepimiz kendimize şu soruyu soralım;

Neden ülkemizde, yaz ve kış ayırımı yapmadan saatlerimiz bir saat ileri ve biz neden bir saat daha erken uyanıyoruz?

Bitkiler güneşe göre uyanıyor

Hayvanlar güneşe göre hareketleniyor

Ama biz nerede ise dört senedir ve özellikle de sonbahardan, ilkbahara kadar karanlıkta uyanıyor, karanlıkta yol alıyor ve gene akşam karanlık da evlerimize dönüyoruz!

Neden?

Enerji tasarrufu içinse ne kadar tasarruf ediliyor ve bu tasarruf doksan milyona bölünse kişi başı ne kadar bir rakamdır?

Bu rakama elektrik faturalarında tüketim değeri dışında ödediğimiz onlarca kalemden daha mı fazladır?

Doksan milyon insan güneşle temasa geçemediği için, toplumda yaygın görülen D vitamin eksikliği bu nedenle midir?

Bitkiler, hayvanlar organik bir yapıda bu nedenle güneşe göre davranıyorlar da, insanlar anorganik yaratıklar mıdır?

Bizimle aynı enlem aralığında(meridyen)bulunan en gelişmiş toplumlar, neden bölgesel saatlerini kullanıyorlar?

Son soru ise horozlar bu saat uygulama yasasını dikkate almayıp eski saate göre ötmeye devam ettiklerine göre, horozlar anarşist ya da terörist midir ve haklarında her hangi yasal bir işlem yapılmış mıdır?

Sözün özü;

Anlamsız dayatmalara ses çıkarmayan toplumlar, bir gün gelir, gece çalışır, gündüz uyur ve gecesi gündüzüne karışıp karanlıklara boğulursa şaşmamak gerekir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.