Türkiye'de her geçen gün yazılı basın yerini, dijital medya kaynaklarına bırakıyor. Bu durum ilk başta gazeteleri etkiledi. Günlük olarak çıkarılan birçok yayın, kağıdında da yüksek maliyetleri yüzünden ya kapatıldı ya da küçülmeye gitti. 

2019 yılı itibariyle, Türkiye'de en çok satan gazete tirajı 250 bini geçmiyor. TUİK verilerine göre Türkiye'de okur/yazarlık oranı yüzde 96,74 düzeyinde. 

Ancak iş ''yayıncılık ve okuma kaynaklarına'' geldiğinde, nüfusumuzun büyük bir bölümü kitap, gazete ve dergiden uzak kalıyor. Oysa yapılan araştırmalara göre kitap ve gazete okumak insanın zihinsel gelişimine katkı sağlıyor. Günümüzde Türk insanın kendini iyi bir şekilde ifade edemediğini görüyorum. Bu durum güçlü bir okuma alışkanlığımızın olmamasından kaynaklı.

Sosyal ve basılı medya platformlarında aktif olarak görev yapmış bir editör olarak, internet üzerinden haber alımının daha sığ bir bakış açısı yaratığını söylemek isterim. 
Gelecek sosyal medyadan geçecek

Elbette dijital medya çok önemli ve haberin hızlı, etkili ulaşmasını sağlayan bir aracı. Aynı zamanda geri bildirim sağlıyor. Haberi yazanla, haberi okuyan ve habere neden olan arasında etkileşim oluşturuyor. Gelecek sosyal medya ve yurttaş haberciliğinden geçecek. Ancak haberi okumakla, haberi anlamlandırmak-yorumlamak arasında fark vardır. Dolayısıyla sosyal medyanın yanında, her gün mutlaka bir gazete almanın entellektüel birikimimize sağladığı katkı yadsınamaz bir gerçektir.

Kitap okuyan bir bireyin, bilgi ve kelime haznesi genişler. Kendini daha iyi ifade eder. İletişimi kuvvetlenir. Dijital yayından alınan haber kaynakları daha çok ajans üzerinden kopyala/yapıştır tekniği ve başlık-spot değişiminden ibarettir. Oysa gazetede yazılar çok daha dikkatli ve özenli yazılır. Çünkü basıma gittiğinden sonra değişim şansı yoktur. 

Otomobil gazeteciliğinin dijital dönüşümü

19. yüzyılın hemen başında otomobil sadece sizi bir noktadan farklı bir noktaya ulaştıracak bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp, bir ikon haline geldi. Bir çeşit zevkti araba kullanmak... Bu durum zamanla otomobil kültürünü yarattı. Otomobil dergiciliği ilk kez İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde başladı. 1885 yılında otomobil üretiminin startının ardından tam 10 sene sonra dünya'nın ilk otomobil dergisi olan ve günümüzde de 26 ülkede yayınlanan İngiliz AutoCar dergisi yayın hayatına merhaba dedi. 1898 de ise Alman Motorwagen dergisi yola çıktı. 

1980 öncesi otomobil içerikli yayın yok

Türkiye'de ise bu konuyla ilgili bir literatür sıkıntısı var. 1960'lı yıllarda bile ülkemizde var olan model sayısı 10'u dahil geçmediği düşünüldüğünde otomobil dergiciliği ancak 1980'li yıllarda başlayabilmiştir. Konuyla ilgili İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gazetecilik Anabilim Dalı'nda Sinem Birol tarafından yazılmış çok doyurucu bir tez var. Türkiye'deki otomobil dergiciliği adına yaptığı bu akademik çalışma, olayı tüm ana hatlarıyla gösteriyor. Çalışmada, 1980 öncesi süreli bir otomobil dergisinin olmadığı ancak kimi yayınların içinde otomobil yorum ve reklamlarının yer aldığı belirtilmiş. 

90'larda otomobil dergiciliği zirvede

Güncel olarak en yakın dergi ise 1985 yılında Dünya Gazetesi tarafından çıkarılan, Oto Dünyası dergisidir. Ancak yayın hayatı kısa sürmüştür. 90'lı yıllara kadar farklı denemeler olsa da günümüzde hala varlığını sürdüren Otohaber dergisi 1991 yılında yayın hayatına başlamıştır. Derginin satışının arttırmak için ünlü mankenlerin seksi pozları, derginin kapağında yer almıştır. 90'lı yıllarda otomobil dergileri altın çağını yaşamıştır. Yine AutoShow dergisi başta olmak üzere pek çok yayın organı gayet iyi satış rakamlarına ulaşmıştır. 

Satışlar geriliyor, içerik sosyal medyada toplanıyor 

Ancak özellikle 2010 yılından sonra otomobil dergiciliği eskisi kadar rabet görmedi. Yerini önce internet haberciliğine bıraktı, daha sonra ise YouTube üzerinden otomobil içeriğine sahip kanallar açıldı. Kanalları açanların büyük bölümü eski otomobil gazetecileri ve editörleridir. Bu kanallar, hedef kitlesini her geçen gün genişletmektedir. Başta Sinan Koç ve And Mehmet Çetin'in öncülüğünde kurulmuş otopark.com, Doğan Kabak, Eren Tekin'in Otomobil Dünyam kanalı, Burak Ertem'in Benzin Tv'si, Moto1 Türkiye, Kim Geçer?, Otomobilin Mesut Abisi, Birkan Demir Çalışkan'ın yeni kanalı, Can Akbulut'un Otoseyir kanalı YouTube üzerinden yayın yapıyor. Otomobillerle ilgili test ve güncel içerikleri otomobilseverlere sunuyor. Kanalların sayısı her geçen gün artıyor. Bu yayınların kimi milyonları aşan izlenme rakamlarına ulaşıyor. Yine basın sektöründen gelmeyen ancak arabalara ilgi duyan kişilerde YouTube üzerinden bir nevi yurttaş gazeteciliği yaparak, otomobilleri test ediyor. Kendi deneyimlerini Vlog'lar üzerinden takipçilerine aktarıyor. Otomobil Günlüklerim kanalı örnek olarak gösterilebilir. 

Otomobil dergiciliği yerini YouTube'a bıraktı

Yolun sonunda şunu söyleyebiliriz ki, otomobil gazeteciliği artık büyük oranda dijitalleşmiştir. Üstelik ücretsiz bir biçimde erişim, talebi de paralel oranda yükseltmiştir. Tiraj düşüşü kademeli bir biçimde devam etmektedir. BBC'nin ünlü TopGear'nı andıran videolar görmek bir yana dursun, özgün içeriklerle karşılaşmak otomobilseverler için ilgi çekici bir hal almıştır. Üstelik televizyon üzerinden de yapılan otomobil programlarının da azalması dikkat çekicidir. Geleneksel medya yerini; daha az editöryel süreçten geçen ve deneyime dayanan nispeten daha 'özgür' ve görsel platformlara bırakıyor. 
Ancak atlamadan geçmeyeyim... Ne kadar video izlersem izleyeyim, eski otomobil dergi koleksiyonları ve kaleme alınmış oto-testlerini okumak benim çocukluğumun güzel bir anısı olarak her daim zihnimde kalacak... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5