Peak adını çoğunuz yeni duymuştur... Hani şu bütün tv kanallarının reklam alanlarını aynı anda karartıp (kapatıp), reklam yapan şirket...

Reklamı konuşmak istemiyorum, bu sebeple de yazıyı biraz geç yazdım. Herkes reklamı tartışıp durdu, arkasındaki dev ekonomiyi yazıp çizen olmadı. Reklam çalıntıymış, ifadeler oturmamış vs geçelim o kısmı...

Adamlar kendinden söz ettirdi, reklam konuşulup durdu... Bunu yapan gençlerin hiç birini de tanımam ama reklam ve ortaya çıkışları büyük bir olaydı... Daha büyük olay ise uğraştıkları alan yani mobil oyun pazarında yaşanıyor...

Gelin sektörde neler olduğuna bir bakalım..

Çoğu kişi Peak şirketini duymadığı gibi mobil oyun pazarı hakkında sığ bir bilgiye sahiptir.

Halbuki, neredeyse her evde bilgisayar ve cep telefonuyla dijital oyunlar oynanıyor. Mahalledeki internet kafelere takılan pek çok genç de var. Oyun pazarı kendi ekosistemini oluşturmaya devam ediyor. Sektör farklı alanlara esniyor ve espor olarak takımlar kuruluyor, kulüpler kuruluyor, turnuvalar ve ligler oluşturuluyor. 

Gelişmelere ve sektöre seyirci kalamayız.

Dünyanın en değerli ilk beş şirketinden biri Tencent, bahsettiğimiz oyun pazarıyla bu noktalara geldi. Çinli Tensent şirketinin gelişmesi örnek alınmalıdır. 



Çinli Tencent şirketi, geçen yıl 12.7 milyar dolarlık cirosu ve 2.5 milyar dolar kar etmesiyle dünyanın bu alandaki en güçlü şirketi durumunda. Bu yıl 21. 9 milyar dolar ciro bekleniyor ve 500 milyar dolar şirket değerine ulaşan devlerden biri kabul ediliyor. 21.9 milyar dolarlık ciro, Türkiye’nin en büyük 6 sanayi kuruluşunun cirosundan büyük bir rakamı ifade ediyor.

Daha geçen ay, Tencent’in sahibi olduğu Miniclip, Türk oyun yapımcısı Masomo’yu satın aldı. Satın almanın 100 milyon dolar (530 milyon TL) olduğu ifade ediliyor.

İki yıl önce, Türkiye’ye 5 milyon dolar yatırım vaat eden şirketin attığı adım bile bu ülkedeki potansiyeli gösteren önemli bir işarettir. Bu potansiyeli harekete geçirmeliyiz.

Aslında bu ilk de değil. İşte, Peak’in iki oyununa ödenen bedel de bir başka işaretidir. 
Sessiz sedasız oyunlar yazılıyor, oynanıyor ve dünya pazarlarına ihraç ediliyor. 

Günlük telaş içinde unutuluyor ama rakamlar gerçekten şaşırtıcı boyutta. Dijital oyun sektörü, 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 50 artışla 1 milyar 50 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu rakam, 2016 yılında 500 milyon dolar, 2017 yılında ise 700 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu. 



Bugün dünyanın en karlı 20 şirketinin, büyük bir kısmı bilişim-yazılım-yüksek teknoloji şirketlerinden oluşuyor. Bunların da arasında dijital oyun şirketleri de ilk sıralarda yer alıyor. 

Bugün Türkiye’de yaklaşık 30 milyon insanın bilgisayarların, telefonların ve televizyonların başında oyun oynuyor. 

Global oyun pazarının büyüklüğü 140 milyar dolara yaklaştı. Mobil oyunların bu pastadan aldığı pay ise 40 milyar dolar civarında. Oyun satışı, konsolu, filmi, lisansı, hediyelik eşyaları derken, ortaya çıkan ürün sadece bir oyun olmanın çok ötesine geçti, başlı başına ticari bir ekosistem oluşturdu.

Üreticilerin iştahını kabartan Türkiye oyun pazarı 600 milyon dolar seviyesinde büyüklüğe sahip. Her ay aktif olarak oyun oynayan kişilerin sayısı 30 milyon. Yani Türkiye nüfusunun neredeyse yarısı oyun oynuyor. Her yıl yaklaşık yüzde 7 oranında büyüme kaydeden Türkiye oyun pazarının 2020’de 2 milyar dolarlık hacme ulaşması bekleniyor.

Bir başka yerli oyun şirketi Lokum Games, tarafından oynanan Zula oyunu 2016 yılından beri dünyanın pek çok ülkesinde oynanıyor. 

Mobil piyasasının pastadaki payının büyük olması akıllı telefon kullanımının, mobil oyunlardaki kalitenin ve çeşitliliğin artmasından, tabletlerin popülerliğini kaybetmesinden, telefonun her yere taşınabilen bir cihaz olmasından kaynaklanıyor. Ancak PC oyunları da popülerliğini korumaya devam ediyor.

Oyun pazarının yüzde 52’sini Asya Pasifik bölgesi oluşturuyor. Ve gelişme bundan böyle bu bölgede artması bekleniyor. Sadece Çin’deki oyun pazarının büyüklüğünün bu yıl 38 milyar doları geçmesi bekleniyor.

Bir de espor gerçeğine dokunmak istiyorum. 

Oyun pazarının içinde espor alanının farklı özellikleri var ve bütün kesimleri etkilemeye devam ediyor. Önce ekonomik büyüklüğüne bakalım:

İki yıl önce 493 milyon dolar olan küresel espor gelirleri, bu yıl 900 milyon doları aşması bekleniyor. Aynı dönem içinde 121 milyon olan küresel taraftar sayısı da 165 milyon taraftar sayısına ulaşması tahmin ediliyor. Türkiye’de espor taraftar sayısı şimdilik 4 milyon kişiden oluşuyor. Yani dijital oyun pazarındaki 50 oyuncuya karşılık, esporda 4 kişi bulunuyor.

Çin ve Güney Kore oyun pazarındaki ağırlığını, espor alanında daha da arttırarak yüzde 56’lık bir pay alıyor. Amerika’nın payını da kenara koyarsak, dünyanın geri kalanı sadece yüzde 6 pay alıyor espor pastasından.

Önemli olan espor sektörünün oluşturduğu ekosistemim. Oyun pazardaki amatör oyunculara karşılık, espor oyuncuları profesyonel ve yarı profesyonel olabiliyor. Resmî takımlar kurulabiliyor veya GS, Fenerbahçe’nin yaptığı gibi bilinen kulüpler veya yeni girişimciler sıfırdan espor takımları oluşturabiliyor.

Amerika başta olmak üzere, bu alanda yoğun bahisler de oynanıyor. Şimdilik bizden uzakta olan bahis sektörü de muhtemel ki potansiyelin oluşmasını bekliyor. Dikkat etmek gerekiyor ve düzenleme yapılması lazım.

Commodore bile oynayamamış bizim nesil için bu işler afaki gelebilir. Sosyal bir vakıa ve etrafımızda izlerini görüyoruz ve etkileniyoruz.

Peki, bu ortamda Peak ne diyor?

Mobil oyunda dünyanın en büyüğü olma hedefini koruyan Peak, geliştirdiği yeni ürünlerle dünya genelinde ulaştığı kullanıcı sayısını yüz milyonlardan milyarlara yükseltmeyi amaçlıyor. İstanbul merkezli şirket, hem mobil oyun alanında hem de teknolojinin farklı alanlarındaki çalışmaları için yeni takım arkadaşları arıyor.

2010 yılında İstanbul’da kurulan ve mobil uygulama alanında dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Peak, ekibini genişletmek istiyor. Şirket, ABD pazarında ilk beşte yer aldığı mobil oyun alanında büyümeye hızla devam ederken, yapay zeka ve yapay öğrenme alanlarında da dünya çapında yeni ürünler geliştiriyor.

Dünyayı değiştirmek isteyenlere ulaşmak için de insan kaynakları arayışını hızlandırıyor. 

Peak’in genç beyinleri ve girişimcileri bu alana davet eden reklamının kendisi değil, arka plandaki büyüyen potansiyeli konuşmamız gerekiyor. Bu dev ekonomik dalgayı kaçırmayalım. 

Benim umudum var. Küçük girişim grupları mobil oyun yazmak için bir araya geldiklerini duyuyorum, bunları destekleyen önemli sermayedarların olduğunu da görüyorum. Arkası da gelecektir...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5