banner25

Sıfır otomobil fiyatları, yüksek vergi oranları ve mevcut kur artışlarıyla birleştiğinde astronomik rakamlara ulaştı. 4-5 yıl önce sıfır bir Volkswagen Golf ortalama 70-80 bin TL fiyat bandında yer alırken, bugün 184 bin 600 TL gibi ciddi bir rakama ulaştı. Sektördeki tüm otomobil markaları için 2017-2018 yılları iç açıcı bir yıl olmadı. Yalnızca filo ve ticari satışlarda lider iki marka, Renault ve Fiat kayda değer satış rakamlarına ulaştı. 

Ancak ortalama bir tüketici için sıfır araç almak neredeyse her geçen gün biraz daha imkansızlaştı... 2019'un Aralık ayında bir iş seyahati için Eskişehir, Afyon, Kütahya, Denizli, Uşak gibi Anadolu kentlerinde bulundum. Bu kentlerdeki bayi müdürleri; satışlarında ciddi bir düşüş olduğunu, ayrıca da ekonomik sıkıntılar ve artan yaşam pahalılığı nedeniyle birçok yetkili satıcının kapandığını ya da el değiştirmek durumunda kaldığını söyledi. 

Şikayetler ortaktı. Türk ekonomisi zaten kör topal ilerleyen üretim modelinden çıkarak, tüketim sistemine evrilmişti. İnşaat artık kurtarmıyordu. Üstelik insanlar mevcut sistem ile yaşamaya alışmıştı. Sessizdiler. Hemen hemen herkes üretmeden, iş gücüne katıl(a)madan kredi çekerek bir şeylere sahip olma amacındaydı. Yüksek faizler, hükumetin yıl sonunda devlet bankalarına verdiği teşvik ile bir ölçüde indirildi. 

İkinci el otomobil piyasası toz duman

Ancak mesele üretimdi. Türk Lirası'nın euro ve dolar kurunda değerinin her geçen gün düşmesiydi. Artan masrafların tekrar vergi yoluyla halkın üzerine binmesiydi. Elbette tüm bunların sonucunda ülkenin genel dengesi bozuldu. Enflasyon güya yüzde 12'ydi. Zam oranları ise yüzde 70'i buldu. Bu köşenin sakinleri bilir. Her daim otomobillerin değerinden çok yüksek rakamlara satıldığından şikayet ettim. Üstelik son yıllarda bu duruma ikinci el otomobil fiyatları da eklendi. İkinci el ilan sitelerini, araba pazarlarını ve galerileri gezdiğinizde 5-10 yıllık otomobillerin değerinin çok üzerinde satıldığına şahit oluyoruz. 

Nispeten daha uygun fiyatlı olanlar, ya ağır hasarlı ya da kilometresi çok yüksek...  ''ekonominin'' çarkları doğru işlemediğinde tüm piyasa olumsuz etkileniyor. 

Peugeot 2008 iddialı geldi ama...

Finansal anlamda kaotik bir süreçten geçiyoruz. Küçük esnaf küçüldü. Büyük daha büyük oldu. Kimi mega sektörler eridi. Örneğin; AtlasGlobal'in iflası. Böyle bir ekonomik düzlemde ülkemizdeki otomobil yöneticileri birbirinden farklı planlar yaparak, satışlarını arttırmak için çaba harcıyorlar. Bu kimi zaman 0 faizli kredi imkanı oluyor kimi zaman ''rekabetçi'' bir fiyat ile segment ihtiyaçlarını karşılayan güçlü modellerle gerçekleşiyor. 

İşte Peugeot Türkiye, yeni 2008'i bu strateji ile getirdi. 2008'in YouTube'da birçok testi mevcut. Yine bu köşede 2 ay önce ''Peugeot sadece bir otomobil markası mıdır? Yeni 2008...'' başlıklı yazımda şöyle yazmıştım; ''3008 ile 5008 kendi segmentinde iddialı araçlar... Ancak markanın B crossover'ı yani 2008 tatmin edici çizgilere sahip değildi. Bunu gören Peugeot mühendisleri hemen harekete geçmiş olacak ki, ortaya yine tasarımıyla dikkat çeken güzel bir araç çıkardı.'' 

Peugeot 2008 ocak sonunda satışa sunuldu. 148,500 bin TL'den başlayan fiyatı ile resmen B Crossover ligini silip süpürdü. Firma yetkilileri Haziran ayına kadar taleplerin tamamen dolduğunu bildirdi. Üstelik 2008 kara borsaya düştü. 'Malum' ilan sitesinde 2008'in ''Kampanyalı Liste Fiyatı''ndan daha yüksek fiyata satıldığı görülüyor. Bugün GT Line donanım 1.5 BlueHDi 130hp EAT8 bir araç almak istediğinizde sizden istenilen tutar: 229.500 TL. Ancak galericiler önceden aldıkları araçları 255 bin TL'ye kadar satmaya çalışıyor:

Satıcı ekonomik konjonktür gereği bu durumu öngöremedi. Piyasaya sürülen ürün yetersiz kalınca, 2008 karaborsaya düştü. (Resim altı yazısı)

2008 neden bu kadar öne çıkıyor?

Bu durum Peugeot müşterilerini de haklı olarak kızdırmış... Instagram, Twitter ve Facebook gibi sosyal paylaşım siteleri ''Madem araç getirmiyorsunuz, reklamını yapmayın'' tarzı yorumlarla dolu. Peugeot Türkiye, PSA Grubu'ndan daha çok otomobil talep ettiğini açıkladı. 2008'in bu başarısının arkasında C sınıfta yer alan Golf, Focus, Megane, Astra gibi modellerin 180-200 bin TL bandına ulaşması yatıyor. Orantısız fiyatlar ani çıkışlar yaratıyor. Peugeot 2008 çağcıl tasarımı, yükselen marka algısı ve B sınıfta C sınıf malzeme kalitesini kullanması ile öne çıkıyor. Üstelik crossover akımının tam da moda olduğu bir dönemde...

Otomobil sektörü her geçen rekabet düzenini yitirirken, ani talep yükselişleri kalp ritim bozukluğu yaşayan hastaları andırıyor. Oysa fiyatlar tüm markalar için belirli bir düzlemde eşit seviyelerde olsa markalar arası rekabet artar. Karaborsa, mal istiflemek gibi II. dünya ülkelerinde gördüğümüz piyasa koşulları oluşmaz. 

Bugün Avrupa'da parçalanıp, geri dönüşüme gönderilen 15-20 yıllık modeller ülkemizde büyük paralara alıcı buluyor. Herkesin hakkıdır yeni ve güvenli otomobillere binmek... Türk ekonomisini gündelik çıkarımlara-siyasi planlara değil, devlete zarar ettiren projeler yaratarak değil; güçlü bir öngörüye ve iyi bir üretim modeline bağlamalıyız. 

İşte biz o gün gerçekten yükseleceğiz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.