Öne Çıkanlar ankara suriye CHP Ramazan Bayramı Osmanlıspor

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu canlı yayında

İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin, "Tek adam üretir. Kesinlikle öyle yapar. Bütün yetkiyi verdiniz, bir adam çıktı istediğini yaptı, nasıl engel olacaksınız?" dedi.

Kılıçdaroğlu, Leyla Gencer Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen Fox TV canlı yayınında gazeteci İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanının parti üyesi olmasına karşı olduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı bizim ortak paydamızdır. Parti üyesi olursa veya genel başkanı olursa ortak payda olmaktan çıkar." diye konuştu.

Küçükkaya'nın "Eski liderler, rahmetli Özal'ın, Demirel'in partisi yok muydu, deniyor. Böyle diyenlere ben de şunu hatırlatıyorum, tarafsızlık yemini yaptıktan sonra başka bir macera başlıyor..." şeklinde araya girmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Son örneğini verelim Sayın Abdullah Gül. Partiliydi, evet, hatta seçilmesine biz 'hayır' oyu verdik." dedi.

"Gül, tarafsız mıydı?" şeklindeki sorusunu ise Kılıçdaroğlu, "Evet... Cumhurbaşkanı seçildikten sonra partisiyle ilişiğini kesti ama elbette seçimlerde gitti oy kullandı. Hangi partiye oy kullandıysa saygı göstereceğiz ama tarafsızlığını korudu. Bizi davet ederdi, biz giderdik, zaman zaman görüşler aktarırdı, zaman zaman bizim görüşlerimizi dinlerdi. Belli konularda görüşlerimizi sorardı, biz aktarırdık. Hiçbir zaman saygıda kusur etmedik. Artı; cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra da hiçbir zaman saygısızlık etmedik, farklı bir dil kullanmadık. Yine onu Türkiye Cumhuriyetinin değerli bir insanı, Cumhurbaşkanlığı yapmış değerli bir insan olarak kabul ettik. Ondan sonra da zaman zaman, fırsat olursa ortam olursa görüşüyoruz da karşılaşıyoruz da. Bu ona duyduğumuz saygının gereğidir, makama duyduğumuz saygının bir gereğidir." ifadelerini kullandı.

Vatandaşların gerçekleri öğrendiği andan itibaren "hayır" oyu kullanacağına inandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin insanı demokrasiyi seviyor. Bu ülkenin insanı bütün yetkilerin bir kişiye verilmesinin ne kadar yanlış olduğunu biliyor, görüyor. Fazla uzağa da gitmeye gerek yok. Buyurun Ortadoğu'ya bakın. Esad'a bakın, Saddam'a bakın, Kaddafi'ye bakın, Çavuşesku'ya bakın, Hitler'e bakın, Mussolini'ye bakın, Pinochet'e bakın bunlar yakın ve uzak bizim tarihimizde canlı örnekler. Bugün yaşayan insanlar bu örneklerin büyük kısmını gördü ve tanık oldu. Tek adam rejiminin olduğu yerlerde acı vardır, kan vardır, gözyaşı vardır, parçalanma vardır, hepsi vardır." dedi.

- "Bu sistem Türkiye'yi Irak, Suriye gibi yapar"

"Bu sistem tek adam mı üretir, Türkiye'yi Irak, Suriye gibi mi yapar?" şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Tek adam üretir. Kesinlikle öyle yapar. Bütün yetkiyi verdiniz, bir adam çıktı istediğini yaptı, nasıl engel olacaksınız?" diye konuştu. "Türkiye'nin birikimi, medyası, iş dünyası, kurumları..." şeklinde araya girilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Hangi medya, hangi birikim, hangi iş dünyası, hangi üniversiteler? Son 2,5 yıldır fiili başkanlık sistemi değil mi? Anayasa değişiyor, bir hukuk fakültesi çıkıp görüşünü beyan etti mi? Niçin konuşmuyor? Demokrasi var niye konuşmuyor? Benim üstüme niye bu kadar saldırıyorlar? Çünkü ben halka doğruları anlatıyorum ve bundan rahatsız oluyorlar." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, demokrasiden yana olduklarını, demokrasinin büyümesini, demokrasinin gelişmesini ve derinleşmesini istediklerini, 15 Temmuz'a ilişkin yaptıkları değerlendirmelerin temelini de bunun oluşturduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, hükümetin 15 Temmuz darbe girişiminin araştırılmasına ilişkin komisyona iki kilit ismi göndermediğini savundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hayata geçmesi halinde cumhurbaşkanına TBMM Başkanı yerine atanmış bir kişinin vekalet edeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Seçimle gelmeyenlerin Cumhurbaşkanı olduğu dönemler darbe dönemleridir. Kenan Evren seçimle mi geldi? Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı neden cumhurbaşkanlığı makamına vekalet etmesin? Ne eksiği var. Seçimle gelmiştir. Tarafsızdır. Cumhurbaşkanlığı makamı da tarafsızdır. Tarafsızlık üzerine yemin edilecek. Siz bir rejimi o kadar köklü bir değişime uğratıyorsunuz ki demokrasiye dahi tahammül edemiyorsunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı cumhurbaşkanı 1 haftalığına bir yere gittiği zaman ona bile vekalet edemiyor. İnsaf denilen bir şey var. Ben özellikle Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren saygıdeğer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum. Bu bir kişi meselesi değildir, bu bir parti meselesi değildir bu bir memleket meselesidir. Biz 550 milletvekili seçiyoruz, Meclis'e gönderiyoruz, 550 milletvekili kendilerine bir başkan seçiyorlar. Bu aynı zamanda milli iradeyi temsil ediyor. Bu başkan cumhurbaşkanı bir yere gittiği zaman doğal olarak cumhurbaşkanını temsil ediyor. Şimdi bu temsili bile kaldırıyoruz. Seçimle gelmeyen, atamayla gelen birisi başkanı temsil edecek. Olur ya ben meclisi feshediyorum, buyurun beyler gelin seçime gidelim, bir kararla. Bu kadar yetki Allah aşkına bir kişiye verilir mi? Nerede yaşıyoruz, hangi çağda yaşıyoruz? Bunun partilerle bir ilgisi yok, kişilerle ilgisi yok."

- "Sizin en kızdığınız adam bu yetkilere sahip olursa ne yapar?"

Küçükkaya'nın "Sizin en kızdığınız adam bu yetkilere sahip olursa ne yapar" şeklindeki sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Her şeyi yapabilir, meclisi feshedebilir. Arzu ettiği zaman yapabiliyor mu yapabilir. Yargıya kendi partisinin militanlarını doldurabilir." yanıtını verdi.

"Federasyon kurabilir mi?" şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Diyelim ki İstanbul, İzmit ve Sakarya'yı birleştirebilir tek bir vilayet ilan edebilir? Devletin yapısı ve işleyişiyle ilgili kararname çıkarma hakkına sahip. Bir vilayeti nasıl kuruyoruz? Kanunla kuruyoruz. Diyelim ki Bayburt vilayet oldu, en son vilayet olan yerlerden birisi. Kim karar veriyor buna? TBMM karar veriyor. Yeni modelde kim karar verecek? Başkan karar verecek. Niye 550 kişi karar vermiyor da 1 kişi karar veriyor. Bu soruyu kendimize sormak zorundayız. Neden 550 kişi memleketini sevmiyor mu? 550 kişi karar vermiyor mu?" diye konuştu.

Getirilmek istenen sistemde denetim mekanizmasının işlemeyeceğini ileri süren Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin bakana kürsüden soru sorup kürsüden cevap alamayacağını söyleyerek, "Meclis ile saray arasında kocaman bir duvar örülüyor aslında. 550 yeni rejimde 600 milletvekili seçiliyor, 600 milletvekilinden hiçbirisi bakan olmuyor, hiçbirisi başkan yardımcısı olmuyor. Hükümet gelip hükümet programını okumayı dahi tenezzül etmiyor, böyle bir ihtiyaç dahi hissetmiyor. Yani TBMM, dişleri sökülmüş bir aslana dönüyor. Aslan mı aslan, bina yerinde duruyor mu? duruyor. Yele yerinde mi yerinde. Diş, dişleri yok." ifadelerini kullandı.

Referandumdan hayır çıkacağına inandığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Hayır çıkacak. Bu ülkenin hayrı için ben milletin sağduyusuna güveniyorum" diye konuştu.

- Tarafsızlık yemini

"Bir partinin genel başkanı nasıl gelip tarafsızlık üzerine, namusu şerefi üzerine yemin eder? Olamaz. Yani bu ülkenin namus ve şeref kavramı için bu ülke vatandaşları için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Nasıl gelip yemin edecek?" diyen Kılıçdaroğlu, "Yeminin kaldırılması gerektiğini düşünüyor musunuz?" şeklindeki soruya, "Ben o yeminin orada aynen kalacağını düşünüyorum çünkü hayır oyu çıkacak. Bu ülke vatanını seviyor. Bu ülke tarafsız bir cumhurbaşkanı istiyor. Bu ülke bayrağını temsil eden kişinin tarafsız olmasını istiyor. Seçilecek cumhurbaşkanı hangi partiden, hangi kimlikten, hangi inançtan olursa olsun benim cumhurbaşkanımdır diyebileceği bir adam olmasını istiyor. Saygı duyulan bir kişi olsun diyor." dedi.

"(Kaygılarım var ama ben Reis için 'evet' diyeceğim) diyenler var. Onlara ne söylerdiniz?" şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Bir kişi için anayasa yapmıyoruz. Şu madde olsaydı onların taleplerini anlayışla karşılayabilirdik. Bu yetkiler Sayın Erdoğan'ın görev süresiyle sınırlı olarak verilmiştir. Ben onu anlardım o zaman. Derdim ki sadece bu yetkiler görev süresiyle sınırlı, görevi bitince bu yetkiler de bitecek... Böyle bir madde var mı? Yok." diye konuştu.

Bu yetkilerle gelecek kişinin Türkiye'yi nasıl yöneteceğinin tahmin edilemeyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, "Bütün annelere söylüyorum, siz çocuğunuzu freni olmayan, nereye gittiği belli olmayan bir otobüse bindirir misiniz?" dedi..

- 18 yaş

Kılıçdaroğlu, Seçilme yaşının 18'e indirilmesi konusunda düşüncelerini şöyle açıkladı:

"Gaziantep'de 'evet' çadırını ziyaret ettiğimde bir genç arkadaş bunu bana sordu ben de kendisine şunu söyledim: 18 yaşında milletvekilliğine karşı değiliz. 18 yaşında milletvekili olup ömür boyu askerlikten muafsa biz buna karşıyız. Fakirin fukaranın garibanın oğlu El Bab'a gidecek mücadele edecek, gidecek eksi 35-40 derecede PKK ile mücadele edecek, o çocuk hem askere gidecek hem hiç milletvekili olamayacak ama Ankara'daki beylerin 18 yaşındaki çocuğu milletvekili olacak, hiç de askere gitmeyecek. Bunu vicdan kabul eder mi? Bunu ahlak kabul eder mi? Biz buna karşıyız. Karşı çıkış nedenimiz bu. Gerçekten de tam bir eşitsizlik, bir anlayış kendi çocuklarına ikbal hazırlamak için anayasa değişikliği yapmaz. 25 yaşında değil mi milletvekili olacak diye? Oldu mu? Hayır. Niye olmadı? Referandumda 18 yaşındaki çocukların oylarını nasıl alabiliriz, o çocukları nasıl kandırabiliriz... Getirilmek istenen düzenleme bu." dedi.

"18 yaşında bir genci milletvekili adayı gösterir misiniz?" şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, "18 yaşındaki çocuk daha henüz öğrenim yaşındadır, üniversiteye gidecek. Bizim amacımız onun milletvekilliğinden çok onu alıp üniversiteyi bitirmesi, daha iyi imkanlara kavuşması. Elbette milletvekili de olmalı bakan da olmalı gençler siyasi sorumluluk üstlenebilmeli. Üniversitelerin yönetiminde gençler söz ve karar sahibi olmalı. Üniversite yönetiminde de söz ve karar sahibi olmalı. Biz onları siyasete alıştırmalıyız, siyasi ortama alıştırmalıyız. Siyaset gençleşmeli, siyaset daha aktif hale gelmeli. Elbette milletvekili de olmalı ona karşı değiliz. Niye karşı olalım ama eşit koşullarda olmalı." diye konuştu.

Yurt dışında Türk vatandaşlarının Meclis'te temsil edilmesi gerektiğine inandığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Biz buna yurt dışı seçim çevresi diyoruz. Bu kanun çıkarsa biz buna evet deriz. 550'nin üzerine bunlar ilave edilir ve biz bunu anlayış karşılarız. 600 diyorsunuz, hangi gerekçeyle? Meclis güçlenecek... Yetkisi alınan bir meclis ne zamandan beri güçlü oluyor. Güç yetkiyle, akılla olur. Sayısal olarak 600 oldu, TBMM güçlü parlamento oldu... O zaman dünyanın en güçlü parlamentosunu kuralım sayıyı bine çıkaralım." ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.