banner25

TUZ KONUŞULDU YA SONRA
banner17

Onur Samed Çavdar yazıyor. - .2010 yılları başı sağlık bakanlığı lokantalardan tuzlukları kaldırıyordu. O dönem ki adıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ise ekmekte kullanılan 17 çeşit gıda katkı maddelerini kaldırıyor gene o dönemlerde GTHB Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol, ekmekteki tuz oranını yüzde 2'den yüzde 1,5'e düşürdüklerini, hedeflerinin oranı yüzde 1'e indirmek olduğunu bildirdi. Erol, "Peynirle ilgili bir çalışma yapıyoruz. Farklı peynir tiplerine göre tuz oranını yüzde 12 ile yüzde 40 arasında azaltacağız" diye konuşmuştu.°¹

Dışarıdan baktığımızda ekmekte ki katkı maddelerini falan kaldırıyorlar ve bunlar kulağa hoş geliyordu. Şimdi biraz da muhtevasını açalım.

İlk olarak Tarım Bakanlığı 31.12.2008 tarihli ve 27097 sayılı resmi gazetede 2008/69 numaralı ‘’Renklendiriciler ve tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Kaktı Maddeleri tebliği’’ yayınlar ve orada E 552 kodlu Kalsiyum silikat ı tuz ve tuz yerine geçen maddeler e 10 g/kg değerinde izin verilen katkı maddeleri olarak ifade eder. °01

E 552 Ne o zaman?

Kalsiyum silikat ise Kireçtaşı, özel kum ve tek hücreli suyosunlarından olan sisli diatiomların iskeletlerinden üretilir. Çok çeşitli gıda ve kozmetik ürünlerinde topaklanmayı engelleyici aşan olarak kullanılır. Türkiye’ de kullanımı serbesttir.

Riskleri: Asbestle benzerlik gösterdiğinden kansorejendir. Kanada’ da yapılan çalışmalar, akciğer ve mide içinde oldukça tehlikeli olduğunu göstermiştir. Mutlaka sakınılmalıdır °3

27097 sayılı resmi gazetede gelen bu oldu ya sonrası ise bu Tablo:

E 535 Sodyum ferrosiyanür

E536 Potasyum Ferrosiyanür

E 538 Kalsiyum Ferrosiyanür

Tuz ve tuz yerine geçen maddelere

20 mg/kg

Susuz Potasyum Ferrosiyanür cinsinden tek başına veya birlikte

°²

Sonuç aynı Bakanlık Resmi Gazetenin 29.12.2011 tarih ve 28157 sayılı nüshasında 01.01.2013’ten itibaren geçerli ‘’ Türk Gıda Kodeksinde Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliğini’’ yayınladı ve yukarıdaki tabloya yer verdi.

Bu tabloda üretici Sofra tuzunun her 1 kg’na 20mg kadar E535, E536 veya 538 den ekleyebiliyor.

KODU:

AÇIKLAMA

UYARILAR

E 535

Sodyum Ferrosiyanit

(Sentetik)

Adı: Sodyum Ferrosiyanit

Menşei: Sentetik

Açıklama: Hidrojen ferrosiyanit ve sodyumhidroksitten elde edilir. Topaklanmayı engelleyici ajan olarak, kırmızı şaraptan bakırın uzaklaştırılmasında ve tuz üretiminde topaklanma önleyicisi olarak kullanılır.

Riskleri: Toksik/Zehirli etkiye sahip olduğundan alerjik reaksiyonlara yol açar. Mutlaka sakınılmalıdır.

Mutlaka sakınılmalı!

E 536

Potasyum Ferrosiyanit

(Sentetik)

Adı: Potasyum Ferrosiyanit

Menşei: Sentetik

Açıklama: Hidrojen ferrosiyanit ve potasyumhidroksitten elde edilir. Tuzlarda metal bağlayıcı ve topraklanmayı engeleyici ajan olarak kullanılır.

Riskleri: Toksik/Zehirli etkiye sahip olduğundan alerjik reaksiyonlara yol açar. Mutlaka sakınılmalıdır.

Mutlaka sakınılmalı!

Türkiye de Tuz ürünlerinde kullanımı serbest.

E 538

Kalsiyum Ferrosiyanit

(Sentetik)

Adı: Kalsiyum Ferrosiyanit

Menşei: Sentetik

Açıklama: Hidrojen ferrosiyanit ve kalsiyumhidroksitten elde edilir.Düşük sodyumlu tuz üretiminde topaklanmayı engelleyici ajan olarak kullanılır.

Riskleri: Toksik/Zehirli etkiye sahip olduğundan alerjik reaksiyonlara yol açar. Mutlaka sakınılmalıdır.

Mutlaka sakınılmalı!

Türkiye de Tuz ürünlerinde kullanımı serbest.

°4

Olan ne peki? Hidrojen Siyanüre (HCN) ye dönüşebilen tehlikeli katkı maddesine kapıyı açıyorsun sonra sağlıklı olsun diye ekmekte tuz oranını düşürüyorsun.

Tarihimizde yöresel ekmekler rafa kaldırıldıktan sonra günümüz tüketilen ekmeğin olmazsa olmazı da un su tuz maya oldu. Ekmek tuz oranı düştü, unda ki buğday tohumun da hibrit durumuna ilişkin bir işlem yok, piyasalarda kullanılan ekmek mayalarında da, ekmek yapımında kaldırılmış olan bir o kadar gıda katkı maddeleri kendini maya da kendini gösteriyor. Su konusuna geldiğimizde de şebeke su analizlerini zaten biz göremiyoruz lakin gıda hareket grupları, firmaların kendilerine ait su raporlarını paylaşıyor ve baktığımızda orada ki durum daha da vahim. Nereye el atsak elimizde kalıyor desek tam yeri.

Suyun durumu meçhul, piyasalarda korkutucu katkı maddesi içeren tuzlara serbestlik var, un hibrit buğday kullanılabiliyor, Ekmek yapımında kaldırılmış katkı maddeleri sayısı kadar varyasyonla mayanın yapısında ben buradayım diyor. Bakanlıktan söylenilen ise tuz oranını düşürdüm, katkı maddelerini kaldırdım yani kökü çürümüş hasta ağacın yaprağının tozunu silerek iyileştirmeye çalışıyorum o hasta ağacı diyor. Ortada açık olan bir durum var o da bu ağacın kökü çürük.

Unutmamak lazım böyle kritik bir durum olduğu zaman medya ya çıkan sağlık konuşmacılarını.Ele aldıkları gıda unsurunun muhtevasını tam izah etmezler ama geniş bir anlatım yaparlar. Güzelce bir metin yayınlama da yok oradan başka akademisyen çıkar o da tam aksini söyler birisi çıkar daha farklı şeyler söylerken ciddi konular buhar olur.

2008 & 2011 yılının son günlerinde çıkan bu tebliğlerde ses soluk yoktu yılbaşının yakın olmasından olsa gerek lakin ortama tuz tüketimi ile bir konu açıldı sonrasında ve gene herkes bir telden çaldı. İlave edilen katkı maddeleri konuşulmuyor, birileri rafine tuzu övüyor birileri bütün tuzları toptan çöpe atıyor birileri de ‘’Himalaya Tuzu’’ diye halkın dolandırılabildiği tuzu anlatmaya çalışıyor. Sonrası halkın kafası daha da karışık ve bildiği yola devam.

İnsan için gerekli olan eser elementler ve mineraller tuz kristalinde bir hayli derecede İhtiva ediyor. Bizler de Çankırı gibi yörelerimizden 10-15 kg gibi analiz sonucu temiz olan kaya tuzlarından alsak bize de komşumuza da bir sene gider oysa.

Popüler bir vakit oluştu tuz hakkında, ya sonra? Konuşulmayan o katkı maddeleri tuz a da girebiliyor belki ekmeğimize de. Maya yolu ile o katkı maddeleri gene ekmeğe gelebiliyor. Ekmekte ki ne suyun yapısını biliyoruz ne de un da ki buğday ın hibritsiz olacağını duyuyoruz…

banner18
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Özge Yalçın 3 ay önce

Ekmekte yüksek karbonhidratın ve glütenin etkisini konuşmaktan suyu ve tuzu unutturmuşlar.

banner5

banner1