Öne Çıkanlar ekonomi moda mersin dünya food istanbul

Yeni Gündem: Trans Yağlar
banner17
Elif Attepe yazıyor - Her gün bir yenisi çıkıyor...medyanın gücünü kullanarak gıdalar üzerinden korku imparatorluğu oluşturan, doğrunun bir ucundan tutup negatif haberciliğin albenisi ile konuyu farklı yönlere getiren, konuşulmak isteyen, ekranlarda görünmek isteyen, gıdalarla ilgili etraftan duydukları ile uzman kesilen bu kişilere her gün bir yenisi ekleniyor...bir gün süt oluyor konuları bir gün kıymanın rengi, bir gün yürüyen tavuğu yere göğe sığdıramayan ertesi gün yumurtanın zararlarını anlatıyor. İşte bu sözüm ona uzmanlar ki ben onlara medya uzmanları diyorum, bilimsel verileri kendilerine göre yorumlayıp konuyu bilimden tamamen uzak noktalara getiriyor, yanlış bilgilendirip halkın sağlığı ve geleceği ile oynuyorlar. İşin acı kısmı birçok STK, tüketici örgütü ve meslek odasının yoğun mücadelesine rağmen durdurulamıyorlar. 
Zaman zaman bahsettiğim Güvenilir Ürün Platformunun ana amaçlarından bir tanesi de bu bilgi kirliliği ile savaşmak ve toplumdaki doğru bilinen yanlışları düzeltmek. Çok zorlu bir süreçten bahsediyoruz tek tek, kişi kişi ulaşmak, anlatmak, yanlışı düzeltmek gerekiyor. Sadece biz değil birçok sosyal sorumluluk bilincindeki kişi ve kuruluş bu çalışmaları yapıyor, işte bu çalışmalardan bir tanesinde gıda mühendisi meslektaşım Ebru Akdağ ile karşılaştık kendisi ile sohbet ederken yeni gündemimizin trans yağlar olduğunu öğrendim, mesela yıllardır hem Türkiye’de hem dünya’da gerek sivil platformlarda gerek kamu nezdinde zaten konuşulan, çalışılan bir konu neden şimdi gündeme gelir, ilginç...bu sefer hangi isim ilgiyi üstüne çekmek istiyor diye bakmamla her yerde trans yağ konusunun konuşulduğunu gördüm ancak maalesef konuşanların geneli yine  gıda mühendisi olmadığı gibi açıklamaların çoğunluğu da hatalı, korku salıcı ve dikkatleri konudan çok isim üzerine çekmeye yönelikti.
Trans yağ konusuna dönecek olursak Mümsad Genel Koordinatörlüğü görevini sürdüren Ebru Akdağ  ODTÜ mezunu bir gıda mühendisi, uzun süre gıda sanayinin çeşitli sektörlerinde görev almış ve yasal mevzuatların iyileştirilmesi kapsamında çalışmalara imza atmış değerli bir kişi...işte trans yağ konusunu birde ondan dinleyin istedim. 
Ebru Akdağ, ‘Trans yağlar iki şekilde oluşabiliyor: geviş getiren hayvanların ürünlerinde, tereyağı, et, süt vb. gibi doğal olarak bulunabildiği gibi bitkisel sıvı yağların kısmi hidrojenasyonu yöntemi ile sertleştirilmesi sırasında istenmeden oluşan bir bulaşan olan endüstriyel trans yağlar da vardır. Endüstriyel trans yağlar ABD’de 2018 den itibaren, Kanada da ise 2020 yılından itibaren ‘kısmi hidrojenasyon’ yönteminin güvenilir listeden çıkartılmasıyla elimine ediliyor ve bu ürünlerin yağ içeriğinin en fazla %2 ile %2,5 arasında endüstriyel trans yağ asidi içerebileceği anlamına geliyor. Avrupa birliği üye ülkelerinin bazılarında uygulamalar olsa da, AB genelinde trans yağlara ilişkin yasal düzenleme üzerinde çalışılıyor ve yine belirlenen limit %2 sınırında. Avustralya  ve Türkiye’de ise durum olumlu yönde farklı, bu konuda herhangi bir yasak ya da mevzuat değişikliği olmadan gönüllü olarak trans yağ oranını yüzde 1’in altına indiren ülkelerden biriyiz biz.  Ülkemizde 2000’li yılların başından itibaren teknolojik yatırımlara başlandı ve2006 yılının sonuna gelindiğinde tüm sektör gönüllü olarak kısmı hidrojenasyonu bıraktı zaten ki bu Mümsad' ın liderliği ve şemsiyesi altında oldu ve oran yüzde 1’in altına indi, biz bu tarihten beri piyasadan numune alıp analiz ediyoruz yüzde 1’in üzerinde oran ile karşılaşmadık henüz. Yasal düzenleme ülkemizde 2017 yılında yapıldı 2019’a kadar geçiş süreci verildi ve bu yıl itibariyle %2 sınırı getirildi yani biz zaten 2007’den beri sektör olarak %1 in altında üretim yapıyoruz. Bu konunun en çok çalışmasının yapan Mümsad olarak bizleriz, örneğin ‘trans yağ yoktur’ logosu Mümsad tescillidir ve  bu logonun Tarım Bakanlığı ile yapılan ortak çalışma ile etiketleme tebliğine girmesi çalışmalarını Bakanlık ile birlikte yürüttük. Trans yağ yoktur logosu trans yağ oranının yüzde 1’in altında olmasını ifade eder ve bu logo sadece trans yağ oranı %1 altında olan ürünlerde kullanılabilir, bu uygulama etiketleme tebliğinde Türkiye genelinde yürürlüktedir zaten ancak maalesef medyada yer almak isteyenler kafa karıştırmaya devam ediyor, trans yağ uzaklaştırmanın ek maliyet olduğunu ya da maliyet azalttığını söylüyorlar, yeni teknolojiye geçilen bir sektörde eski teknolojiyi kullanmak tam tersi daha maliyetlidir, biz ülke olarak trans yağı federal bazda ABD' den 11 yıl Kanada’dan 13 yıl erken bıraktık zaten.’
İşte Ebru Akdağ' ın açıklamaları böyle. Ülkemizde yasal mevzuatların genel olarak Avrupa' dan alındığını ve uygulamalara entegre edildiğini biliyoruz hatta bu çalışmaların geriden geldiği öz eleştirisinide yapmamız lazım buna rağmen bir sektörün dünyadaki uygulamalardan daha önce sağlıklı yaşam trendine ayak uydurması, çalışmalar yapması ve kamunun yasal zorunluluğundan çok önce kendi sistemlerini değiştirmesi de konuşulması gereken bir gelişme. Yani sözün özü, gerçek uzman olmak, halka bilgiyi aktarırken sadece olumsuzu değil olumluyu da anlatabilmekle, parametrelerden bahsederken bunları kimin oluşturduğunu ya da tanıdığını da doğru aktarabilmekle mümkün olabiliyor. 
Anahtar Kelimeler:
Trans Yağlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5