Bu hafta Kanal Ekonomi’de çok önemli bir konuğumuz vardı. Otomotiv sektörünün duayen yöneticilerinden Sayın İbrahim Aybar ile Instagram’da kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. İbrahim Bey 16 yıl Renault MAİS Genel Müdürlüğü ve 2016-2017 yılları arasında Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ile ORFİN Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini yürüttü. 

‘‘Faizlerin düşmesiyle iyi bir ivme yakalamıştık’’

Bildiğiniz gibi küresel anlamda çok zor bir süreçten geçiyoruz. Otomotiv sektöründe, üretim-ihracat ve satış neredeyse durdu. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, şubat ayında; geçen yılın aynı ayına göre yüzde 89 oranında büyümüştü. Ancak bu eğri mart ayında hızla düşerek, yüzde 3’e indi. Nisan skalası henüz belli değil. Ancak bu ivmenin eksiğe düşeceği artık net… İbrahim Aybar konuyla ilgili olarak ‘‘Sektör elbette sıkıntı yaşayacak. Bundan kaçmak ne yazık ki mümkün değil. Ancak burada önemli olan, pandemi sonrası daha çabuk üretimin başlamasıdır. Zaten bu pandemiyi yaşamamış olsaydık, özellikle faizlerin düşmesiyle otomobil satışlarında iyi bir ivme yakalamıştık’’ diyor. 

‘‘Banklara önemli görev düşüyor’’

Bu süreçte hükümetin aldığı ekonomik önlem paketlerinin ne derece yeterli olduğu tartışılabilir bir durum… İbrahim Bey, ‘‘Kısa çalışma ödeneği başta olmak üzere, devletimizin desteklerini görüyoruz. Elbette duruma göre daha da genişletilebilir. Ancak bakın otomotiv sektöründe nitelikli insanlar iş yapıyor. Otomobil sektörünün globalleşmesi adına bu çok önemli… İnsanlarımızı yetiştirdikten sonra onları kaybetmemek sahip çıkmak önemli…’’ diyerek, sözlerine şöyle devam ediyor: ‘‘İmkânlar neye yetiyorsa o doğrultuda sonuçlar çıkıyor. Faizlerin düşmesi önemli… Aylık kredi faizleri düştüğü sürece satış olur, üretim artar. Verimlilik getirecektir. Banklara burada görev düşüyor. İnsanlarımızın kredi alması için kolaylaştırıcı bir takım girişimler olabilir. Tabii belli kredibilite özellikleri oluyor. Ama bu dönem önemli bir dönem… Dilerim kolaylık sağlanır.’’

ÖTV indirimi gelir mi?

 ‘‘Dolaylı vergiler Türk ekonomisi için yüzde 70’den daha yukarı paya sahip... Kayıt dışı ekonomik büyüklüğümüz çok fazla ama şu çok net ne kadar vergiyi düşürürseniz, satıştan dolayı o kadar vergi topluyorsunuz. Bunun neticelerinin faydası oluyor. Nitekim bunu ÖTV indiriminde gördük. Ne yazık ki Türkiye’de vergi oranları çok yüksek. ben en büyük meseleyi şurada görüyorum, vergilerin yüksekliğinden şuanda vazgeçemediğimize göre bizim ampirik bir formülümüz var: Bir ülkede ‘kişi başı milli gelir’ o ülkenin, baz otomobil fiyatına eşit yada yukarıdaysa bu vergiler mühim değil. Otomobil sektörünün gelişimi istikrarlı olarak devam eder. Bir otomobilin baz satış fiyatı ortalama 16, 17 bin dolar bandında… Ama Türkiye’de milli gelir, 9 bin dolar civarında… Yani bu konuda çok gerideyiz. Bir kişinin otomobil alabilmesi için kredi çekmesi gerekiyor. Bu noktada bir denge bulunabilirse, insanların gelir düzeyeninin artması dengedir. Faizlerin düşmesi dengedir. Bu sayede sektör büyümeye devam eder.’’

İnternetten otomobil satışı mümkün mü?

Pandeminin ardından giderek daha da dijitalleşen bir dünya söz konusu… Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok şirket uzaktan, evden çalışmaya başladı. Akıllı telefonlarımız ile dünyanın her noktasına ulaşabiliyoruz. Mağazada gördüğümüz bir kıyafeti veya bir saati internet üzerinden alabiliyoruz. Peki, tüm bu deneyimlerden yola çıkarak Türkiye’de internet üzerinden otomobil satışı yapmak ne derece mümkün? İbrahim Bey’in bu konuda: ‘‘Bizim insanımız için otomobil duygulara hitap eder. İnceleyecek. Dokunarak almak başkadır. Zaten deneyimsel pazarlama yöntemi otomobil sektöründe çok gelişti. Bizim tabii deneyimlerimiz oldu. Bir takım fiziksel haklar var. Atılacak imzalar var. Ben açıkçası şuan için internet ortamında otomobil satılmasının mümkün olduğunu düşünmüyorum’’ diyor. 

Pandeminin ardından arz talep dengesi

Peki, her şeyin normale döndüğünü hayal edersek; yenilenen Renault Clio gibi veya bir başka Fransız, PSA Grubu’ndan yeni Peugeot 2008 gibi çok talep edilen modellerin üretimi başlasa bile; sıfır otomobil almak isteyenler uzun süreler bekleyecek mi? Arz talep dengesi nasıl sağlanacak? Çünkü bildiğiniz gibi üretime uzun süre ara verildi. Sayın Aybar konuyla ilgili, ‘‘Otomobil sektöründe üretimin tekrar başlayabilmesi için yan sanayi yani tedarik zincirinin tekrar çalışması gerekiyor. Elbette bu kolay değil. Zaman alacak gibi duruyor. Bugün tamam dedik, normale dönmemiz 2-3 ay gibi bir zaman alacaktır’’dedi.
İbrahim Bey’in motor1.com’da yayınlanan bir makalesinde yerli otomobilin, salt bir markadan ibaret bir süreç olmadığının altını çizerek; ‘‘Unutmamalıyız ki rekabet giderek çok daha çetin olacak ve iç pazar büyüklüğü verimli ve sürdürülebilir bir ekosistem için bence yetmeyecek. Dış pazarlara çıkmamıza ihtiyaç olacak. O zaman kendimize yeterince alan bulabilecek miyiz?’’ diye yazmıştı. 
Ben de bu noktada kendisine milli ve yerli otomobil ile ilgili düşüncelerini sordum.

‘‘Rakiplerimiz çok’’

‘‘Pandemi nedeniyle yerli otomobilin son durumu hakkında net bir bilgimiz yok. Yaşamlarımız normale döndüğünde en önemli konularımızdan birisi kuşkusuz yerli otomobil… Yılbaşından önce TOGG’un ilk prototiplerini gördük. Dünyada gerçek var. Gelecek elektrikli otomobile dönüyor. Avrupa’da 2030’da elektrikli otomobillerin pazardaki oranı, yüzde 30’ları bulacak. Otonom araçları 5 yıl sonra daha çok göreceğiz. Bizim otomobilimizde elektrikli… Ama şöyle bir durum var: Tüm dünyada aynı segmentte yani SUV olarak, Tesla, Audi, Mercedes, General Electiric, Honda, Toyota gibi birçok marka üretim gerçekleştirecek. Bu markaların hepsi tüm dünyada üretim-satış-servis gibi kendi teşkilatlarını kurmuş durumdalar. Çok büyük üretim ve satış pazarlarına sahipler bu sayede birim maliyetlerini beli bir yere getirmişler.’’ 

‘‘Hata yapma şansımız yok’’

‘‘Rekabet etmemiz lazım. Pazarlama stratejimiz nedir? Marka imajını nasıl oluşturacağız? Türkiye’de belli bir Pazar payı oluşturabiliriz çünkü burası bizim pazarımız. Ama dünyada böyle yerleşmiş bir pazarımız yok. Hangi teşkilatlarla hangi politikalar ile gideceğiz? Satış sonrası nasıl bir planımız var? Yine garanti konusu malum. İşimiz kolay değil. Umarım tüm bunlar planlanıyordur. Satışı iyi yapamasak, üretim yapmamızın bir anlamı olmaz. Yani otomobil üretiminde hata yapma şansımız yok. Yine Avrupa fosil yakıt tüketiminden çıkmaya hazırlanıyor. Yeni nesil otomobiller geliyor. Fosil yakıtlı araçlar başka pazarlara gidecek. Bu pazarlardan biri de Türkiye olacak. İşte bizim bu noktada yapmamız gereken dünyaca ünlü markaların, ülkemizde de üretim yapmasını sağlamaktır. Gelecek bu yöndedir.’’ 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.